Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 19 Haziran 2017, Pazartesi
Simgesel şiddet
Paylaş  
14
36
16

İçinde bulunduğumuz her alan hakimiyet çabası içerir. Bu hakimiyet ise kültürel sermaye üzerinden anlatılabilir.

Kültürel sermaye, bir alanda gücü elinde bulunduranların eğitim yoluyla ailelere ve dolayısıyla bireylere zorla aşılanan yapıdır. Önce okullar hakim konuma yerleştirilir. Eğitim sisteminde çoğunlukla seçkinlerin başarılı olduğu bir düzen dayatır, seçkin olmayan aileler ise bu eğitim sisteminde başarının şart olduğuna inanmış olarak süreçte yer alır ve sistemin yeniden üretimini sağlarlar. Ailelerin çocuklarına miras bıraktığı bu kabuller, o toplumun kültürel sermayesi haline gelir.

Yetenek farklılıkları ise miras alınan kültürel sermayeye göre oluşan toplumsal farklılıklardan ayrılamayacağından, böylece eskiden var olan toplumsal farklılıkları ayakta tutar. Tam bu noktada simgesel sermaye kavramı devreye girer.

Devlet yeniden üretimini sağlamak için, fiziksel şiddet içermeyen bir baskı unsuru kullanır. Simgesel şiddet, bir toplumsal eyleyici üzerinde kendi suç ortaklığıyla uygulanan şiddet biçimidir. Simgesel şiddetin bir diğer özelliği de egemenlik ve boyun eğme ilişkilerinin sevgi ilişkilerine, iktidarın karizmaya ya da duygusal bir hoşnutluk yaratabilecek bir cazibeye dönüşmesidir.

Günümüzde simgesel şiddetin en önemli dinamiklerinden birisi de medya aygıtlarıdır. Hayatımızda çok önemli bir konumu olan bu aygıtlar, seçkinlerin, yönetenlerin veya hakim sınıfın kendi lehlerinde kamuoyu oluşturmaları açısından önemli bir simgesel şiddet aracıdır.

Bu şekilde oluşmuş olan kamuoyunun ne derece var olduğu da elbette tartışılır.

Bu mesele derin bir eleştiri ve protesto içerir. Derin bir kültürel detaya sahiptir. Günü kurtaran sorumsuz medya oyunlarının toplumlara sayısız zararlar verdiği gün gibi ortadadır.

Birileri bilgi aldığını, habere eriştiğini, eğlendiğini, duygu tattığını hatta öğrendiğini sanırken, bilinçsiz veya bilinçli içerikler simgesel bir şiddetle sizi olduğundan farklı bir dünyaya taşır.

Üstelik düşüncelerinizle birlikte.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Aralık 2017, Pazartesi    Şüphe
15 Aralık 2017, Cuma    “Gün Uzar Yüzyıl Olur”
14 Aralık 2017, Perşembe    "Yüz yıl oldu"
13 Aralık 2017, Çarşamba    Yağmur mu? Çamur mu?
12 Aralık 2017, Salı    İsyan
11 Aralık 2017, Pazartesi    Mandela etkisi
8 Aralık 2017, Cuma    Trump'ın Kudüs haberi
7 Aralık 2017, Perşembe    Farklı okumalar sevenlere hediyemdir
5 Aralık 2017, Salı    Terörün tarihi kendi evrimini yazıyor
4 Aralık 2017, Pazartesi    Engin Ardıç'tan nameler

Şüphe
Ferhat ATİK | 18 Aralık 2017, Pazartesi
Kimi zamanlar, sürecin içerdiği unsurlar nedeniyle, gündelik hayatımızdan farkı nedenlerle medyaya ihtiyaç duyarız. Tam anlamıyla o zamanlarda medyaya güvenmek ve temiz bir içeriğe erişmek gibi bir beklentimiz vardır....
“Gün Uzar Yüzyıl Olur”
Ferhat ATİK | 15 Aralık 2017, Cuma
Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü dendiğinde temel olarak akla gel...
"Yüz yıl oldu"
Ferhat ATİK | 14 Aralık 2017, Perşembe
Söylenecek yazacak o kadar çok şey var ki!

Tahmin edebileceğiniz gibi, olup bitenleri kaleme almak pek de etkili değil artık.

O kadar çok yazıldı söylendi ki herşey, yeni birşey söylemek de mümkün değil artık, gün...