Derviş Zaim'in gördüğü ve Hazar... Ve Osman...
Geçen yaz sonuydu
Neşe Ergüçlü, yanında bizim Ulaş'ın küçük kızkardeşi gibi sevdiği kızı Hazar, sohbet ediyoruz.
Hazar, tiyatro, daha doğru bir deyimle "acting", okumaya karar vermiş, Türkiye'ye konservatuarın özel giriş sınavına gidecek
"Nazım abiii.." dedi," acaba beni alacaklar?"
"Hazar'cığım" dedim, "sen bir Derviş Zaim oyuncususun artık Bu kadar mütevazı olma da inanırlar sonra Git, ne hazırladıysan, oyna Seni değil de beni mi alacaklar?"
Şu anda konservatuar öğrencisi
Dün akşam, vizyona girdiği ilk gece, Gölgeler ve Suretleri seyrettim
Hazar Ergüçlü'ye, "git da korkma" derken, oyunculuğunu elbette ki bilmiyordum!
Dün akşam gördüm.
Bu film üstüne konuşmazsak, kendi kültürümüze küfretmiş oluruz.
Her şeyden önce, yönetmen ile ilgili hükmümü söyleyeyim: Ben mızır adamım
Dünyada adı çok söylenen bir hayli yönetmenin, pek çok filmini seyredince, "hadi be sen de" dediğim olmuştur.
Örneğin Er Ryan'ı Kurtarmak'ı seyrettiğimde, Steven Spielberg için öyle dedim!
"Hadi be sen de! Yarım film yapmış Yarısı muhteşem, ikinci yarısı kovboy filmi "
Oğlum da yönetmenlik okudu
Kısa bir filmi var
Seyrettim, "Nedir be bu kargaşa? Kimin eli kimin cebinde belli değil! Elinin körü " dedim, çocuk Fransız Ulusal Filmcilik Okulu'ndan davet aldı o filmle
Daha okul borcunu ödeyemedim
Yakında mahkemelik de olabilirim...
İşte bu mızır herif olarak diyorum ki: Ellerin dert görmesin Derviş Zaim
Bu halktan sana ne geçmişse, hepsi helâli hoş olsun
Yalnız biz değil, bu ada seninle gurur duymalı
"Nazım abiii Acaba beni alırlar?"
Bütün gece ağlamaktan gözlerimi çıkarttın be Hazar?
Oysa işte bildiğim bizim Süleyman Ergüçlü'nün bir avuç gıccağaccığısın
İnsanın, hiç tanımadığı, bir oyuncuyu, çok iyi oynuyor diye, rolü ile özdeşleştirmesini, anlarım.
Ama bu, işte Hazar!
Bizim kız
Mağarada bekleme sahnesine mi ağlamadım?
Taşı kapıp girişmesine mi?
Kapıları kırıp saldırmasına mı?
Mezarların başında dua etmesine mi?
Ağladım be Hazar
Okun bu yazıyı?
Bu yaşta bu kadarsan, seni almayıp da ne yapacaklardı ya a benim gızcığım?
Yolun ferah olsun Hazar'ım
İnşallah ömrümüz yeter de çok daha güzel oyunlarını da görürüz
Başka birinden de söz etmeliyim
Bütün oyuncular da iyiydiler, Türk olsun, Rum olsun
Ama Osman Alkaş!
İyi oyuncu olduğunu biliyorduk
Ama meğer sadece iyi değilmiş
Osman Alkaş, büyük oyuncuymuş meğer?
Bu memleketin, gözü kör olsun
Böyle insanlar, sıradan adam gibi ömür törpülüyor
Film, Derviş Zaim'in kendine has gözüyle, 1964 Kıbrıs'ını anlatıyor!
Bir Kıbrıslı Türk gibi
Bu lâfı bilerek kullanıyorum, Kıbrıslı Türk
Düşmanına da empati geliştirebilen, kendini de eleştirebilen
Ama haklı olduğunun farkında, sinmektense, ölmeyi göze alan
Ancak akıllı
Filmde Veli vurulduğunda, gönlümden bir şey koptu
Aklın vurulmasının simgesiydi
Ve her karede, Derviş Zaim'in Kıbrıs sevgisini beynimize nakşeden o görüntü kalitesi
O resim ustalığı
Sanki de Karpaz'ı okşar gibi, Mağusa Surları'nı öper gibi
Ödül almış zaten ama Kıbrıslı gözle bakınca, ödülden fazla
Baba filminde, bir Sicilya ovaları sahnesi var!
Bu filmin, tümü o kalitede...
Mağusa Sancaktarı'nı da tanıdık!
Gizlenme usta
İçer gibi izledim Gölgeler ve Suretler'i
Gözyaşlarımı gizleyemeden, ışıklar yandı
Üşenmeyin, kalkın sinemaya gidin
Perdede kendinizi göreceksiniz
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.