Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan GÜLER | 2 Aralık 2017, Cumartesi

"Kıbrıs Türkleri ve Akıncı zihniyetini değiştirmeli!"

Paylaş  
82
165
67

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasidis, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği Londra ziyareti sırasında ‘bugün Kıbrıs sorununu çözmek 2004 yılından daha zor. Rum tarafında zihniyet değişikliği lazım’ şeklinde yapmış olduğu açıklamasına anında cevap vererek ‘esas zihniyet değiştirmesi gerekenlerin Kıbrıs Türkleri ve Akıncı’ olduğunu ifade etti!

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni 1963’de yasa dışı biçimde silah zoru ile gasp ederek üniter Rum devletine dönüştüren yapının başında bulunan kişi kalkmış Kıbrıs Türklerine gidip zihniyetinizi değiştirin diyor! Anastasiadis demek istiyor ki ey Kıbrıs Türkü meşru devlet biziz. Azınlık haklarını kabul ederek zihniyetinizi bu şekilde değiştirin!

Sn. Akıncı, aslında ilk kez 18 Ekim günü ODTÜ Kuzey Kıbrıs’ın düzenlediği Ekonomi ve Politika seminerinde yaptığı konuşmasında ‘Rum tarafında ciddi bir zihniyet dönüşümü olması kaydıyla bir deneme daha yapılabileceğini’ gündeme getirmişti.

27 Ekim’de yazmış olduğum ‘Zihniyet dönüşümü ve erken seçim’ başlıklı köşe yazımda Sayın Akıncı’nın 18 Ekim’de yapmış olduğu açıklamasını ele alarak ‘bir toplumda zihniyet değişikliği olabilmesi öyle üç, beş ayda mümkün olabilir mi?‘ diye sormuştum! Rum toplumu lideri Anastasiadis yapmış olduğu açıklaması ile beni yanıltmadı!

Kıbrıs Rum toplumunun zihnine son 200 senedir Rum liderliği, Kilise ve Rum Ulusal Konseyi öncülüğünde Megali İdea ve Enosis ülküsü ile Kıbrıs’ın er geç bir gün Yunanistan’a bağlanması gereken Helen adası olduğu fikirleri kazınmıştır. Kıbrıs Rum toplumu yeniden Kıbrıs Türkleri ile eşit ortak olmak yerine iki ayrı devlet seçeneğini tercih eder! Nitekim Güney Kıbrıs’ta yaşanan gelişmeler de bu yönde ilerlemektedir!

Kıbrıs Türkleri başından geçen onca kötü acı tecrübeye karşın 1963’de Rumlar tarafından bozulan ortaklığın tekrardan kurabilmesi için Birleşmiş Milletler tarafından bugüne kadar ortaya konulan planlara her zaman sağduyulu ve olumlu şekilde yaklaşım göstererek destek vermiştir. Bu anlamda Kıbrıs Türklerinin uluslararası kamuoyundaki zihniyet ile ilgili durumu son derece açık, net ve berraktır!

Anastasiadis, Akıncı’nın ‘Rum tarafında zihniyet değişikliği lazım’ söylemine cevaben yapmış olduğu açıklamalarında özet olarak ‘işgalci ve azınlık’ durumunda olan Kıbrıs Türklerinin esas mevcut zihniyetini değiştirerek meşru devlet konumunda bulunan kendilerine tabi olmaya davet etmektedir!

Anastasiadis’e sormak gerek, 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit, egemen iki kurucu ortağından biri Kıbrıs Türkleri değil mi? Kıbrıs Cumhuriyeti’ni 1963’de yasa dışı biçimde silah zoru ile gasp edip, Kıbrıs Türklerini dışladıktan sonra üniter Rum devletine dönüştüren Rumlar değil mi?

