Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 11 Ekim 2017, Çarşamba

UBP

Paylaş  
83
179
79

Ülkemizin siyasi tarihinde büyük bir yer tutan Ulusal Birlik Partisi 42. yaşını kutluyor…

 “Yaşşaaa, varolll, en büyükkkk” türünden goygoyları, goygoyculara bırakalım…

Ülkenin en büyük 2 partisinden birinden söz ediyoruz…

11 Ekim 1975’ten beri en çok hükümette bulunmuş bir siyasi yapıdan…

UBP’nin 42. yaşında “heyya!!! Şaşşaaa!!! Dan çok yerinde tespitler, değerlendirmelerle katkı koymak bence en iyisi...

Öncelikle...

Ülkenin geldiği noktanın önemli bir payını elinde bulunduruyor...

Bu konuda homurdanmaları duyar gibiyim...

Ama...

Tavşandan sincap doğmaz...

Siyaset, vatandaştan bağımsız bir yapı değildir...

Seçmen sizi seçer...

Adı üstünde seçmen...

Bizde son zamanlarda siyasetin geldiği nokta ilginç bir hal almaya başladı...

Sanki seçmen, vatandaş, seçim yapmıyor, isteyen parti çıkıp iktidara geliyor...

Sonra da bir eleştiri furyası geliyor...

Açıkça yazayım...

Bu halk, biz, ben bizzat UBP'dir, CTP'dir, DP'dir vs...

Zaman zaman siyasete gerektiğinden fazla misyon yüklemek, açıkçası kişisel arınmadan öteye geçmiyor...

Gelelim bugüne...

42 yıldır yaşam süren bir siyasi yapıysanız, önünüzdeki yaşamsal öneme sahip süreçlere de iyi hazırlanmak hatta bu süreçlerde baş aktör olmak gibi bir zorunluluk söz konusudur...

 

Kıbrıs Türk halkı ve KKTC artık yapısal dönüşümler yaşaması gereken noktaya gelmiştir...

Kamu reformu, sağlık reformu gibi günlük yaşama doğrudan dokunacak işlere ihtiyaç duyulduğu ortada...

Madem bu devleti UBP kurdu, yaşatmak, refaha erdirmek, daha yaşanası bir çevreye, insan odaklı bir mekanizmaya dönüştürmek de yine en başta UBPnin görevidir...

Geleneksel anlayış, ekonomik akıl ve pragmatik yöntemler çıkış yolunu gösterir...

Geçmişe bakıldığında UBP’nin 1990’da, DMP’ye karşı meclise tek başına girmesi en büyük başarısı olarak nitelendirilebilir kimisine göre...

Ben farklı görüşteyim.

2004’te Annan Planı rüzgarıyla başlayan düşüş, 2008’e kadar sürdü…

Cumhurbaşkanlığı adayı neredeyse bulunamadı; kimse parti başkanı olmak istemedi…

Özgürgün, 2006’da bu görevi o dönem risk alarak üstlendi…

Sonrasında Ertuğruloğlu dönemi ve Eroğlu’nun genel başkanlığı 2008’de alması…

Sonrasında ise tek başına iktidar ve Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanım…

Bu daha anlamlı bir başarıydı bence…

Neyse…

Eskiyi yeterince özetledik…

Asıl önemli olan şimdi; bugün…

UBP bir seçimde ne yapar? Ne sonuç alır?

Şu an bazı muhalif gazetelerde yayınlanan anketlerde UBP 1. parti olarak görülebilir…

Ama yanlış olarak görülen icraatlara karşı bir kesim de UBP’yi cezalandırmak isteyebilir.

Uzun lafın kısası…

Uzun yıllara dayanan gelenek, önümüzdeki 8-10 aylık zaman dilimi içinde önemli sınav verecek…

Bu sınav geçmiştekilere benzemiyor…

Hatta bu sınav sadece UBP için değil, diğer geleneksel partiler için de zor geçecektir…

Şu anda parti lideri Hüseyin Özgürgün bu sınavda önemli bir görev yürütecek…

“Lider mi parti başkanı mı?”

 “Seçime doğru hamlelerimi göreceksin” demişti bana…

Merakla bekliyorum…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
7
 
1
 
2
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
30 Temmuz 2018, Pazartesi    Bir vedanın düşündürdükleri...
18 Temmuz 2018, Çarşamba    Siyaset... Gelecek... Üretmek...
15 Temmuz 2018, Pazar    Bu bir işaret...
12 Temmuz 2018, Perşembe    Ne dedi? Ne demedi?
1 Temmuz 2018, Pazar    Protein...
28 Haziran 2018, Perşembe    Seçim bitti... Kurultay başladı...
3 Haziran 2018, Pazar    Kısa tatilde yeşile dair...
30 Mayıs 2018, Çarşamba    Şu "kadın eli" meselesi...
28 Mayıs 2018, Pazartesi    Proje çok... Ya para?
13 Mayıs 2018, Pazar    “ AKEL ve dostlara mesaj”

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bir vedanın düşündürdükleri...
Levent KUTAY | 30 Temmuz 2018, Pazartesi
Sohbetlerinden çok keyif aldığım, ülkemizin sayılı ekonomistlerinden Necdet Ergün, bir süre önce benimle paylaştığı kararını, geçtiğimiz gün tüm kamoyuna açtı...
Necdet Ergün,  “MEDYA’ya VEDA” başlıklı yazısında, “KK...
Siyaset... Gelecek... Üretmek...
Levent KUTAY | 18 Temmuz 2018, Çarşamba
Karpaz /Yeni Erenköy'de 1 günlük molanın etkisini üzerimden henüz atabilmiş değilim sanırım...
Kristal deniz hala gözümün önünde...
Güneşin ufukta birkaç saatliğine veda edişi...
Ve o veda ediş sırasında doğanın mu...
Bu bir işaret...
Levent KUTAY | 15 Temmuz 2018, Pazar


Bu satırları yukarıda çektiğim fotoğraf eşliğinde yazıya döktüm...
Güneşin en güzel doğup battığı ülkemin cennetindeyim 24 saatliğine de olsa...
Alabildiğine mavi sulara bırakmak içim kendimi ve çocuklarımı...
Bu...