Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Nazım BERATLI | 31 Ekim 2012, Çarşamba
Küçük, Kâşif, yasallık, meşruiyet ve gelenekler hakkında 1

Bu yazı yazılırken, henüz UBP başkanlık kavgası hakkındaki karar alınmış değildi! Yayınlanması, söz konusu karardan sonra gerçekleşecektir!

Avrupa’dan örnekler vererek, buradaki bir politik hadise ne anlaşılabilinir ne de hakkında doğru bir yargıya varılabilir! Olayı tartışmadan önce, tartışılması gereken başka şeyler var! Bazı genel kavramlar… Yoksa hiçbir Kıbrıslı, ya da Türk; hiçbir durumda, bir İngiliz gibi davranmaz! Bu bakımdan, “Thatcher” diye bir örnek, bizim önümüze konulmamalı! Konulabilseydi, çok iyi olurdu! O başka… Sekiz yüz yıldan beri seçim yapan bir toplumla, otuz beş yıldan beri seçim yapabilen bir toplumun, ayni siyasi geleneklere sahip olmalarını beklemek, ölü gözünden yaş beklemektir! Keşke bizde de demokrasi o kadar eski ve geleneksel hale gelmiş olsaydı! Ama onlar ilk seçimlerini yaptıklarında, biz daha Gıyasettin Keyhüsrev tarafından yönetiliyorduk!

Yönetenlerin meşruiyetini sağlayan nedir? Çoğumuzun ilk ağızda diyebileceği gibi “Hukuka uygunluk” değildir! Çünkü, hukuku siyaset yapar! Öyle yükseklerde bir yerde, insan iradesinden bağımsız bir yüce güç, yoktur! Yönetenlerin yazdığı metinlerdir, hukuk! Hammurabi, Kanuni gibi örnekler, “sözü kanun olan” bireylerdir! Ama 12. yy’da İngiltere’den başlayarak, meclisler de yazsa, sonunda hukuku politikacılar yaparlar… Ona bakarsanız antik Atina’da ve Roma’da da meclisler vardır ama sadece özgür bireyleri temsil ederler… Yasaları, onlar yazar…

Yönetenlerin meşruiyetinin dayandığı güç, yönetilenlerin, onlara teslim ettiği, “yönetme hakkı”dır! Yönetenlerin yazdığı hukuk metinlerinin meşruiyetini ise gelenekler sağlar! Ünlü İngiliz tarihçi Thompson, Görenek ve Avam adlı çalışmasında, “hatırlanamayacak kadar eski bir zamandan beri, halkın çoğunluğunun doğru kabul ettiği, inançlar ve davranış biçimleri”ni, gelenek, görenek olarak tanımlar! Ve der ki : “Aksine bir kanun çıkarılmadığı sürece, gelenek, yasadan güçlüdür!” Tabii aksine yasa yapabilmek için de o geleneğin, artık hükmünü yitirmesi gerekir! Yoksa kamu vicdanında değerini koruyan hiçbir geleneğe karşı, hiçbir siyasetçi yasa yazamaz, hiçbir meclis de onu kabul edemez! Çünkü bunu yaptığı anda kendi yönetme hakkının meşruluğu tartışılır olur! Ve elbet sonunda biri gelir, o geleneğe aykırı “yasa”yı, ilga eder… Ezan’ın kanunla Türkçe okutulmasını düşünün, ne dediğimi daha iyi anlarsınız! Olağanüstü mahkemede adam assanız bile, hükmünü sürdürmekte olan geleneği, yasa ile ortadan kaldıramazsınız! Uygun bir zamanda başını çıkarmak üzere, yer altına itersiniz, belki! O da garanti değildir!

Kesin olan, yönetilenlerin, size teslim ettiği yönetme hakkının, ancak onların iradesine uygun olarak kullanılması halinde, meşruiyetini koruyabildiğidir.

Gene Thompson’a dönersek, o geniş halk kitlelerinin gerçek iradesinin, gelenek oluşturmada dahi etkili olmadığı görüşündedir! Ne yazık ki yönetilenler, ne asıl gücün kendileri ne de asıl değerin kendi değer yargıları olduğunun farkında değildirler! Sadece öyledir sanırlar… Onların yerine bu görevi, bir “elit” yapar… Siyasetçi, yazar, bilim insanı, ruhban, entelektüel… Zamana ve zemine göre… Ama bu işlev, öyle bir ustalıkla yapılır ki geniş yığınlar en sonunda, o düşünce ve davranış biçimlerini, kendilerinin ürettiğini sanarak, onları sahiplenirler. Konuya yarın da devam edelim…

Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
31 Ekim 2012, Çarşamba
KOR NECMİ         - MAĞUSA
YAŞA BE DOKDOR SANADA TAM BÖYLE YAZILAR YAKIŞIR İŞTE .BELKİ BU STATÜKOCU VE SALTANAT YANLILARI OKUR DA BİRAZ FEYZ ALIR MAMA NERDE O GÜNLER .YAZMAYA DEVAM LÜTFEN
YAZARIN SON 10 YAZISI
24 Nisan 2015, Cuma    CTP de değişmelidir…
23 Nisan 2015, Perşembe    CTP kaçıncı parti?
8 Nisan 2015, Çarşamba    Eksik olsun sizin vereceğiniz eğitim...
7 Nisan 2015, Salı    Birkaç kendini bilmez...
4 Nisan 2015, Cumartesi    Hem hasta olacan hem maraza çıkaracan
1 Nisan 2015, Çarşamba    Arif Hoca ne deyip tarihe geçtiydi...
28 Mart 2015, Cumartesi    Gözümüzü oydurduk geri geldik...
7 Mart 2015, Cumartesi    Kaça çıktı kaça?
4 Mart 2015, Çarşamba    Adı gibi Aydın bir Kalfaoğlu
14 Şubat 2015, Cumartesi    Fikir tamam değilse zikir nasıl olur?

increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (1)

CTP de değişmelidir…
Dr. Nazım BERATLI | 24 Nisan 2015, Cuma
Dün, Şener Uluşan’ın bir iddiasını paylaştım sizinle. Aşağıdaki yazı CTP’de iki kurultay önce yazıldıydı. Çok yerde yayınlandı. Ama bir kitabımda da duruyor. “CTP de Değişmelidir”… Daha başkan Ferdi S. Soyer idi… Şim...
CTP kaçıncı parti?
Dr. Nazım BERATLI | 23 Nisan 2015, Perşembe
Bilindiği gibi üç ay içinde iki büyük ameliyat geçirdim. Polat ve Rasıh sağolsunlar, bana ta ilk hastalandığımda, “ Keyfine bak, kendini iyi hissetmeden yazma…Köşen senindir…” dediler… Ben de bu hakkı yeterince kullan...
Eksik olsun sizin vereceğiniz eğitim...
Dr. Nazım BERATLI | 8 Nisan 2015, Çarşamba
Benim liseye gittiğim çağlarda, özellikle Şubat tatillerinde, lise öğrencileri, bahçelerde çalışır, cep harçlığımızı çıkarırdık. On altı, on yedi yaşında delikanlılar, eğer kesim işçiliği yaparsak, on şilin gündelik a...