Rum tarafı federasyon temelinde çözüm konusunda gerçekten içten ve samimi olmuş olsa idi, Kıbrıs konusu bugüne kadar çoktan çözülebilirdi! Rum tarafının Ada’daki yönetimi Kıbrıs Türkleri ile paylaşmaya niyetinin olmadığı son derece açık ve net bir şekilde ortada durmaktadır. Crans Montana’da Temmuz ayı başında çöken müzakere sürecinin ardından geçen süre zarfında görüldüğü gibi Rum zihniyetinde en küçük bir değişikliğin olmadığı görülmektedir! Değişmesi gereken bir zihniyet varsa o da Rum zihniyetidir!

Son olarak 2008’de yeniden başlayan Kıbrıs müzakere süreci Temmuz ayı başında her zamanki gibi yine Rum tarafının uzlaşmaz ve gerçeklere dayanmayan olumsuz yaklaşımları nedeniyle sona ermiş. BM parametreleri ve federal çözüm modeli artık müzakere zemini olmaktan çıkmıştır. Bundan sonraki süreçte yepyeni anlayış ve yöntemlerin gündeme geleceği diplomatik kaynaklar tarafından sık sık dile getirilmektedir.

Kıbrıs Rum toplumu bir çözüm durumunda Kıbrıs Türklerini eşit kurucu ortak olarak kabul etmediği gibi Ada’daki yönetimi de paylaşmaya yanaşmamaktadır. Sn. Akıncı, ‘Rum tarafında ciddi bir zihniyet dönüşümü olması kaydıyla bir deneme daha yapılabileceğini’ dile getirse de Kıbrıs Rum toplumu, Kıbrıs Türklerini yeniden eşit kurucu ortak olarak kabul ederek Ada’daki yönetimi paylaşmaktansa anlaşmalı ayrılık yani iki devletli çözüme daha sıcak bakmaktadır! Mevcut durum bundan ibarettir. Kıbrıs Türk toplumu olarak artık mevcut bu gerçeği görmemiz gerekiyor. Kıbrıs Rum toplumundaki zihniyet değişikliğini yok sayıp, mevcut gerçekleri görmezlikten gelerek Kıbrıs Türk halkına bir 50 yıl daha müzakere masalarında zaman kaybettirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
19
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Eylül 2018, Perşembe    "Reçete"
15 Eylül 2018, Cumartesi    Kırgızistan Notları 3 (Macaristan)
14 Eylül 2018, Cuma    Kırgızistan Notları 2 (Türk Konseyi)
12 Eylül 2018, Çarşamba    Kırgızistan Notları 1 (Göçebe Oyunları)
15 Ağustos 2018, Çarşamba    Azim, kararlılık, istikrar ve başarı
8 Ağustos 2018, Çarşamba    Kutuplaşma tehlikesine dikkat!
31 Temmuz 2018, Salı    Rum Yönetiminin savaş çıkarması an meselesi!
25 Temmuz 2018, Çarşamba    Sende mi Tsipras?
20 Temmuz 2018, Cuma    BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki misyonu nedir?
13 Temmuz 2018, Cuma    Anastasiadis’in blöf stratejisi!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Reçete"
Gökhan GÜLER | 20 Eylül 2018, Perşembe
"Reçete" 
Rum tarafının hâkimiyetçi, klasik katı ve uzlaşmaz tavırlarını sistematik bir biçimde sürdürmesi nedeniyle hatırlanacağı üzere Crans Montana’da Kıbrıs müzakere süreci 2017 Temmuz ayı başında sonlanmıştı.
...
Kırgızistan Notları 3 (Macaristan)
Gökhan GÜLER | 15 Eylül 2018, Cumartesi
Kırgızistan Notları 3 (Macaristan)
Kırgızistan’ın ev sahipliğinde 2 Eylül akşamı Issık Göl’de düzenlenen 3. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış töreninde 79 takım arasında en büyük ilgiyi şüphesiz Macar Turan Vakfı Başk...
Kırgızistan Notları 2 (Türk Konseyi)
Gökhan GÜLER | 14 Eylül 2018, Cuma
Türk tarihi ile ilgili olarak çocukluk yıllarımızdan itibaren gerek okullarda okuduğumuz ders kitaplarında, gerek roman ve makalelerde, gerekse film ve belgesellerde bizlere anlatılan Türklerin tarih sahnesine çıktığı...