Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 17 Mayıs 2017, Çarşamba
Dilin, farkındır
Paylaş  
8
19
9

Bazı özellikler olmadan insanların çaplarını dünya ölçeğine genişletmeleri mümkün değildir.

Dönemimizde popüler kültürün etkileri ve pompalanan tüketim ve tüketilen kültürel taklitler nedeniyle bu değişkenlik gösterebilir ancak gerçek budur. Yani, hakikaten özelliğiniz yoksa ve bunu yaşamınızda hayata geçiremediyseniz dünya çapında tanınamazsınız. Elbette tanınmaktan kastım başarı ve pozitif durumlardır. Yoksa bir katliamla da tanınanlar olduğunu ne yazık ki biliyoruz!

İşte birçok yeteneği yanında, insanlığı ve düşünceleri ile de tanınan ve dünya çapında ün kazanan Nazım Hikmet, diğer bir yandan özel bilgi birikimi ve tarzı ile da bu ünü hak etmiş bir kişidir.

İlk şiirlerini hece ölçüsü ile yazmaya başlamasına rağmen içerik bakımından diğer hececilerden uzak olması farklılığının fark edilmesine etkendir. Şiirsel gelişimi arttıkça hece ölçüsü ile yetinmemeye ve şiiri için yeni formlar aramaya başlayan şair, Sovyetler Birliği’nde yaşadığı ilk yıllar olan 1922-1925 arasında bu arayışını artırdı. Daha ilk zamanlarında bile, bu süreç onun oldukça farklı olmasını sağlamıştı. O kendi dönemindeki tüm yazarlardan farklıydı.

Hece ölçüsünden ayrılarak Türkçenin vokal özellikleri ile harmoni oluşturan serbest ölçüyü benimsediği zaman ise bu fark büyüdü. Mayakovski ve gelecekçilik taraftarı genç Sovyet şairlerinden esinlenmesi, sadece kendi şiirine katkıda bulunmakla kalmadı, esinlendiği kaynağın önüne geçmesine de neden oldu. Şiirlerinden birçoğu da bu etkin yazım türü nedeniyle bestelendi.

Örneğin, Ünal Büyükgönenç tarafından kendine özgü bir modelle kayda alınmış, yorumlanmış olan ve bir kısmı yetmiş dokuz senesinde “Güzel Günler Göreceğiz” ismiyle kaset olarak çıkan çalışmadaki eserlerin bu başlıkla seçilmiş olduğunu anlamak mümkündür. Birkaç şiiri ise Yunan besteci Manos Loizos tarafından bestelendi.

Bir düşün insanı, bir insan sembolü, bir mücadele adamı olarak tanınması yanında başta Türkçe olmak üzere dil üzerindeki güçlü etkisi de Nazım Hikmet’in dünya çapında tanınmasına neden olan önemlerdendir.

Birçok makalede vurgulandığı gibi dil, yeterince ayırt edicidir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
26 Mayıs 2017, Cuma    Kral
25 Mayıs 2017, Perşembe    Yitip gidiyor…
24 Mayıs 2017, Çarşamba    "Yaşlı yapabilse, genç düşünebilse"
23 Mayıs 2017, Salı    İnsanlara nereden bakıyorsunuz?
22 Mayıs 2017, Pazartesi    Dönüşme tehlikesi
16 Mayıs 2017, Salı    "Allah'ın ahbapları olun!"
15 Mayıs 2017, Pazartesi    Kına çiçeği
12 Mayıs 2017, Cuma    Umut
11 Mayıs 2017, Perşembe    Fidget Spinner çılgınlığı
10 Mayıs 2017, Çarşamba    Torpil balığı

Kral
Ferhat ATİK | 26 Mayıs 2017, Cuma
Ölüme inat yapılır sanat, müzik, edebiyat. Bedensel bir gidişin değil, bırakılan eserin tanımıdır ‘yaşamak’.
Geçtiğimiz yüzyılın bir efsanesi olarak çıktı karşımıza Elvis Presley. O tüm zamanların en iyilerinden olur...
Yitip gidiyor…
Ferhat ATİK | 25 Mayıs 2017, Perşembe
En çok isteyip de uzun zamandır yapamadıklarını bir daha yapmadan yaşlanmamalı insan.
Ne çok şeyin apansız hayatımızdan çıktığını fark ettikçe telaşlandığımız, ‘yaşamadıklarımızı acele yaşamalıyım’ dediğimiz bir süre...
"Yaşlı yapabilse, genç düşünebilse"
Ferhat ATİK | 24 Mayıs 2017, Çarşamba
Fransızlar der bunu. Bu özdeyişle tecrübe ve enerjinin bir aradalığını idealleştiren resmi bir ideoloji baskısı hissedilir aslında. İtiraz edilmesi gereken bir baskı. Direniş gösterilmesi gereken bir baskı.
Buna en g...