Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 19 Haziran 2017, Pazartesi
Simgesel şiddet
Paylaş  
11
25
13

İçinde bulunduğumuz her alan hakimiyet çabası içerir. Bu hakimiyet ise kültürel sermaye üzerinden anlatılabilir.

Kültürel sermaye, bir alanda gücü elinde bulunduranların eğitim yoluyla ailelere ve dolayısıyla bireylere zorla aşılanan yapıdır. Önce okullar hakim konuma yerleştirilir. Eğitim sisteminde çoğunlukla seçkinlerin başarılı olduğu bir düzen dayatır, seçkin olmayan aileler ise bu eğitim sisteminde başarının şart olduğuna inanmış olarak süreçte yer alır ve sistemin yeniden üretimini sağlarlar. Ailelerin çocuklarına miras bıraktığı bu kabuller, o toplumun kültürel sermayesi haline gelir.

Yetenek farklılıkları ise miras alınan kültürel sermayeye göre oluşan toplumsal farklılıklardan ayrılamayacağından, böylece eskiden var olan toplumsal farklılıkları ayakta tutar. Tam bu noktada simgesel sermaye kavramı devreye girer.

Devlet yeniden üretimini sağlamak için, fiziksel şiddet içermeyen bir baskı unsuru kullanır. Simgesel şiddet, bir toplumsal eyleyici üzerinde kendi suç ortaklığıyla uygulanan şiddet biçimidir. Simgesel şiddetin bir diğer özelliği de egemenlik ve boyun eğme ilişkilerinin sevgi ilişkilerine, iktidarın karizmaya ya da duygusal bir hoşnutluk yaratabilecek bir cazibeye dönüşmesidir.

Günümüzde simgesel şiddetin en önemli dinamiklerinden birisi de medya aygıtlarıdır. Hayatımızda çok önemli bir konumu olan bu aygıtlar, seçkinlerin, yönetenlerin veya hakim sınıfın kendi lehlerinde kamuoyu oluşturmaları açısından önemli bir simgesel şiddet aracıdır.

Bu şekilde oluşmuş olan kamuoyunun ne derece var olduğu da elbette tartışılır.

Bu mesele derin bir eleştiri ve protesto içerir. Derin bir kültürel detaya sahiptir. Günü kurtaran sorumsuz medya oyunlarının toplumlara sayısız zararlar verdiği gün gibi ortadadır.

Birileri bilgi aldığını, habere eriştiğini, eğlendiğini, duygu tattığını hatta öğrendiğini sanırken, bilinçsiz veya bilinçli içerikler simgesel bir şiddetle sizi olduğundan farklı bir dünyaya taşır.

Üstelik düşüncelerinizle birlikte.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Ekim 2017, Cuma    İdeolojilerin sonu
19 Ekim 2017, Perşembe    Philautia'ya karşı Parrhesiastes!
18 Ekim 2017, Çarşamba    Philautia’ya karşı Parrhesiastes!
17 Ekim 2017, Salı    Bir kısmı hakikat, bir kısmı hokkabaz
16 Ekim 2017, Pazartesi    Sürgünde bir hatıra
13 Ekim 2017, Cuma    Reklâm verin, her şey iyileşsin
10 Ekim 2017, Salı    Sanal ruhlarız artık
9 Ekim 2017, Pazartesi    Tüketmek ve tükenmek
6 Ekim 2017, Cuma    Yeniden doğuş hep var
5 Ekim 2017, Perşembe    İnsanlığın ilk kaçınması: Tabu

İdeolojilerin sonu
Ferhat ATİK | 20 Ekim 2017, Cuma
İnsan haklarının önde gelen savunucularından biri Andrey Dmitriyeviç Saharov’dur. SSCB'li nükleer fizikçi olan Saharov, tahmin edilebileceği gibi komünizmin pençesine takılanlardandır. Komünizmin görece doğduğu ya da ...
Philautia'ya karşı Parrhesiastes!
Ferhat ATİK | 19 Ekim 2017, Perşembe
“Bizler kendi kendimizin pohpohçularıyızdır ve kendimizle olan bu doğrudan ilişkiyi koparmak, kendimizi kendi philautia’mızdan (kendini sevme) kurtarmak için parrhesiastes’e ihtiyacımız vardır.” der Michael Foucault.
...
Philautia’ya karşı Parrhesiastes!
Ferhat ATİK | 18 Ekim 2017, Çarşamba
“Bizler kendi kendimizin pohpohçularıyızdır ve kendimizle olan bu doğrudan ilişkiyi koparmak, kendimizi kendi philautia’mızdan (kendini sevme) kurtarmak için parrhesiastes’e ihtiyacımız vardır.” der Michael Foucault.
...