Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 10 Ekim 2017, Salı
Sanal ruhlarız artık
Paylaş  
7
17
7

Dün gün boyunca, başta televizyonlar olmak üzere her medya aygıtında Amerikan doları ve euronun kırdığı tarihi rekor haberleri vardı.

Bizde bir de İngiliz poundu denen mesele var elbette.

Hem Türkiye hem biz, ülke adına sanki rekordan rekora koşup, bu rekorları tarihe yazdıracakmışız gibi izledik.

Çünkü artık hayatlarımız; sadece ekranlarda, sosyal medyada, gazetelerde yer alan haberleri okuyup, olguları anında geride bırakmak, televizyon terimi olan zaplamak (Okan Bayülgen’in kulakları çınlasın) sözcüğündeki gibi bir şey.

Birisi çıkıp sosyal medyada, örneğin dövizin yükselişine saydırsa ve onu meşhur “beğen” tuşu ile beğendiğimizde, fikirsel katılımın sonucu bir tatmine varıyoruz. Like yaptık ya, tamamdır! Daha ne olsun?

Taksicilerin bir derdi olup devletin makamlarına araçları ile yığıldıklarında, önce kızmak yerine anlamayı unuttuk mesela. Eylem kapımızın önünde olsa, pencereden bile bakmadan, sosyal medyada yayınlanan habere, ya destek ya karşı duruş sergileyen açıklamaları beğenip, kapımızın önünde olan biteni hiçleştiriyoruz.

Bizler gibi, okuma yazma oranı yüksek ama kültürel altyapısı -tüm iyi niyetimle- akışkan bir nüfusun pençesinde giderek zayıflayan -hatta yok olmak üzere olan- toplulukta, sosyal medya sadece dedikodu mecrasıdır. Hasetin, çekememezliğin internete bürünmüş halidir. Gerisi hikaye. Kültürü geliştirmek için kaç kazan molehiya daha pişirilip kaç folklor oyunu daha oynanır bilemem, ama bunlarla çözülmeyeceğini iyi bilirim.

*

Döviz evet yükseldi. Ama biz onu konuşmadık bile. Ekonomimizin nasıl eridiğini, bir sabaha daha ne kadar fakirleşerek uyandığımızı, bu gidişin sonunun ne olacağını umursamadık. Dövizin rekor kırdığı haberini birbirimize “marazi” ifadelerle aktardık ve günü tamamladık.

Kendi derdimizi bile umursamadık ki, sıra mesela öğrenciye gelsin, borçluya gelsin. Bu çocukların ödedikleri kiralara, sanki İngiltere’de yaşıyormuşuz gibi her şeyin pounda endekslenmesine daha sıra gelemedi bile.

Çünkü bunları konuşmak yerine o esnada, dün gece kimin nerede ne yaptığını inceliyordu herkes!

‘Sosyal medya story’siyiz her birimiz. “Toplumsal” dertleri bile dedikodu boyutunu aşamayan ritüellerimizde konuşma malzemesi yapmaktan ileri gidemeyiz.

Gerçek yaşamlardan uzak, sosyal medyanın, fotoğraf makinelerine bakan gözleriyiz. Birilerinin gör ve paylaş dediklerinin ötesine gitmeyen sanal ruhlarız artık!

Tüm yazdıklarımı kendim için yazıyorum zaten. Bir film senaryosu olarak. Allah’tan bunlar bir film hikayesi ve benim ülkemde hiçbirisi yok.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Ekim 2017, Salı    "Nilüfer"
23 Ekim 2017, Pazartesi    Avrupa'nın yok oluşu!
20 Ekim 2017, Cuma    İdeolojilerin sonu
19 Ekim 2017, Perşembe    Philautia'ya karşı Parrhesiastes!
18 Ekim 2017, Çarşamba    Philautia’ya karşı Parrhesiastes!
17 Ekim 2017, Salı    Bir kısmı hakikat, bir kısmı hokkabaz
16 Ekim 2017, Pazartesi    Sürgünde bir hatıra
13 Ekim 2017, Cuma    Reklâm verin, her şey iyileşsin
9 Ekim 2017, Pazartesi    Tüketmek ve tükenmek
6 Ekim 2017, Cuma    Yeniden doğuş hep var

"Nilüfer"
Ferhat ATİK | 24 Ekim 2017, Salı
Ülkemizde her gün bir çok yazar birçok konuda yazılar yayımlıyor. Televizyonlar radyolarda programlar sayılamayacak çoklukta sunuluyor.
Birçok değerli isim hafızalarımızın güncellenmesi çerçevesinde gündeme gelebilme...
Avrupa'nın yok oluşu!
Ferhat ATİK | 23 Ekim 2017, Pazartesi
Avrupa kıtası, oluşum nedenini unutarak acılar çekiyor. II. Dünya Savaşı sonrası birlik içinde olma gayretinin mecburiyetini anlayan Avrupa Halkları giderek beraber olma bilincini artırmak için gayret ettiler. Oysa bu...
İdeolojilerin sonu
Ferhat ATİK | 20 Ekim 2017, Cuma
İnsan haklarının önde gelen savunucularından biri Andrey Dmitriyeviç Saharov’dur. SSCB'li nükleer fizikçi olan Saharov, tahmin edilebileceği gibi komünizmin pençesine takılanlardandır. Komünizmin görece doğduğu ya da ...