Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan GÜLER | 30 Aralık 2017, Cumartesi

Yeni yıl yeni umutlar

Paylaş  
75
160
71

Hayatta çoğunlukla biten sona eren şeyler bizi hüzünlendirir. Oysa bir yılın sona ermesi hemen hemen kimsede büyük bir hüzne neden olmamaktadır. Bunun en önemli sebebi ise biten bir yılın yerine hemen yenisinin başlaması ve her yeni başlangıçlar gibi içinde binlerce umudu barındırıyor olmasından ileri gelmektedir.

Acısı, tatlısı, iyisi, kötüsü, hüznü ve mutluluğuyla bir yılı daha geride bırakıyoruz. Yeni yıla iki gün kaldı. Hayatımızda yeni olan her şey bizleri umutlandırmakta ve hayal dünyamızda yepyeni beklentiler içerisine girmemize sebep olmaktadır.

Hayatımızdaki her şey Facebook, İnstagram ve Twitter'a koymuş olduğumuz mutluluk resimlerimizdeki gibi her zaman yolunda gitmeyebiliyor. Yolunda gitmeyen işlerin bir kısmı bizim kararlarımız ile değişebilme ihtimali içeriyorken bir kısmı ise bizim kararlarımızın dışında gelişebiliyor.

Yıllar içerisinde birçok konuda almış olduğumuz karar, tavır, tutum ve davranışlarımız bizleri etkilemektedir. Bu bağlamda yıllar içerisinde elde etmiş olduğumuz kazanımlarımız ve kayıplarımızın etkisi de bizleri doğal olarak derinden etkilemektedir.

Hayat sonuç itibarı ile tecrübelerimizden oluşmaktadır. Geçmişte düşmüş olduğumuz hatalardan ders almak yerine aynı hataları dönüp dönüp tekrar ederek başarılı olmayız. Yaşadıklarından ders almayanlar geçmişte yaşamış oldukları hataları tekrarlamaya devam ettikleri sürece kayıplar vermeye devam edeceklerdir.

Gelişmek için değişmek şart. Değişim olmadan gelişim olmuyor. Ne gariptir insanoğlu. Hem hayatında yenilikler ister, hem de kendi hırslarına yenilerek geçmişe takılı kalmaktan kendini kurtaramaz. Hayatta önemli olan kendi kendimize özeleştiride bulunarak yaptığımız yanlışlardan vazgeçebilmeyi başarabilmekten geçer.

Toplumumuzdaki bir kısım insan birbirinin eksiklerini bulmak için etrafında bulunanların hayatlarıyla uğraşmakta! Bu davranış şekli yıllar geçtikçe ne yazık ki toplum içerisinde önemli ölçüde yer etmeye başladı. Öyle ki bazıları kendilerine rakip olarak görüp kıskandıkları kişileri nasıl aşağı çekebilirim diye ardı arkası kesilmeyen davranışlar içerisine girebiliyor.

Bu tür davranış ve yaklaşımların Kıbrıs Türk toplum yapısına son derece olumsuz etki ve sonuçları olmaktadır. Kıbrıs Türk toplumu olarak örf, adet, gelenek, görenek ve kültürel yapımıza en önemlisi de erdemlerimize sahip çıkmalıyız.

Bizi biz yapan hasletlerimize sahip çıkmaz, geçmişte yapmış olduğumuz hataları yapmaya devam eder ve vurdumduymaz bir boş vermişlikle yaşamaya devam edersek kaybeden biz oluruz! Topluma karşı yabancılaşmaya başladığımız anda unutmayalım ki, bizde kendimize yabancılaşırız. Gün gelir sonunda kendi toplumumuzu tanıyamaz hale geliriz!

***

Önümüzde genel seçim var. Genel seçimden toplum olarak beklentimiz nedir? Genel anlamda toplum olarak ekonomiden tarıma, ulaştırmadan, sağlığa, enerjiden, eğitime, turizmden, çevreye,  trafikten çalışma hayatına ve adaletten sosyal yaşama kadar daha pek çok alanda kalkınma ve istikrarlı bir yönetim istiyoruz.

