Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 19 Haziran 2017, Pazartesi
Simgesel şiddet
Paylaş  
8
17
8

İçinde bulunduğumuz her alan hakimiyet çabası içerir. Bu hakimiyet ise kültürel sermaye üzerinden anlatılabilir.

Kültürel sermaye, bir alanda gücü elinde bulunduranların eğitim yoluyla ailelere ve dolayısıyla bireylere zorla aşılanan yapıdır. Önce okullar hakim konuma yerleştirilir. Eğitim sisteminde çoğunlukla seçkinlerin başarılı olduğu bir düzen dayatır, seçkin olmayan aileler ise bu eğitim sisteminde başarının şart olduğuna inanmış olarak süreçte yer alır ve sistemin yeniden üretimini sağlarlar. Ailelerin çocuklarına miras bıraktığı bu kabuller, o toplumun kültürel sermayesi haline gelir.

Yetenek farklılıkları ise miras alınan kültürel sermayeye göre oluşan toplumsal farklılıklardan ayrılamayacağından, böylece eskiden var olan toplumsal farklılıkları ayakta tutar. Tam bu noktada simgesel sermaye kavramı devreye girer.

Devlet yeniden üretimini sağlamak için, fiziksel şiddet içermeyen bir baskı unsuru kullanır. Simgesel şiddet, bir toplumsal eyleyici üzerinde kendi suç ortaklığıyla uygulanan şiddet biçimidir. Simgesel şiddetin bir diğer özelliği de egemenlik ve boyun eğme ilişkilerinin sevgi ilişkilerine, iktidarın karizmaya ya da duygusal bir hoşnutluk yaratabilecek bir cazibeye dönüşmesidir.

Günümüzde simgesel şiddetin en önemli dinamiklerinden birisi de medya aygıtlarıdır. Hayatımızda çok önemli bir konumu olan bu aygıtlar, seçkinlerin, yönetenlerin veya hakim sınıfın kendi lehlerinde kamuoyu oluşturmaları açısından önemli bir simgesel şiddet aracıdır.

Bu şekilde oluşmuş olan kamuoyunun ne derece var olduğu da elbette tartışılır.

Bu mesele derin bir eleştiri ve protesto içerir. Derin bir kültürel detaya sahiptir. Günü kurtaran sorumsuz medya oyunlarının toplumlara sayısız zararlar verdiği gün gibi ortadadır.

Birileri bilgi aldığını, habere eriştiğini, eğlendiğini, duygu tattığını hatta öğrendiğini sanırken, bilinçsiz veya bilinçli içerikler simgesel bir şiddetle sizi olduğundan farklı bir dünyaya taşır.

Üstelik düşüncelerinizle birlikte.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Ağustos 2017, Perşembe    "İnancın bıçaklar"
23 Ağustos 2017, Çarşamba    Bu döngü bizi kandırıyor
21 Ağustos 2017, Pazartesi    Hayatımıza bilmeden aldık
16 Ağustos 2017, Çarşamba    Trump, Holokost ve bugün
14 Ağustos 2017, Pazartesi    Trump, Holokost ve bugün
11 Ağustos 2017, Cuma    Yüz seksen mevsim
10 Ağustos 2017, Perşembe    O kuyuya, ya iki deli taş atarsa?
9 Ağustos 2017, Çarşamba    Gorki’nin elinden tuttukları
8 Ağustos 2017, Salı    Gizli, saklı şeyler adalet içermez
4 Ağustos 2017, Cuma    Bizi üzmeyin!

"İnancın bıçaklar"
Ferhat ATİK | 24 Ağustos 2017, Perşembe
İnsanlığı, olumsuz anlamda kuşatan her şey, dönüp başımızın belası oluyor.
Uzun süredir çalıştığım bir makaleden bahsedeceğim önce. Sonrasında ise önemli bir kitaptan. Uluslararası bir şey. Terörün medya üzerinden sı...
Bu döngü bizi kandırıyor
Ferhat ATİK | 23 Ağustos 2017, Çarşamba
Halbuki hiçbir şeyin başlangıcı ben değilim.
Bir yazı nasıl olur da “halbuki” kelimesi ile başlar diye düşünmüşsünüzdür. Haklısınız.
Başlamaz aslında.
Çünkü böyle başlayınca, sanki öncesinde cümleler vardı da yazıl...
Hayatımıza bilmeden aldık
Ferhat ATİK | 21 Ağustos 2017, Pazartesi
Her şey birdenbire oldu!
Hayatımıza tam olarak nasıl girdiğini neredeyse hiç bilmiyoruz.
Ne zaman bizimle olmaya başladığı ya da ne zaman bizim için vazgeçilmez bir hal aldığı konularında da hiçbir fikrimiz yok.
Ço...