Bizim politikacılar ki iş yoktur hiçbirinde!
Bizim politikacılarda iş yok
Hiç güvenmeyin...
Bunlar sadece koltuk sevdalısı
Hani bir fikir üretenini gördünüz?
Yok
Acaba niçin?
Ve acaba neden kimi seçsek aynı çıkıyor?
Biz seçiyoruz be gardaş!
Beğenmeyip değiştiriyoruz, gene aynı
Neden?
O büyük bir köy odası gibi döşenmiş "yüce meclis"in gıcırdayan ve arkaya yaslandınız mı devrilen koltukları bunları ne edip de bozuyor be gardaş?
Hasbel kader, bir dönem o koltuklara oturdum
Bir daha geri gelmek için "fikir üretmekten" önce ne yapmanız lâzım geldiğini gördüm.
Bakın yazayım, yalanım varsa yüzüme tükürün
Be gardaş, milletvekili seçildiysen ve gene oraya gelmek istiyorsan, yapman gereken en önemli iş, önce düğün kaçırmamaktır!
Bu memlekette düğünler mayıs ayında başlar, kasımda biter
Haftada en az sekiz, bazen 15 tane davetiye alırsın.
Çarşamba'dan, Pazar gecesine kadar
Gecelerin kollapstır
Ve gene de hepsine yetişemezsin.
Bu bir yıl içinde, akşamlarının minumum %40'ını düğün kuyruklarında ya da düğün trafiğinde geçiriyorsun demektir.
Geriye kalan %60 akşam da ya köy gezisinde olman lâzım veya "hakla bütünleşmek üzere" meyhanede
Gündüzler bundan hali değildir
Bu defa da cenazeleri takip edeceksin
Tanın, tanıman mühim değildir
Camii'ye gidecen
Cenaze namazını kılacan!
Mezarlığa da gider bir kürek de toprak atarsan, çok eyidir
Hele hele, akşam da mevlide uğrar, düğüne oradan yollanırsan, senden halkçısı bulunmaz
Zaman kalırsa bir da meyhane yap, tam "halkçı" ol
"Kaaveye çıkmak" da önemli bir halkçılık göstergesi olduğundan, onu da ihmal etmemek lâzım
Çıkıp oturmak yetmez! İyi tavla ya da prefa da bilecen
Pilot en iyisidir
Eğer çok eyi halkçı, ya da yeterince kurnaz isen, arada bir de yenilmelisin
Uyarına getirir, birine de bir parmak atarsan, vallahi senden halkçısı yoktur
On dönem aday olsan, hepsini de kazanırsın
Bu "halkçılık" faaliyetinden zamanın kalırsa, memleketin sorunlarını inceleyebilirsin.
O sana kalmış
Benim mecliste bulunduğum dönemde, bir ikinci dil bilenlerimiz, mevcudun %10'u değildi.
O "burnu gıllı"lardan biriysen, ve "halkçı"lıktan feragat edip, o sorunların nedenlerini ve dünyada nasıl çözüldüklerini araştırmak, tabii senin meşrebine kalmış.
Ama diyelim ki yaptın
Bir sorunu ele aldın, sebebini tespit ettin, çaresini de ürettin, yazıya döküp, bu konuda bir yasa da ürettin
Muhalefetteysen zaten sesin davulcu bilmem nesi gibidir!
Hükümetteysen de ilgili bakan arkadaşın senden huylanır.
"N'oluyor, bizim iskemleye göz dikdi? Hesaplaşırık ilk seçimde" olur
Ama bütün bunlar bir yana, zaten sen o yasa önerini meclise versen bile, hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.
Çünkü bu anayasaya göre, vekilin yasa önerisi, gündeme giremez.
Hükümetin getirdikleri görüşülüp biterse eğer, sonra sana sıra gelir ve zaten hükümetin her getirdiğine de öncelik alındığından, yazdığın yasa kadük olur!
Zaten senin, milletvekili olarak fiilen meclis genel kurulunda konuşma hakkın da yoktur
Hükümet veya parti meclis grubu adına konuşabilirsen ne alâ?
Yoksa hakkın 5 dakikadır
Ya da "gündem dışı" söz alır, boş koltuklara konuşursun
Ne dinleyecek adam?
Cevap verme hakkı yok
Geçen dönemin son konuşması bana aittir
Tutanaklar orda duruyor
Kürsüde söyledim bunları
Ve "istemem böyle mecliste olmayı" dedim
Bu Çoronikliği talep eden sizsiniz
Kimden hesap soruyorsunuz?
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.