Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 11 Şubat 2017, Cumartesi
Maskaralığı bırakalım
Paylaş  
30
48
22

Benim verdiğim destek ona ne kadar yardımcı olur bilemem ama Tufan Erhürman gibi daha çok siyasetçiye ihtiyaç duyduğumuz bir gerçek.

Neden mi?

Özeleştiri mekanizmasını korkmadan çalıştırıyor…

Siyasetin geldiği noktadan, yaşanan sıkıntılardan kendi partisini ayıklamıyor…

Biz genelde bu yaklaşımları Lüksemburg, Norveç gibi ülkelerde duyarız…

Tufan Hoca, tüm siyasi partilerin kendisini sorgulaması gerektiğini net ifadelerle anlattı bana dün.

Gelinen aşamada suçun herkeste olduğuna vurgu yaptı.

Artık günlük, dar kalıplı siyaset değil, oturup adam gibi geleceği konuşmak gerektiğini söyledi ısrarla…

Ve ekledi:

‘‘Eğer CTP, turizm, ekonomi, mali, eğitim politikalarını seçime gitmeden halkla paylaşamazsa, çok net ve bir genel başkan olmama rağmen söylüyorum, iktidara gelmesin daha iyi. Evet bu hükümet bitmiştir belki ama sistem bitmiştir. Menfaate dayalı,  mevcut patronaj siyasi kültürle, çocuklarımıza, yüzümüzü kızartmayacak bir gelecek bırakmamız mümkün değildir. Evet bütün siyasi partiler kendisini yenilemeli, çünkü yeniler de benzer siyasi kültür üzerinden neşet ediyor, doğuyor.’’

Tufan Hocanın asıl can alıcı sözleri şöyle:

“Nedir ürettiğiniz politikalar? Ya da öz eleştiri yapayım. Bizim ürettiğimiz nedir? Geleceğe dair politikalar üretmemiz ve halkın önüne koymamız gerekiyor. Yoksa net söyleyeceğim. Bunları yapmadan, siyaset yaparmış gibi yapmak aslında maskaralıktır. Böyle bir maskaralıktan hep beraber vazgeçmemiz lazım ve geleceği, çocuklarımızı düşünen, gelecek hayali ve vizyonu olan bir politik tavra hep beraber geçmemiz lazım. Erken seçime gidip iktidara gelmekten çok daha önemlidir bu söylediklerim.’’

Evet… Yanlış okumadınız… Tufan Erhürman, “maskaralık” diyor siyasetin geldiği noktaya…

Bilinen, klasikleşmiş, salt hükümete eleştiri endeksli açıklamalardan çok, siyasetin bütününü sorgulayıcı bir üslup tercih ediyor.

Erhürman, tespitlerini ortaya koyarken, sorunları Kıbrıs sorununa dayandırmıyor.

“Çözüm olsa da olmasa da” sözünü birkaç kez tekrarlama ihtiyacı hissediyor.

Çünkü, Kıbrıs sorunu ile ilgili sürecin, bir nevi statüko olduğunu, kısır döngü yarattığını, süreç sürdükçe sorunların da ötelendiğini en iyi gören isimlerden biri bence.

Ancak CTP’nin kalıplaşmış misyonu göz ardı edilebilir mi?

Sayın Genel Başkan, partisinin hassasiyetlerini iyi biliyor; müzakere masasında dirsek çürütmüş, hukuk adamı olarak, müzakere sürecini yakından izliyor ve Cumhurbaşkanı’na destek veriyor.

Sürecin geleceği için Anastasiadis’e güvenmiyor; “Şüpheliyim” diyor…

Son mesajı ise şöyle:

“Bizim de tüm siyasi partilerin de laf kalabalığı ve karşılıklı suçlamaları bir yana bırakması lazım. Gerçekten deniz bitti. Ekonomik kriz, yapısal krize dönüşecek. Buna ekonomik reformlarla cevap vermezsek, çocuklarımızın yüzüne bakamayacağız. Siyasetle uğraşan herkes bunu dikkate almalı.’’

3 kez çocuklara, geleceğe vurgu yapan Tufan Erhürman’ın sözleri, kendi çocuklarımın geleceğini de sorgulattı bana…

Sadece benimkiler değil, tüm çocuklarımız daha güzel bir geleceği hak ediyor.

Umarım, güzel günleri hep birlikte yaşarız…

Bu arada…

Tufan Hocam!

Dilerim bizim çocuklarımız için güzel düşüncelerin, en kısa zamanda “baba” olarak kendi çocukların için de gerçek olur.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Temmuz 2017, Salı    Türkiye ne değildir?
13 Temmuz 2017, Perşembe    Ameliyat başarılı, ama hasta öldü…
1 Temmuz 2017, Cumartesi    Akdenizli James Bond...
29 Haziran 2017, Perşembe    Karar konferansında ilk gün...
22 Haziran 2017, Perşembe    İngilizler çerçeve anlaşması için devrede
15 Haziran 2017, Perşembe    Girne... giren pişman...
5 Haziran 2017, Pazartesi    1 Aralık gibi 4 Haziran…
4 Haziran 2017, Pazar    Labirent…
16 Nisan 2017, Pazar    Gözünü sevdiğimin medeniyeti
9 Nisan 2017, Pazar    Bir karikatür... Ve uzun lafın kısası...

Türkiye ne değildir?
Levent KUTAY | 18 Temmuz 2017, Salı
Türkiye hayatımdır…
En azından benim için…
Bir dönemin geçtiği yerdir…
Üniversite yıllarımdır…
Dostluktur…
Paylaşımdır…
6 Maggi ile yaptığımız sözde tavuk çorbasıdır…
Küçük ince belli çaydır…
Simittir…
İlk si...
Ameliyat başarılı, ama hasta öldü…
Levent KUTAY | 13 Temmuz 2017, Perşembe
Evet…
Crans Montana’dan sonra gelinen durumla ilgili bir dostumun yaptığı espri bu oldu…
Gülmedim dersem yalan olur…
Nüktedan bir üslupla yaklaşmaya çalışsak da bu işlere, kimse şaka kaldırmıyor ya o da başka konu…...
Akdenizli James Bond...
Levent KUTAY | 1 Temmuz 2017, Cumartesi
Geçiş anlarında yazı kaleme almak kolay değildir…
Çünkü yazdıklarınız, gazete basıldığı anda belki de anlamını yitirmiştir…
Anlayacağını yine hassas bir saatte yazımı yazdım…
Tam da Genel Sekreter, liderlerle akşam...