Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 3 Mart 2017, Cuma
Harry Potter Lefkoşa'ya dokunursa
Paylaş  
10
26
9

Harry Potter Lefkoşa’ya dokunursa

Yerel yönetimlerle ilgili duyduğum en güzel hikaye şu:

Yılmaz Büyükerşen, 18 Nisan 1999 yılında Eskişehir Belediye Başkanlığı’na seçildiği zaman, görevi devraldıktan sonra, kara kara düşünmeye başlar…

İçerisinden Porsuk Çayı geçmesi ve Anadolu Üniversitesi dışında, pek de bir özelliği yoktur bu İç Anadolu kentinin…

Kasası tam takır bir belediye, devlet bütçesi kısıtlı, krizlerle boğuşan hükümetler…

Büyükerşen ne yapacak da bu kentin standart hizmet almasını sağlayacak?

Hangi kapıyı çalsa, yanıt alamaz?

Belediye işçileri ödenmeli, çöpler toplanmalı, yollar asfaltlanmalı…

Vatandaşın öfkesi yavaş yavaş artmaya başlar…

Bir yol ayrımına gelmiştir…

Ya istifa ya da bir yerden en azından çarkı döndürecek maddi yardım…

Yok… İmkansız…

Büyükerşen istifaya karar verir… İstifa mektubunu yazıp cebine koyduğu sıralarda, aslında Eskişehir’in kaderi değişiyordur…

Umutsuzca “E bir de oraya yazın bakalım” diye talimat verdiği dilekçesine,  cevap gelmiştir…

Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Birimi, Eskişehir’in projelerine maddi yardımda bulunma kararı almıştır…

Ve o gün Eskişehir artık Avrupa kenti olmaya adım atmıştır…

Küçük bir maddi destekle yola çıkan Yılmaz Büyükerşen, bugün adeta bir marka kent yaratmıştır…

Belediye başkanlığı, milletvekilliğinden farklıdır…

Her icraat vaadi yerine getirilmediğinde, vatandaş almadığı hizmetin öfkesini sandıkta gösterir…

Başkentimiz belediye anlamında zorlu bir sınavdan geçiyor…

Belediye Başkanı Mehmet Harmancı, Yılmaz Büyükerşen kadar kısmetli mi?

Harmancı, belediye hizmetlerini hayata geçirirken “Adeta kumda gemi yüzdürüyoruz” diyor ve şunu benimle paylaşıyor:

 ‘‘Seçildiğimde 2-3 ay için mucize beklemeyin, ben Harry Potter değilim demiştim. Ama şimdi bakıyorum da Harry Potter’lik işler yapıyoruz. ‘3 ay içinde Harmancı gider’ diyenler, şimdi ‘nasıl olur?’ diyor.”

Şu ana kadar TC Yardım Heyeti ve bazı küçük AB yardımları dışında, kendi imkanları ile yoluna devam etmeye çalışıyor…

LTB’deki ağır bütçe çıkmazı ile boğuşurken, bir yanda da şehrin ihtiyacını karşılamaya çalışıyor…

Ama o da biliyor ki, vatandaş somut icraata bakıyor…

Hani bir söz var ya…

“Kimse kaptanın dalgalarla nasıl boğuştuğuna bakmaz, gemiyi karaya çıkarıp çıkarmadığına bakar.”

Aynen durum bu…

Mehmet Harmancı’nın, siyasi geleceğini belediye ile sınırlandırmadığını çok iyi biliyoruz…

TDP’nin potansiyel genel başkan adayıdır…

Siyasette gelecek planlarını yaparken, belediyede olası trajik bir hatanın bedelinin büyük olacağını iyi biliyor…

Emin adımlar atmak istiyor…

 “Projelerimin yüzde 65’ini bitiremezsem, bir daha aday olmam’’ diyecek kadar iddialı…

Başkan diyor ki;

“2017 içinde Lefkoşa’ya görsel dokunuşlar geliyor.” 

“ 20 yıllık kangren ŞHT Ecvet Yusuf Caddesi, Surlariçi restorasyonu,  asfaltlama, Marmara Gelibolu Köprüsü, Hamitköy kanalizasyonu bitecek” diyor…

Sayın Başkan, çok değerli kardeşim…

Bence yukarıdakiler dışında, bu kente kendi imzanı kalın çizgilerle atma zamanın da geldi…

Örneğin Dereboyu’na…

Alalım çocuklarımızı, geniş kaldırımlarında yürüyebilelim… Trafiği akışkan, keşmekeşi az marka bir cadde olsun…

Anladığım kadarı ile önce Dereboyu’nun paralelindeki alternatif yol bitecek, sonra da Dereboyu başlı başına ele alınacak.

Dereboyu için zamana ihtiyaç olduğu bir gerçek...

Bekleyip görelim…

Başkan! Bunlar senin gibi bir Harry Potter için ne ki? Elinin kiri…

Saygılarımla…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Nisan 2017, Pazar    Gözünü sevdiğimin medeniyeti
9 Nisan 2017, Pazar    Bir karikatür... Ve uzun lafın kısası...
2 Nisan 2017, Pazar    "Be fit to fat"... İlk işaret geldi...
31 Mart 2017, Cuma    Şubat 2018'e... Kısmetse...
24 Mart 2017, Cuma    Show must go on... (Şov devam etmeli)
23 Mart 2017, Perşembe    "Maskeli balo başlıyoooor..."
17 Mart 2017, Cuma    İlginç gelişmeler...
5 Mart 2017, Pazar    Sonuçta ne oldu?
2 Mart 2017, Perşembe    Özür diliyorum...
26 Şubat 2017, Pazar    Bisikletin zor sınavı

Gözünü sevdiğimin medeniyeti
Levent KUTAY | 16 Nisan 2017, Pazar
Bu iki fotoğraf,  Amsterdam ve Roma'dan... Reklam fotosu falan değil... 

Avrupa'nın keyifli güzel insanlarından sadece 2 kare... İçimizden çoğunun ziyaret etme fırsatı bulduğu bu iki şehrin özelliği, bisiklet ve moto...
Bir karikatür... Ve uzun lafın kısası...
Levent KUTAY | 9 Nisan 2017, Pazar
Filelefteros gazetesinin dünkü karikatürü...


 Dağdaki KKTC bayrağı ile birlikte aynen şunu diyor:
‘‘NE MUTLU SANA Kİ TÜRKSÜN VE KARŞINDA BÖYLE BİR MECLİS VAR’’
Güney Kıbrıs'ın en büyük tir...
"Be fit to fat"... İlk işaret geldi...
Levent KUTAY | 2 Nisan 2017, Pazar
Motosiklet kazamı daha önce hatırlatmıştım sizlere...
8 Temmuz 2016 ikindisinde eve dönüş yolunda iken Vasilyalı teyzeciğimin gözüne güneş girmesi vesilesiyle, beni, evet beni ve benden büyük motosikletimi göremediği...