Ana Sayfa >> Yazarlar Yrd Doç Dr N BERATLI | 15 Nisan 2017, Cumartesi
Başkanlık sistemi
Paylaş  
19
36
15

Bu yazıyı, 22.3.11 tarihinde bu sütunda yayınlamışım…

Okuyalım:

Başkanlık Sistemi, dünya siyasetine ABD’nin hediye ettiği bir siyasi düzenlemedir ve kökeni, daha sömürge iken, kurulmuş bulunan Sömürge Meclisi’ne dayanır. İngiltere’ye isyan ettiği zamanki “Amerika” bugünkü ABD değildi… Hiçbir anlamda…İsyanda başı çeken de İngiltere’nin düzenlediği sınırlardan oluşmuş 13 ayrı eyaletti. Henüz değil Pasifik kıyıları, orta Amerika bile kurulmakta olan devletin sınırları içinde değil, Texas ile Californiya Meksika’ya, Alaska Rusya’ya bağlıydı.

On üç eyaletin temsilcileri, önce İngiliz parlamentosunda temsil edilmek istediler. Reddedilince de isyan edip, bağımsızlık talep ettiler. Kurucu Babalar diye anıla bir ekip, o koşullarda, sömürgeciliğe karşı tepki olarak oluşan bireycilik esaslarında, yeni bir sistem kurdular. Bağımsızlık, o şartlarda elde edildi.

Anayasayı da ki dünyanın en eski ve en değiştirilmeyen anayasasıdır, beş adet çiftçi yazdı… Sistemin temeli, tarihsel nedenlerle bireyciliğe dayanır. Özü şu:

İki dereceli seçimle bir başkan seçilir ve bu başkan halka karşı yürütmeye ait tüm politik ve hukuksal sorumluluğu üstlenir. Yasama ve Denetleme ise ikili bir meclis eliyle uygulanır. Her eyaletin nüfusuna göre temsil edildiği Temsilciler Meclisi ve her eyaletin eşit temsil edildiği, senato! Sistemin temeli birey haklarına dayandığı için, “parti disiplini” diye bir kavram yoktur! Hangi eyalette, hangi partinin kimi aday göstereceğine de parti delegeleri veya üyeleri değil, halkın bütününün katıldığı bir ön seçimle karar verilir. Zaten disiplini ortadan kaldıran da bu! Yeniden aday olup, meclise gelmek üzere senatör veya Temsilciler Meclisi üyesinin, “gebe kaldığı” bir tek makam vardır: … Seçmenin tümü... Parti ya da başkan değil! Dolayısıyla, Yürütme, Yasamayı kontrol edemez! Başkan’a yaranabilirsin ama halk seni “kusar” sonra… Seçilen, kendini halka beğendirmek, zorundadır. Başkan da olsa, vekil de…

Neden disiplinsizlik?

Bütün yetkiyi bir kişi ve onun kendinin atayacağı bir bakanlar kuruluna verirseniz (ki orada bakan yok, başkanın “sekreterleri” vardır) ve onun mensubu bulunduğu parti de mecliste çoğunluğu oluşturur ve vekiller de disiplin dolayısıyla ona bağlı olursa, Yürütme, Yasamayı işgal eder! Yetki’nin doğru kullanıldığını, kim denetleyecek o zaman? Başkanın diktatör olmasının önüne nasıl geçilecek?

Denetleme bu kadarla da sınırlı değil! Her eyaletin, kendi meclisi, kendi seçilmiş valisi, belediye başkanı; seçilmiş savcısı, yargıçları ve şerifi de vardır… Onlar da seçimle geliyorlar! Merkezi hükümete değil, seçmene “gebe kalıyorlar”! Bu da denetimin öteki ayağı…

Bu sistem, çoğunluk grubunu oluşturan partiden seçilmiş Nixon’u, seçilirken rakiplerini dinletip, siyasi etiği çiğnedi diye, görevden alabilmiş; belki de tarihinin en parlak başkanı Clinton’u da “çapkınlık ettiği” için değil, “yalan söylediği”, “yapmadım” dediği için, beter etmiştir!

Belki de herkes bilmez ama bu denetleme mekanizmalarıyla ABD’nin Başkanlık Sistemi, Karl Marx’a göre bile “çağın en ileri demokrasisi” sayılıyordu…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
8
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Nisan 2017, Pazar    Yalanlar ve komik trajedi...
12 Nisan 2017, Çarşamba    Liberal faşizm
7 Nisan 2017, Cuma    Türkiye’de referandum
4 Nisan 2017, Salı    Ameller (eylemler) niyetlere göredir…
3 Nisan 2017, Pazartesi    Havalar ısındı
27 Mart 2017, Pazartesi    Her yeni duyulan yeni değildir…
20 Mart 2017, Pazartesi    Masaya dön Akıncı...
2 Mart 2017, Perşembe    BM parametreleri ve çözüm…
28 Şubat 2017, Salı    Çözüm sektörü
18 Şubat 2017, Cumartesi    ENOSİS referandumu

Yalanlar ve komik trajedi...
Yrd Doç Dr N BERATLI | 23 Nisan 2017, Pazar
Başkanlık Sistemi başlıklı yazıyı, bilerek bir hafta yerinde bıraktım. Gerek onu okuyanlar, gerekse nerdeyse çeyrek asırdır bu konuda yazdıklarıma göz atmak zahmetinde bulunanlar, göreceklerdir ki ben Başkanlık Sistem...
Liberal faşizm
Yrd Doç Dr N BERATLI | 12 Nisan 2017, Çarşamba
Tanım bana ait değil, kimse boşuna hallenmesin…
Mussolini’nin, İtalyan Sosyalist Partisi yayın organı Avanti’nin başyazarı olduğunu sık sık yazarım. Hazret, yeni bir sosyalizm anlayışı vaz ederken, Faşizm’i icat etti...
Türkiye’de referandum
Yrd Doç Dr N BERATLI | 7 Nisan 2017, Cuma
Son zamanlara iyice ortaya çıktı ki bizde bir konu tartışılırken, genel ilkeler falan değil, konuşanın, yazanın konu ile ilgili duyguları belirliyor görüşleri… Aşağıdaki yazıyı, bu sütunda ilk defa 26 Ekim, 2010 günü ...