Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 14 Kasım 2017, Salı
Veliler ve öğrencilerin % 82’si ödevlerden şikayetçi…
Paylaş  
8
15
9

Gençler ve aileleri ödev hususunda rahatsız…

Okullarda çok fazla ödev verildiği gerekçesiyle sıkıntılarını dile getiriyorlar…

Yapılan bir araştırma, velilerin %82′sinin ev ödevlerinin fazla ya da aşırı olduğunu düşündüğünü ortaya koydu…

Yarısı ise ödevlerin aile hayatlarına zarar verdiğini düşünüyor…

Ödev konusunda bugüne kadar çok tartışma yaşandı…

Verileri incelediğimizde İspanya’da 6,5 saatlik haftalık ödev ortalaması var…

Finlandiya’da 2,8 saatlikhaftalık ödev ortalaması varken, Şanghay’da 13,8 saat…

PISA sonuçlarına göre en üstlerde yer alan Finlandiya ve Şanghay’ın ödev konusunda tamamen zıt kutuplarda yer alması kafaları karıştırıyor…

Yapılan araştırmalar ev ödevlerinin düşük oranında öğrenciye katkı sağladığı gerçeğini ortaya çıkarıyor…

Aslında öğrenci esas öğrenmesi gerektiğini yaparak, deneyerek, yanılarak okulda öğrenmeli…

Aşırı ödev vermenin bir anlamı yok!

Doğrusu sınıf içinde, koşulların herkesin yararına olacak şekilde düzenlendiği, kontrollü bir ortam yaratılabilmesi…

Öğretmenliğe başladığımda beni şaşırtan şeylerden birisi de çok fazla ödevin tamamen saçma, bürokrasiden başka bir amaca hizmet etmediğini görmek olmuştu…Sırf ödev vermek için ödev verilmemeli…

Ya anlamlı ev ödevler verilmeli ya da hiç verilmemeli…

Elbette burada öğretmenin bakış açısı da önemli; ev ödevlerinin bir de değerlendirilmesi gerekir…

Eğer ödev verdiyseniz, öğrenciniz yapıcı bir geri bildirimi hak eder…

Ancak her hafta yüzden fazla öğrencinin dersine giriyorsanız, haftalık ödev değerlendirmesi sonu gelmez bir işe dönüşür…

Sadece bu kadar öğrencinin ödevlerini işaretlemek bile haftada en az bir gününüzü alır…

Üstelik böyle bir geri bildirimin etkisi neredeyse çok az boyutlarda olacaktır…

Bu işin mesainizin dörtte birine yakın bir kısmını heba edeceğini düşündüğünüzde durum anlamsız olduğu kadar üzücü de oluyor…

Ev ödevleri, ailenin hafta içinde çocukları için telafi edemediği zamanlarını çalıyor…

Bu kesin olarak doğru…

Okuldan eve geldikten sonraki zamanla yatma vakti arasında kalan bir kaç saat aile içi ilişkiler açısından çok değerli…

Bunu çalıyorsanız, elde edilen şeyin kaybedilen şeyden fazla olması gerekiyor… Ancak pek çok ödev ve çocuk için durum böyle değil…

 

Haftalık 10 saatin üstünde süreyi çocuklarımız ödev yaparak geçiriyor…

Niye sınavlara hazırlanmak zorunda…

Ah! Keşke sınavlar yerine hayata hazırlansa…

Birçok ülkede gençler için günde üç saat egzersiz yapacak müfredatlar yaratılmaya başlandı…

Birçok ülkede bu konuda yapılan eylemlere dönem dönem tanıklık ediyoruz…

Çocukların geleceği için yapılıyor…

Amacına uygun ödev verilmesi için yapılıyor…

Gerçi bizde durum farklı…

Eğitim sendikalarımız siyasetçiden daha siyasetçi…

Çözüm odaklı yaklaşımlar yerine sürekli ortaya konulan popülist yaklaşım var…

Hayatta olduğu gibi eğitimde de denge önemlidir…

Sırf ödev vermek için ödev veren eğitimciler var…

Buna gerek yok; öğrenciyi ödev yapmaya değil, marifet öğrenmeye yöneltmek…

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
14 Kasım 2017, Salı
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Sn Öztürkler okullardaki eğitim saatleri planlı ve verimli olsa haftalık ödev süreleri azalır. ancak gelin görün ki ülkemizde örgün eğitimimiz planlı ve organize olmaktan çok uzak. Bunun üstüne bir de denetleme değerlendirme olmayınca tüm bu verimsizliğin üzerine iş ev ödevlerine kadar uzuyor... Tabii ki bu da çözüm değil... Çözüm eğitimin sğitim amaçlı bir kuruma bağlı olması siyaset amaçlı bir kurum olmamasıdır... Maalesef toplumun yeni hücreleri olan genç nesli kanserli hücreler gibi yetiştiren bir eğitim yapımız mevcut... Burada suç sistemde değil sistemin içindeki insan unsurundadır.. Yani Öğretmenler, idareciler, bakanlıktaki uzmanlar, müdürler, bakanlar, sendikacılar vs... Kurbanlar ise öğrencilerdir... Bu kurbanlar günü geldiğinde kızgınlıklarının karşılığını bir şekilde toplumdan çıkartıyorlar... Bizler de bu olumsuzluklardan şikayet edip, köşe yazısı ve yorum yazıyoruz... Gidişat vahim kelimesi ile ifade edilecek olsa durumumuzu izah etmeye yetersiz olurdu...

YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Şubat 2018, Cuma    Hocam okula ne zaman gelelim?
13 Şubat 2018, Salı    Antalya’ya 10 üniversite daha…
9 Şubat 2018, Cuma    Mış gibi yap bari!
6 Şubat 2018, Salı    Doğru ay Ocak değil…
2 Şubat 2018, Cuma    Kennedy Taomwabwa neden öldürüldü?
30 Ocak 2018, Salı    Bizim eğitim kültürümüz ne?
26 Ocak 2018, Cuma    Senin için çalıştık, didindik, şimdi sıra sende...
23 Ocak 2018, Salı    Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı Güneydoğu'da oynanan oyunu bilmeyen mi var?
19 Ocak 2018, Cuma    Eğitimin her kademesindeki kalite anlayışı tartışılmalı...
16 Ocak 2018, Salı    Erken değil, tekrar seçim...

Hocam okula ne zaman gelelim?
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 16 Şubat 2018, Cuma
Şubat tatili bugün sona erdi, çocuklarımız 15 günlük aranın ardından ders başı yaptı…
Ders başlangıcının Cuma gününe denk gelmesi ayrı bir sıkıntı, bu hususta düzenlemeye gidilip gün mantığı yerine hafta başı anlayış...
Antalya’ya 10 üniversite daha…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 13 Şubat 2018, Salı
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarına göre Antalya bölgesine 10 yeni üniversitenin açılması hedeflenmektedir…
10 üniversite ciddi bir rakam, belli ki An...
Mış gibi yap bari!
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 9 Şubat 2018, Cuma
Bugün yarın derken yeni hükümet göreve başladı…
Görev bilincinin yüksek, toplumsal denge ve halkın beklentilerine cevap verecek bir dönemin yaşanması en büyük temennimiz…
Hayatta en iyi bildiğin işi en temel etik de...


 
 

t0=1518897195.443 t1=1518897195.5146 t2=1518897196.4525 t3=1518897196.4533 t4=1518897196.9523 t5=1518897197.294