Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 24 Mart 2017, Cuma
Show must go on... (Şov devam etmeli)
Paylaş  
15
27
13

Rum tarafının ENOSİS kararı gölgesinde, müzakerelerin yeniden başlatılmasını, dünkü yazımda ironik bir dille almıştım…

Bugün bu konuyu biraz açacağım...

Kıbrıs müzakerelerinde krize yol açan ENOSİS kararı ile ilgili DISI ve AKEL'in adımı belli ki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yı memnun etmiş ki, BM diplomati Eide'ye yemek önerisi yaptı.

29 ya da 30 Mart'ta liderler bir araya gelecek ve nihayete yine bir yemekle yol almaya başlayacak...

Peki, neden, niçin, taraflar krize rağmen ısrarla bir araya getirilmek isteniyor?

Öncelikle şunun altını kabaca çizeyim...

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yı eleştirme niyetim yok...

Onun bu konudaki tavrını, bir vatandaş olarak takdir ettim ve samimi buldum...

Akıncı, bilinen profilini açıkça hatırlattı bizlere...

Cumhurbaşkanı'nın, masadan kaçtığını mırıldanacak akıllara rağmen, bildiğinden şaşmadı.

Bunları niye mi yazdım?

Uluslararası güçlerin Kıbrıs'ta tarafları bir araya getirme baskısı, hafife alınacak cinsten değil...

ABD, İngiltere ve Avrupa, 1970'lerden beridir Kıbrıs'ta sürdürdükleri diplomasinin devamında ısrar ediyorlar.

Nedir o?

Show must go on...

Görüşün... Görüşebildiğiniz kadar görüşün...

İlle de görüşün...

Şov sürsün...

Bu kez de bunu görebiliyoruz...

Çünkü başlarında, o kadar çok sorun var ki, Kıbrıs gibi bir sorunla hele de bu günlerde boğuşmak istemiyorlar.

Adeta Kıbrıs'ta görüşmeler devam ettikçe kafaları rahat ediyor...

Düşünün ki, çözüm müzakereleri devam etmezse, bir tarafta tanınma diye ısrar edenler, diğer tarafta işgal naraları…

Avrupalılar, Amerikalılar, bunlarla boğuşmak istemiyor… Hele de onca dert varken…

Sürecin devam ettirilmesinin bir diğer etkeni ise Kıbrıs Türk perspektifi...

Yani Cumhurbaşkanı Akıncı, CTP ve TDP'nin çözüm inancı ve çözüme bağlılığı, çözümle karakterize olmaları...

Hatta bazı siyasi çevreler, CTP ve TDP'nin, Kudret Özersay'lı bir erken seçimden çekindiğini, müzakerelerin devamını bu nedenle istediğini iddia ediyor.

Sürecin devamını isteyen bir diğer unsur da Rum tarafı ve Anastasiadis...

Güney Kıbrıs'ta Anastasiadis'i etkileyen iki uçlu bir eğilim var...

Bir kısmı, Akıncı'nın masada bulunmasının çözüm için bir fırsat olduğunu düşünüyor, diğeri  "Müzakereleri boş verin, doğal gazı bulalım, seçimi yeniden kazanalım" diyor.

Anastasiadis, gaz bulursa seçimi kazanacağını çok iyi biliyor

Ancak gaz bulunursa, buna Türkiye tepki gösterecek.

İşte bu nokta çok önemli.

Anastasiadis, Türkiye’nin tepkisini masada iken çekmenin derdinde…

İlle de masa kurulsun, süreç başlasın istiyor.

Tepki verilirse de “bakın Türkler masayı bozdu” diyebilir…

Avrupa ise, Rum lidere, "Gazı bulacaksın diye, Akıncı masada iken çözüm fırsatını kaçırma" şeklinde baskı yapıyor…

Bazı diplomatik çevrelerle dün bu konuda yaptığım görüşmelerde, "Anastasiadis, önce Akıncı kartını oynamak isteyecek. Avrupa'dan kimsesinin kendisine kızmasını istemediği için Akıncı'yı ısrarla masaya çağırıyor. Yani Avrupa'yı tatmin için Akıncı ile görüşmek zorunda. Ama aslında onun aklındaki olay doğal gaz" diyorlar.

Bu noktada, şunu belirteyim ki, Cumhurbaşkanı Akıncı bu tehlikenin farkında.

Çünkü ısrarla "Masaya oturalım ama kendi kendimizi tekrarlamayalım. Sonuç alalım" diyor.

Akıncı, mevcut şartlarda ve metotla bir şey alamayacağını da çok iyi biliyor; yeni bir Mont Peleran ve Cenevre fiyaskosuna karşı çıkıyor

Lefkoşa'da sonuç alamayacaklarının da farkında...

Gelinen noktada, 3 zirve, harita ve çapraz oyun kabulüne rağmen, dönüşümlü başkanlık ve mekanizmalara katılım henüz bağlanmış değil…

Sonuç…

Masada sonuç alıcı, iyi, yaşayabilir bir federasyona ‘Evet…’

Olmayacaksa da artık anlaşıp resmen boşanalım…

Çünkü masada tutulmanın en büyük bedelini Kıbrıslı Türkler ödüyor...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Nisan 2017, Pazar    Gözünü sevdiğimin medeniyeti
9 Nisan 2017, Pazar    Bir karikatür... Ve uzun lafın kısası...
2 Nisan 2017, Pazar    "Be fit to fat"... İlk işaret geldi...
31 Mart 2017, Cuma    Şubat 2018'e... Kısmetse...
23 Mart 2017, Perşembe    "Maskeli balo başlıyoooor..."
17 Mart 2017, Cuma    İlginç gelişmeler...
5 Mart 2017, Pazar    Sonuçta ne oldu?
3 Mart 2017, Cuma    Harry Potter Lefkoşa'ya dokunursa
2 Mart 2017, Perşembe    Özür diliyorum...
26 Şubat 2017, Pazar    Bisikletin zor sınavı

Gözünü sevdiğimin medeniyeti
Levent KUTAY | 16 Nisan 2017, Pazar
Bu iki fotoğraf,  Amsterdam ve Roma'dan... Reklam fotosu falan değil... 

Avrupa'nın keyifli güzel insanlarından sadece 2 kare... İçimizden çoğunun ziyaret etme fırsatı bulduğu bu iki şehrin özelliği, bisiklet ve moto...
Bir karikatür... Ve uzun lafın kısası...
Levent KUTAY | 9 Nisan 2017, Pazar
Filelefteros gazetesinin dünkü karikatürü...


 Dağdaki KKTC bayrağı ile birlikte aynen şunu diyor:
‘‘NE MUTLU SANA Kİ TÜRKSÜN VE KARŞINDA BÖYLE BİR MECLİS VAR’’
Güney Kıbrıs'ın en büyük tir...
"Be fit to fat"... İlk işaret geldi...
Levent KUTAY | 2 Nisan 2017, Pazar
Motosiklet kazamı daha önce hatırlatmıştım sizlere...
8 Temmuz 2016 ikindisinde eve dönüş yolunda iken Vasilyalı teyzeciğimin gözüne güneş girmesi vesilesiyle, beni, evet beni ve benden büyük motosikletimi göremediği...