Androbi
Bizim memlekette, her nedense, insanlar söylediğinize değil, size yom ettikleri lâflara cevap verirler.
Bilinen en meşhur örnek, Namık Kemal'in Mağusa mektuplarıdır.
Sıtma, göz hastalığı ve dedikodudan şikâyet eder ünlü şair
Çok daha eski örneklere de başvurabiliriz.
Örneğin Exceptra Cypria'da bir yerde Cobham ta Bizans döneminde, Bizanslı bir yöneticinin, Kıbrıslılar'ın dedikodusundan şekva ettiğini anlatır.
Kitaplığım köydeki evde olduğu için, sayfa numarası veremiyorum; zaten gazete yazısında gereği de yok
Bu uydurduğunu gerçek sanma hastalığı ve bir de üstelik bunu yayma illetinin, daha yeni örnekleri de var: Meselâ 1903'te Şeyhülislamlık'ın adaya gönderdiği kadı, İstanbul'a çıldırarak dönmüştür. Çünkü padişahçılar, durmadan adamın Jontürk eğilimli olduğunu; Jöntürk kadroları da durmadan, adamcağızın Nakşibendi yani gerici olduğunu bildiren jurnaller göndermekteydiler İstanbul'a Kadı hazretleri, "kafayı yedi" amiyane tabirle Bir jöntürktür diye savunma yazıyor, bir nakşibendidir diye Sonunda, çıldırdı, gitti
Bize bir şey olmuyor ama
Zira Rum'u Türk'ü, Kıbrıslılar, dedikoduya karşı efzunludurlar.
Bize "tokunmaz"!
Dün, burada ve intenet sayfasında yayınlanan yazıma bakınız!
Diyorum ki: "Modern çağda kabile yönetimi ile devlet yönetilemez.
Bunda ısrar edersek, çözüm olursa güneyin; olmazsa kuzeyin kulu olacağız.
Çünkü o sistem, şefler ve kulları sistemidir
Kırk katır mı, kırk satır mı?"
İnternet sayfasında, bizim bir Girneli Mustafa var
Adını vermeğe çekiniyor
Müstear isim kullanarak, "eleştiriyor"!
Sanki de yazıyı okumamış, ya da okuduysa anlamamış gibi döşenmiş
Vay! "Sen bizim halkımızı parçalayacan yani?"
Sevgili Mustafam, hepimizdeki anlayış senin kadarsa, zaten biz bittik
Yahu hiç değilse okuduğunu anla da eleştireceksen eleştir
Bir de baktım ki bir manşet:
"Ferdi Sabit Soyer, başkanlıktan çekilmek için, önkoşul sundu "
Şimdi bakın
Bu adam benim ahbabımdır
Ama bilen bilir ki siyasi meselelerde, tartışırken, bizim ahbaplık gibi bir dayanışmamız yoktur.
Herkesin yapamadığı eleştirileri ona ben yaparım, eğer yaptığı ya da dediği aklıma yatmazsa
Geçen geceki PM toplantısında, Soyer uzun bir konuşma yapıp, partiye yeni bir örgütlenme modeli önererek, kendisinin hiçbir göreve talip olmadığını da defaatle söyledi!
Buna rağmen bahçeye kahve içmeye çıktığımızda, hala "oyun yapıyor" diyenler vardı
Parti meclisinde konuşulanları, sokakta konuşmamak gibi bir geleneğimiz var güya ama dedikodu, bundan müstesnadır elbette
Ne de olsa, Kıbrıslıyık!
İşimiz ne?
Soyer 19 yaşında CTP'ye üye olmuş, 58 yaşında bir adamdır.
Kırık yıl
Sokaklara fırça ile slogan yazmaktan başlayıp, parti başkanlığına kadar gelmiş bir adam!
Dolayısıyla, "Bunu partimize ve halkımıza kendim açıklamak istiyorum, lütfen şimdilik aramızda kalsın" dedi
Bu kadar hatırı yok muydu?
Birileri gazetelere, "önkoşul ileri sürüyor" diye haber uçuruyorlar
Yalan
Yalan olduğunun 67 tane şahidi var
Dedik ya, Kıbrıslıyık!
İşimiz ne?
İki sene önce "bir daha aday olmayacam" diyen adama, iki sene boşuna mı sövdük?
Öyle bir rezil edelim ki bir daha bu partiye yönetici olmaya, kimse heves etmesin
Küçük olsun, bizim olsun
Ferdi'nin arkadaşıyım
Ama hiç "adamı" olmadım
Kırk yıllık dostluğumuzda, ona aklımın kestiği, kesmediği öyle eleştiriler yaptım ki bazen haklı, bazen haksız; duysanız dudaklarınız uçuklardı.
İki haftadır söylediklerimi, bazı balligariler, yüzüne karşı söylemeye hayatta cesaret edemezler
Başarılıydı! Başarısızdı
Bu süreçte bunları da konuşuruz gerekirse!
"Androbi re "
Belki bunu anlar bazıları...
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.