Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 11 Şubat 2017, Cumartesi
Maskaralığı bırakalım
Paylaş  
28
34
20

Benim verdiğim destek ona ne kadar yardımcı olur bilemem ama Tufan Erhürman gibi daha çok siyasetçiye ihtiyaç duyduğumuz bir gerçek.

Neden mi?

Özeleştiri mekanizmasını korkmadan çalıştırıyor…

Siyasetin geldiği noktadan, yaşanan sıkıntılardan kendi partisini ayıklamıyor…

Biz genelde bu yaklaşımları Lüksemburg, Norveç gibi ülkelerde duyarız…

Tufan Hoca, tüm siyasi partilerin kendisini sorgulaması gerektiğini net ifadelerle anlattı bana dün.

Gelinen aşamada suçun herkeste olduğuna vurgu yaptı.

Artık günlük, dar kalıplı siyaset değil, oturup adam gibi geleceği konuşmak gerektiğini söyledi ısrarla…

Ve ekledi:

‘‘Eğer CTP, turizm, ekonomi, mali, eğitim politikalarını seçime gitmeden halkla paylaşamazsa, çok net ve bir genel başkan olmama rağmen söylüyorum, iktidara gelmesin daha iyi. Evet bu hükümet bitmiştir belki ama sistem bitmiştir. Menfaate dayalı,  mevcut patronaj siyasi kültürle, çocuklarımıza, yüzümüzü kızartmayacak bir gelecek bırakmamız mümkün değildir. Evet bütün siyasi partiler kendisini yenilemeli, çünkü yeniler de benzer siyasi kültür üzerinden neşet ediyor, doğuyor.’’

Tufan Hocanın asıl can alıcı sözleri şöyle:

“Nedir ürettiğiniz politikalar? Ya da öz eleştiri yapayım. Bizim ürettiğimiz nedir? Geleceğe dair politikalar üretmemiz ve halkın önüne koymamız gerekiyor. Yoksa net söyleyeceğim. Bunları yapmadan, siyaset yaparmış gibi yapmak aslında maskaralıktır. Böyle bir maskaralıktan hep beraber vazgeçmemiz lazım ve geleceği, çocuklarımızı düşünen, gelecek hayali ve vizyonu olan bir politik tavra hep beraber geçmemiz lazım. Erken seçime gidip iktidara gelmekten çok daha önemlidir bu söylediklerim.’’

Evet… Yanlış okumadınız… Tufan Erhürman, “maskaralık” diyor siyasetin geldiği noktaya…

Bilinen, klasikleşmiş, salt hükümete eleştiri endeksli açıklamalardan çok, siyasetin bütününü sorgulayıcı bir üslup tercih ediyor.

Erhürman, tespitlerini ortaya koyarken, sorunları Kıbrıs sorununa dayandırmıyor.

“Çözüm olsa da olmasa da” sözünü birkaç kez tekrarlama ihtiyacı hissediyor.

Çünkü, Kıbrıs sorunu ile ilgili sürecin, bir nevi statüko olduğunu, kısır döngü yarattığını, süreç sürdükçe sorunların da ötelendiğini en iyi gören isimlerden biri bence.

Ancak CTP’nin kalıplaşmış misyonu göz ardı edilebilir mi?

Sayın Genel Başkan, partisinin hassasiyetlerini iyi biliyor; müzakere masasında dirsek çürütmüş, hukuk adamı olarak, müzakere sürecini yakından izliyor ve Cumhurbaşkanı’na destek veriyor.

Sürecin geleceği için Anastasiadis’e güvenmiyor; “Şüpheliyim” diyor…

Son mesajı ise şöyle:

“Bizim de tüm siyasi partilerin de laf kalabalığı ve karşılıklı suçlamaları bir yana bırakması lazım. Gerçekten deniz bitti. Ekonomik kriz, yapısal krize dönüşecek. Buna ekonomik reformlarla cevap vermezsek, çocuklarımızın yüzüne bakamayacağız. Siyasetle uğraşan herkes bunu dikkate almalı.’’

3 kez çocuklara, geleceğe vurgu yapan Tufan Erhürman’ın sözleri, kendi çocuklarımın geleceğini de sorgulattı bana…

Sadece benimkiler değil, tüm çocuklarımız daha güzel bir geleceği hak ediyor.

Umarım, güzel günleri hep birlikte yaşarız…

Bu arada…

Tufan Hocam!

Dilerim bizim çocuklarımız için güzel düşüncelerin, en kısa zamanda “baba” olarak kendi çocukların için de gerçek olur.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Nisan 2017, Pazar    Gözünü sevdiğimin medeniyeti
9 Nisan 2017, Pazar    Bir karikatür... Ve uzun lafın kısası...
2 Nisan 2017, Pazar    "Be fit to fat"... İlk işaret geldi...
31 Mart 2017, Cuma    Şubat 2018'e... Kısmetse...
24 Mart 2017, Cuma    Show must go on... (Şov devam etmeli)
23 Mart 2017, Perşembe    "Maskeli balo başlıyoooor..."
17 Mart 2017, Cuma    İlginç gelişmeler...
5 Mart 2017, Pazar    Sonuçta ne oldu?
3 Mart 2017, Cuma    Harry Potter Lefkoşa'ya dokunursa
2 Mart 2017, Perşembe    Özür diliyorum...

Gözünü sevdiğimin medeniyeti
Levent KUTAY | 16 Nisan 2017, Pazar
Bu iki fotoğraf,  Amsterdam ve Roma'dan... Reklam fotosu falan değil... 

Avrupa'nın keyifli güzel insanlarından sadece 2 kare... İçimizden çoğunun ziyaret etme fırsatı bulduğu bu iki şehrin özelliği, bisiklet ve moto...
Bir karikatür... Ve uzun lafın kısası...
Levent KUTAY | 9 Nisan 2017, Pazar
Filelefteros gazetesinin dünkü karikatürü...


 Dağdaki KKTC bayrağı ile birlikte aynen şunu diyor:
‘‘NE MUTLU SANA Kİ TÜRKSÜN VE KARŞINDA BÖYLE BİR MECLİS VAR’’
Güney Kıbrıs'ın en büyük tir...
"Be fit to fat"... İlk işaret geldi...
Levent KUTAY | 2 Nisan 2017, Pazar
Motosiklet kazamı daha önce hatırlatmıştım sizlere...
8 Temmuz 2016 ikindisinde eve dönüş yolunda iken Vasilyalı teyzeciğimin gözüne güneş girmesi vesilesiyle, beni, evet beni ve benden büyük motosikletimi göremediği...