Deniz Özgürlük ve bir büyük şair
Belki de adalı olmaktandır, karalar beni sıkar!
Bir kıt'anın ortasında olduğumu hissettiğimde, afakanlar basar beni, boğulurum.
Denizi görmek değil mesele, kokusunu hissetmek, oradan gelen rüzgârı solumak ve hele parmağımın ucunu olsun denize sokabilmek!
Sanki de özgürlük duygusu ile özdeştir bende
Lefke'de olduğu gibi lâcivert, İstanbul'da olduğu gibi açık mavi, Rize'de olduğu gibi içinden yunuslar fışkıran mat mavi, Hamburg'taki gibi gri, binlerce metre yüksekten gördüğüm Hint Okyanusu'ndaki gibi türkuaz renkte olabilir
Baktığım ufkun gerisinde ne olduğu ve ne kadar yakın ya da uzak olduğu ile de ilişkili değil bu
Karşınızdaki sisin hemen arkasında Anamur'un olduğunu bilebilir, aydınlık günlerde görebilirsiniz de
Ya da her koşulda Üsküdar burnunuzun dibindedir örneğin!
Yahut da ufkun gerisinde, çooook uzaklarda Avustralya vardır
Bakû'de, Hazar Denizi kıyısında da yaşadım bu hissi ben
Sonsuzluk ve özgürlük
Oysa karşı kıyı işte Atayurdu, Türkmenistan!
Elini uzatsan tutacaksın
Dün, Lefke'ye uğradım bir lâse
Oğlum deniz istedi, birlikte girdik
Bir yandan son günlerde akil bir dostla giriştiğimiz tartışma, öte yandan deniz.
İki kulaç arasında, aklıma şu şiir geldi:
Dilersen de ki seninle ürperdi Akdeniz
Sütunlar mermerler boyunca ilk uygarlıklar
Zeytin ağacında bir acı özlem
Turunç çiçeğinde eski sevdalar
Oysa ki şimdi ben bilmem kaçıncı kez ölmüşüm
Kırgız Yaylasından yola çıktığımdan beri
Arkamda sürüklenen gölgemin içine gömülmüşüm
Oysa ki ben ne maddeymişim ne ruhmuşum
Madem ki ilk kuşaktan beri ölmüşüm
Sonraki ölümlerden korkmuyormuşum
Çünkü tanrılar şöleninde
Güneşe en yakın konukmuşum
Oysa ki ben bir mavi ışıkmışım
Tanrıdağı göllerinde yıkanan
Kırk Kız'ın, kırkına birden aşıkmışım
Tanıdınız değil mi? Büyük usta Osman Türkây'ın
Bin sene önce yaylâ'dan o yüzden mi çıktı acaba bizimkiler?
Denizden çıktım
Bir yandan çocuğu mutlu etmekle uğraşıyorum, öte yandan sağolsun her koşulda yanımda duran bir dost bana bölgede olanlarla ilgili bir takım şeyler anlatıyor, kendisi Kıbrıs'ta doğmadı ama akrabamdır, Yörük'tür!
O "Kırgız yaylasından" beraber yola çıktıklarımızdan
Öte yandan da son günlerde tartıştığımız o konu aklımda.
Meltem, bir Osman Türkây daha getirdi:
"Ne idiysem oydum
Ne isem oyum
Ne olacaksam o olacağım
Kurtuluş olasılık dışı "
Şimdi "Beratlı hidayete eriyor" demeyin ha!
Tam da "tarihsel materyalizm"i anlatmış usta!
Oysa Marx'a ne kadar karşıydı, iyi bilirim
Karanın göbeğinde oturmanın anlamı yok!
Deniz'e koşun
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.