Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 13 Eylül 2017, Çarşamba
Bulutlar öldürmese
Paylaş  
19
36
20

Dünyanın konjonktürel ikliminden olsa gerek. Gri duygularım var. Bazen ilham bile verdiği olur grinin bana. Ancak bu kez verecek gibi değil.

Oysa içimin cıvıl cıvıl olması gerekirdi. Çocuklar okullarına başladılar çünkü. Ne güzel. Yeni şeyler öğrenecekler. Hayatın en değerli şeyi, bilmek ve öğrenmek.

Yeni bir yola çıkar çocuklar bildikçe.

Onları değil onların gördüklerini düşündüm birden bire. Öyle ki sürekli maruz kaldıkları bilinç düzeyi ya da bilinçaltı bilgilerdeki yoğun kirlenmişlik! Başlarını çevirdikleri her yerde gördükleri; dünyanın geldiği hal. Keşke sadece her şeyin iyilikle üretildiği bir düzeni görseler.

Öyle olmuyor ama. Dünyada öyle değil. Yanı başımızda savaş, gözyaşı, kriz, ölüm kokusunu burnunun dibinde koklayan çocuklar. Toraklarından sürülenler, kaçanlar, kaçmak zorunda kaldıkları için can havli ile anılarını bile geride unutanlar. Unutmak isteyenler veya.

Dileklerimiz gerçek olmuyor işte!

Üzgünüm kendimden çok, çocukların gördükleri için, aynı şeyleri görsek de!

Hatta diğer yandan aynı şeyleri görebilmelerine üzülmek de lazım.

Bulutların insan öldürdüğü bir dünyada yaşıyoruz onlarla.

*

Analardır adam eden adamı

aydınlıklardır önümüzde gider.

Sizi de bir ana doğurmadı mı?

Analara kıymayın efendiler.

Bulutlar adam öldürmesin.

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,

uçurtması geçiyor ağaçlardan,

siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler.

Bulutlar adam öldürmesin.

Gelinler aynada saçını tarar,

aynanın içinde birini arar.

Elbet böyle sizi de aradılar.

Gelinlere kıymayın efendiler.

Bulutlar adam öldürmesin.

İhtiyarlıkta aklına insanın,

tatlı anıları gelmeli yalnız.

Yazıktır, ihtiyarlara kıymayın,

efendiler, siz de ihtiyarsınız.

Bulutlar adam öldürmesin.

*

İşte tam da böyle bir şey. Nazım’ın dediği gibi... Böyle bir dünyada yaşıyor, böyle bir dünyada büyüyor çocuklar.

Dedim ya, bu çağ acısında iklim gri.

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Ocak 2018, Perşembe    "Je pense, donc je suis!"
17 Ocak 2018, Çarşamba    Kardan peri
16 Ocak 2018, Salı    Sen istediğin kadar kılıçla yönet...
15 Ocak 2018, Pazartesi    Dernek başarısızlıklarımız
12 Ocak 2018, Cuma    Gürültü Haritaları
11 Ocak 2018, Perşembe    "İnsan zamanın enkazıdır"
9 Ocak 2018, Salı    Rönesans ve sanat
9 Ocak 2018, Salı    Hayırlısı bakalım...
8 Ocak 2018, Pazartesi    Hayırlısı bakalım…
5 Ocak 2018, Cuma    Bir Nazım sabahı

"Je pense, donc je suis!"
Ferhat ATİK | 18 Ocak 2018, Perşembe
René Descartes’ın batı rasyonalizminin kurucu elementi olan felsefi sözünün orijinali “Je pense, donc je suis!” şeklindedir.
Descartes önce dört kural saptadı: Açık seçik ve belirgin fikirler dışınd...
Kardan peri
Ferhat ATİK | 17 Ocak 2018, Çarşamba
Bir Alman melodisi çalıyordu: Tannenbaum. Küçük çalışma odamın penceresinden sesin nereden geldiğine bakmak için başımı dışarıya uzattım. Tam önümden geçen bir adamla burun buruna geldik. Odamdaki penceremin sokak zem...
Sen istediğin kadar kılıçla yönet...
Ferhat ATİK | 16 Ocak 2018, Salı
Gelecek, ‘yaklaştıkça uzaklaşan bir şey gibi’ geliyor bazen. Yolculuğa çıkılmış ama hiç varılamayacak bir nokta gibi. Oysa bugün yapılan her şey, sonuçları ile geleceğin de parçası oluyor.
Başta tıp. İnsa...