Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 11 Şubat 2017, Cumartesi

Maskaralığı bırakalım

Paylaş  
45
106
40

Benim verdiğim destek ona ne kadar yardımcı olur bilemem ama Tufan Erhürman gibi daha çok siyasetçiye ihtiyaç duyduğumuz bir gerçek.

Neden mi?

Özeleştiri mekanizmasını korkmadan çalıştırıyor…

Siyasetin geldiği noktadan, yaşanan sıkıntılardan kendi partisini ayıklamıyor…

Biz genelde bu yaklaşımları Lüksemburg, Norveç gibi ülkelerde duyarız…

Tufan Hoca, tüm siyasi partilerin kendisini sorgulaması gerektiğini net ifadelerle anlattı bana dün.

Gelinen aşamada suçun herkeste olduğuna vurgu yaptı.

Artık günlük, dar kalıplı siyaset değil, oturup adam gibi geleceği konuşmak gerektiğini söyledi ısrarla…

Ve ekledi:

‘‘Eğer CTP, turizm, ekonomi, mali, eğitim politikalarını seçime gitmeden halkla paylaşamazsa, çok net ve bir genel başkan olmama rağmen söylüyorum, iktidara gelmesin daha iyi. Evet bu hükümet bitmiştir belki ama sistem bitmiştir. Menfaate dayalı,  mevcut patronaj siyasi kültürle, çocuklarımıza, yüzümüzü kızartmayacak bir gelecek bırakmamız mümkün değildir. Evet bütün siyasi partiler kendisini yenilemeli, çünkü yeniler de benzer siyasi kültür üzerinden neşet ediyor, doğuyor.’’

Tufan Hocanın asıl can alıcı sözleri şöyle:

“Nedir ürettiğiniz politikalar? Ya da öz eleştiri yapayım. Bizim ürettiğimiz nedir? Geleceğe dair politikalar üretmemiz ve halkın önüne koymamız gerekiyor. Yoksa net söyleyeceğim. Bunları yapmadan, siyaset yaparmış gibi yapmak aslında maskaralıktır. Böyle bir maskaralıktan hep beraber vazgeçmemiz lazım ve geleceği, çocuklarımızı düşünen, gelecek hayali ve vizyonu olan bir politik tavra hep beraber geçmemiz lazım. Erken seçime gidip iktidara gelmekten çok daha önemlidir bu söylediklerim.’’

Evet… Yanlış okumadınız… Tufan Erhürman, “maskaralık” diyor siyasetin geldiği noktaya…

Bilinen, klasikleşmiş, salt hükümete eleştiri endeksli açıklamalardan çok, siyasetin bütününü sorgulayıcı bir üslup tercih ediyor.

Erhürman, tespitlerini ortaya koyarken, sorunları Kıbrıs sorununa dayandırmıyor.

“Çözüm olsa da olmasa da” sözünü birkaç kez tekrarlama ihtiyacı hissediyor.

Çünkü, Kıbrıs sorunu ile ilgili sürecin, bir nevi statüko olduğunu, kısır döngü yarattığını, süreç sürdükçe sorunların da ötelendiğini en iyi gören isimlerden biri bence.

Ancak CTP’nin kalıplaşmış misyonu göz ardı edilebilir mi?

Sayın Genel Başkan, partisinin hassasiyetlerini iyi biliyor; müzakere masasında dirsek çürütmüş, hukuk adamı olarak, müzakere sürecini yakından izliyor ve Cumhurbaşkanı’na destek veriyor.

Sürecin geleceği için Anastasiadis’e güvenmiyor; “Şüpheliyim” diyor…

Son mesajı ise şöyle:

“Bizim de tüm siyasi partilerin de laf kalabalığı ve karşılıklı suçlamaları bir yana bırakması lazım. Gerçekten deniz bitti. Ekonomik kriz, yapısal krize dönüşecek. Buna ekonomik reformlarla cevap vermezsek, çocuklarımızın yüzüne bakamayacağız. Siyasetle uğraşan herkes bunu dikkate almalı.’’

3 kez çocuklara, geleceğe vurgu yapan Tufan Erhürman’ın sözleri, kendi çocuklarımın geleceğini de sorgulattı bana…

Sadece benimkiler değil, tüm çocuklarımız daha güzel bir geleceği hak ediyor.

Umarım, güzel günleri hep birlikte yaşarız…

Bu arada…

Tufan Hocam!

Dilerim bizim çocuklarımız için güzel düşüncelerin, en kısa zamanda “baba” olarak kendi çocukların için de gerçek olur.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
3 Haziran 2018, Pazar    Kısa tatilde yeşile dair...
30 Mayıs 2018, Çarşamba    Şu "kadın eli" meselesi...
28 Mayıs 2018, Pazartesi    Proje çok... Ya para?
13 Mayıs 2018, Pazar    “ AKEL ve dostlara mesaj”
29 Nisan 2018, Pazar    Toscana değil... Ilgaz...
21 Nisan 2018, Cumartesi    Çavuşoğlu niye geldi?
16 Nisan 2018, Pazartesi    Diplomasi mi siyaset mi?
13 Nisan 2018, Cuma    Flaş patlamasa ne konuşacaktık?
6 Nisan 2018, Cuma    Lokomotif...
1 Nisan 2018, Pazar    "Biz buradayız"

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Kısa tatilde yeşile dair...
Levent KUTAY | 3 Haziran 2018, Pazar
Zat-ı muhterem validemin “Beni Antalya'ya götürmedin çoktandır” zelzenişi müteakiben, Ramazan dolayısıyla uçak biletlerinin de uygun olması da çakışınca, annem babam ve bendeniz düştük yollara...
Yok yok...
Çok şükü...
Şu "kadın eli" meselesi...
Levent KUTAY | 30 Mayıs 2018, Çarşamba
Erkek egemen siyasi dünyamız adeta başkaldıran, naif görünümlü ama içerisinde derin anlam barındırıyor kanımca...
“Siyasete kadın eli değmeli...”
Meclis başkanlığı, başbakanlık, yargıda, denetimde, en yüksek nokta k...
Proje çok... Ya para?
Levent KUTAY | 28 Mayıs 2018, Pazartesi
Siyasette “inanmak” ya da “inandırmak” kavramının yüzeysel olmaktan çıkıp başarının ana unsurunun oluşturduğu yadsınamaz bir gerçek...
Hele de konu yerel seçim olunca...
Gece gündüz, hemen hemen her partiden adaylar...