Ana Sayfa >> Yazarlar Prof. Dr. Hatice JENKINS | 11 Şubat 2017, Cumartesi
Merkez Bankası, ticari bir banka değildir
Paylaş  
37
59
30

Merkez bankaları ne yapar?

Para politikalarını yönetir ve bankaları denetler.

Dünyanın her yerinde bu böyledir.  Ülkemizde kendi para birimimiz olmadığı için Merkez Banka’mızın para politikalarını idare etme görevi teorik olarak olsa da fiilen yoktur.

Sadece ülkedeki bankaları denetler.

Bu nedenle KKTC Merkez Bankası’nın özel bir durumu vardır. Fakat nedense buna hiç kafa yormayız.

Merkez Banka’mızın kurumsal yapısı ve nasıl çalışması gerektiği konusunda bilimsel bir çalışmamız yoktur. Performansını nasıl ve neye göre değerlendirmemiz gerektiği bile, hep göz ardı edilen bir tartışma konusudur.

KKTC Merkez Bankası yıllardır ticari bir banka gibi değerlendirildi. Her zaman kârlılığı konuşuldu ve arkası sıvazlandı. Evet, oldukça kârlı bir banka. Peki merkez bankamız kâr amaçlı mı kurulmuştu? 

Unutulan gerçek şu ki merkez bankaları ticari bankalar değildir. Merkez bankalarının performansları da kârlılıkları ile ölçülemez... Asli görevlerini ne derece yerine getirdikleri ile ölçülür.  Kârlı olmaları bunu değiştirmez.

Asli görevi bankacılık sektörüne liderlik yapmak ve onları denetlemek olan KKTC Merkez Bankası’nın performansını da buna göre değerlendirmek gerekir. Ne kadar kâr yaptığı ile değil.

İşte bunu anlayabilsek Merkez Bankası’na daha değişik bir gözle bakmaya başlarız.

Mesela Merkez Banka’mız ve bankalar arasında bir kopukluk olduğunu ve karşılıklı güven eksikliği olduğunu fark ederiz.

Basında Merkez Bankası’nın sektöre öncülük ettiğini gösteren hiç bir habere rastlamayız.

Bankalarımızın sorunlu alacaklarından dolayı yasalarla veya mahkemelerle ilgili sıkıntıları zaman zaman gündeme gelse de Merkez Banka’mızdan bir tepki gelmez. Hiç bir görüş sunmaz.

Müşterilerin bankalarla ilgili çeşitli şikâyetleri olur, Merkez Bankası yine tepki göstermez… Sanki başka bir ülkeye aittir... Belki de öyledir!  Suya sabuna dokunmak istemez.

Banka iç usulsüzlüğünden yakalanıp atılan banka mensuplarının birkaç ay sonra başka bankalarda işe girmesi Merkez Bankası’nı hiç ilgilendirmez.  Çünkü bu onun sorunu değildir. Nasılsa yasalar buna izin veriyor.

Bankalarda parasını iç usulsüzlükten kaybeden vatandaşlar kapı kapı dolaşır, derdini anlatacak bir makam arar. Merkez Bankası onları sadece dinler ve konu orada kapanır. Bunları araştıracak ne yetkisi ne de kapasitesi vardır.

Yirmi yıldır dünyada yaşanan teknolojik gelişmeler bankacılık sektöründe devrim yarattı. Bizde durum biraz farklı. Bazı uygulamalar, örneğin internet bankacılığı ve kredi kartı gibi müşteri odaklı hizmetlerde teknolojik gelişmeler olsa da bankaların operasyonel kısmında daha gidilecek uzun bir yolumuz var. 

Ölçek ekonomisinden faydalanamadıkları için bankalarımızın operasyonel maliyetleri yüksektir. Bu maliyet sonuçta yine müşteriye yansır.

Merkez Bankası bu alanda sektöre öncülük yapması ve ortak projelerle maliyetleri düşürmesi gerekir. Tıpkı iki sene önce hayata geçirdikleri Elektronik Ödeme Sistemi (EÖS) gibi. Küçük bir şey gibi görünse de bu gelişme doğru yönde atılmış büyük bir adımdır... Ve Merkez Banka’mızın ender icraatlarından biridir.