Peki, bunun için toplum olarak ne yapıyoruz? Partiler içerisindeki bazı siyasilere kızgın olabiliriz. Partiler içerisindeki bazı kişileri değiştirmenin yolu sandığa gitmemek ya da karma oy vererek bireyselliği öne çıkartarak bazı adayları öne çıkartmak değildir. Bireysel olarak kurtuluş mümkün olabilir mi?

Kıbrıs Türk toplumunun sonu belirsiz maceralara ayıracak zamanı yoktur. Sandığa gitmemek ya da sandığa gitse dahi karma oy vermek istikrar yerine istikrarsız bir döneme davetiye çıkarmak anlamına gelmektedir.

Toplum olarak ekonomiden tarıma, ulaştırmadan, sağlığa, enerjiden, eğitime, turizmden, çevreye,  trafikten çalışma hayatına ve adaletten sosyal yaşama kadar daha pek çok alanda kalkınma ve istikrarlı bir yönetim istiyorsak bunu ancak sandığa giderek kendimize en yakın bulduğumuz partiye mühür vererek sağlayabiliriz.

Toplum olarak şu soruyu öncelikle kendimize sormalıyız? Sorumluluk duygusu içerisinde mi hareket etmeliyiz? Yoksa sorumluluk duygusunu yok sayarak sandığa gitmeyecek veya gitsek dahi bireysel kurtuluş yolunu tercih ederek istikrarsız bir dönem yaşanmasına imkân mı vereceğiz?

***

Bu duygu ve düşüncelerle tüm herkese 2018’de sağlık, huzur, mutluluk ve başarılar diliyorum. Her şey gönlünüzce olsun...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
8
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Haziran 2018, Cumartesi    TANAP, Eastmed, Pesco, EurAsia, ve KKTC
8 Haziran 2018, Cuma    Psikolojik durum uyarı veriyor!
1 Haziran 2018, Cuma    28 Belediye ile son seçim mi?
25 Mayıs 2018, Cuma    Suyu doğru yönetebiliyor muyuz?
18 Mayıs 2018, Cuma    Sosyal medyadan sanal diplomasiye
11 Mayıs 2018, Cuma    Enerji Satrancı ve Kıbrıs
4 Mayıs 2018, Cuma    Guterres çerçevesi var mı, yok mu?
27 Nisan 2018, Cuma    Alternatifleri konuşma zamanı
20 Nisan 2018, Cuma    Kıbrıs'ta çözüm (federasyon) neden olmuyor!
13 Nisan 2018, Cuma    PESCO’nun gölgesinde kalan liderler yemeği!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

TANAP, Eastmed, Pesco, EurAsia, ve KKTC
Gökhan GÜLER | 16 Haziran 2018, Cumartesi
Günümüzde güçlü bir devlet olmanın yolu enerji sorununu çözmekten geçmektedir. Eğer bir devlet enerji sorununu çözebiliyorsa, ekonomik anlamda da belli bir gücü elde etmiş demektir.
Artan nüfus, şehirleşme, ekonomik ...
Psikolojik durum uyarı veriyor!
Gökhan GÜLER | 8 Haziran 2018, Cuma
Yakın tarihte savaşlar ve göçler yaşamış bir toplumuz. Savaşlarda kaybettiklerimiz nedeniyle acılarımız hala sıcaklığını korumakta. Yaşanılan savaşlar ve göçler nedeniyle hala travmalarımız mevcut.     
Uzun yıllardı...
28 Belediye ile son seçim mi?
Gökhan GÜLER | 1 Haziran 2018, Cuma
Önümüzdeki 24 Haziran yerel seçimlerinin hemen ardından öyle anlaşılıyor ki ciddi bir yerel yönetimler reformu ile karşı karşıya kalacağız. Aslında öngörülen yerel yönetimler reformunun çok geç kaldığını söylemek gere...