Merkez Bankası sektöre öncülük yaparak bu örnekleri çoğaltmalıdır. Gerekirse yasaları güncelleyip bankalara ortak hizmet verebilecek destek kurumların yaratılmasında öncülük yapabilir. Kredi Kayıt Bürosu’nu online yaparak daha hızlı ve etkin çalışır hale getirebilir.

Merkez Bankası’nın kârlı olması zarar yapmasından tabii ki çok daha iyidir. Fakat sorun şu ki yaptığı kârları ne kendi gelişimi için ne de bankacılık sektörünün alt yapısı için harcayabiliyor. Merkez Bankası’nın kârları Maliye Bakanlığı’na, yani hükümetin bütçesine akıyor.

Otuz yaşını aşan Merkez Banka’mızın kendi yapısında da sıkıntılar vardır. Merkez Bankası Başkanı TC’den atanarak gelir, yani KKTC vatandaşı değildir.  Bu bizi hep rahatsız eder… Ama yine de bir şey söylemez, önermez veya itiraz etmeyiz.

Gelen Başkan ülkenin finans sektörünü ve sorunlarını anlayana kadar görev süresi dolar ve ayrılır. Başkan’ların bir hedefi ve buna bağlı olan bir performans değerlendirmesi yoktur. Günü dolunca gitmeyi bekler ve gider.

Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyeleri’nin bir kısmı da TC Merkez Bankası’ndan gelir. Bu üyeler tam zamanlı olarak çalışmaz, Kıbrıs’a sadece toplantıdan toplantıya gelirler.

Esas görevi bankaları denetlemek olan Merkez Banka’mızın Yönetim Kurulu’nda ne ilginçtir ki BDDK’dan, yani esas görevi bankacılık sektörünü düzenlemek ve denetlemek olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan hiçbir üye bulunmamaktadır. Olması gerekmez mi? 

Şimdiye kadar hiç bir hükümet Merkez Banka’mızın bu çarpık yapısı ve kısır döngüsünü düzeltmek için bir adım atmadı, önünü açmadı. Dolayısı ile Merkez Banka’mız  hep arka planda cılız bir ses olarak kaldı... Ürkek, korkak ve çekingen.

Merkez Bankası’nın asli görevi olan denetim konusunda da eksiklikleri çoktur. Bu konuyu başka bir yazımda ele almak üzere geçiyorum.

Evet, özetlemek gerekirse Merkez Banka’mız şimdiki gibi sadece başkanı atandığı veya istifa ettiği zamanlar gündeme gelmemeli... Performansı da sadece kârlılığı ile ölçülmemeli. Yoksa çok yanıltıcı sonuçlar elde ederiz.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Mart 2017, Pazar    Yönetim kurulları ve artan suistimaller ...
17 Ocak 2017, Salı    KOBİ'lerin Finansmana Erişimi
20 Aralık 2016, Salı    Dünya yolsuzluk sıralamasında nerdeyiz?
29 Kasım 2016, Salı    İnternet Bankacılığı ve İç Usulsüzlük
15 Kasım 2016, Salı    Ödeme Kapasitesi mi Ödeme İsteği mi Eksik ?

Yönetim kurulları ve artan suistimaller ...
Prof. Dr. Hatice JENKINS | 19 Mart 2017, Pazar
Yönetim kurulları şirketlerin ve kurumların en üst yönetim organıdır. Hayati önem taşıyan stratejileri belirler ve kararlar alır.
Yani dümen genel müdürün elinde olsa da rotayı belirleyen ve gemiyi gitmesi gereken ye...
KOBİ'lerin Finansmana Erişimi
Prof. Dr. Hatice JENKINS | 17 Ocak 2017, Salı
Tüm ülkelerde ve özellikle de gelişmekte olan ülkelerde küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'lerin) finansmana erişimi zordur. 
KOBİ’ler her ülkede toplam işletmelerin en az 98%’ini oluşturur. Fakat  bu işletmele...
Dünya yolsuzluk sıralamasında nerdeyiz?
Prof. Dr. Hatice JENKINS | 20 Aralık 2016, Salı
9 Aralık Dünya Yolsuzlukla Mücadel günüdür.
Yolsuzluk, usülsüzlük, suistimal, zimmete geçirme, dolandırıcılık...
Şekil olarak farklılık gösterse de özde
“kişisel çıkar için kurumsal yetkinin kötüye kullanılması” an...