Ana Sayfa >> Yazarlar Yrd Doç Dr N BERATLI | 31 Ağustos 2017, Perşembe
Otuz Ağustos
Paylaş  
33
68
33

Yalnız bizde değil, hiçbir yerde de resmi tarihin, geçmişte olanları tastamam doğru anlattığı söylenemez. Bizde hayda hayda böyledir.  Anadolu Savaşı her gün terennüm edilir ama olup bitenleri doğru bilenlerimiz, nerede ise tarihi meslek olarak seçenlerden ibarettir. Örneğin Doğu Cephesi!’nde olup bitenler, hep flûdur, insanların zihninde… Güney Cephesi de öyle… Antep, Maraş, Urfa ile geçiştirilir. Özellikle Kurtuluş Savaşı’nın başları da öyledir. Ta İnönü Savaşları’na kadar. Ondan sonra, Kütahya Eskişehir Savaşları genellikle sessiz geçiştirilip, Sakarya’ya atlanılır. Neden?

Ya muharebe kaybedilmiştir söylenilsin istenilmez, veya bugün savunulan politik tez ile olaylar uyuşmaz, duyulsun istenilmez. Örneğin, İzmir’in işgali ile başlayan olaylar, nasıl oldu da ta Sakarya önlerine kadar geldi? Neden geldi? Gölgededir… Çünkü, İstanbul Meclis’i Mebusan’ı İngilizlerce basılıp dağıtıldıktan ve mebusların bir kısmı Malta’ya sürülüp, geriye kalanlar da Ankara’ya kaçtıktan sonra, Ali Fuat Paşa kuvvetleri Gevye Boğazı’nı tutmuş, Kuvayi Milliye ile İstanbul Boğazı arasında, başka bir güç kalmamıştı. Çetelerin, Beykoz’u basıp, Boğaz’daki İşgal Kuvvetleri Karargâhı karşısında, havaya silah sıkacak hale geldikleri, bilinen bir şeydi. Yıl, 1921’dir henüz. İngilizler, kendi kamuoylarının baskısı ile askerlerini terhis ettiklerinden, ellerindeki kuvvet, Mustafa Kemal Paşa’ya bağlı kuvvetlerin, İstanbul’a girmesine engel olacak güçte değildir. Kemal Paşa ile boğaz arasına bir başka kuvvet sokabilmek için, ellerinde kullanabilecekleri bir tek güç vardır Anadolu’daki: Yunan İşgal birlikleri… Loyd George, bu koşullarda Gunaris’e “Yürü ya kulum, boğazın kontrolü bende olsun da varsın Anadolu’yu da sen al” demiştir. Aslında kendi çıkarına bakıyor, altında kalanın boynu kopsun… Umurunda değil… Güya Aydın Vilayeti ile snırlı olarak İyonya’da bulunan Yunan birlikleri yürüdü…  İnönü’lere bakmayın! Birkaç ay içinde Afyon, Kütahya, Eskişehir, Bursa, İzmit ellerine geçti. Türk kuvvetlerinin, boğazla ilişkisi kesildi.

Bu olanlardan bir yıl önce, Mustafa Kemal henüz ülkedeki dengeleri tartarken meydana gelen bir olay, paşanın ufkunu anlatmak bakımından önemlidir. Mete Tunçay ve Eric von Zürcher’in bir çalışmalarından öğrendiğimize göre, (Milliyetler ve Sınırlar, İletişim yay.) Osmanlı döneminden beri, devam eden kilise içindeki tutucu ve milliyetçi kanatların ayırımı, o günlerde bile devam ediyordu. Milliyetçi kanadın temsilcisi Trabzon metropoliti, bağımsız, Helen karakterli bir Pontus Devleti için çalışırken, eski tutucu kanadın temsilcisi Giresun metropoliti, Osmanlı içinde kalmaktan yanaydı. Çünkü, zaten devlette Türkler’den fazla makam işgal etmekteydiler! Venizelos’un Galatasaray Lisesi mezunu olup, Osmanlı Hariciye Nazırlığı’nda tercüman olarak çalıştığını biliyor muydunuz, örneğin? Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’daki temsilcisi ile görüşen metropolit, paşaya bir tür federasyon önerir. Yerel özerklik, yerel polis v.s. Paşa bu önerilerin tümünü kabul ederek, Karadeniz’de bir Türk/Rum federasyonunu kabul eder. Zavallı metropolit, bir şey başardığını zannederek, Atina’ya Venizelos’a haber uçurur, “ Ankara bu şartları kabul ediyor, gelin anlaşalım!” Venizelos ne cevap verir? “ Ben bir seneye kadar, Erzurum’u da alacam! Sen kimsin be adam da onunla bununla görüşme yapıyorsun? Haddini bil…” Kaynak yukarıda yazılı!

Yâni İngiliz kendi oyununu oynuyordu ama Yunan da pürü pâk değildi… Savaş karşıtı Gunaris bile bu çarkın içinden böyle çıkamadı… Polatlı önüne böyle gelindi… O sille böyle yenildi…

Kendisine başka hiçbir olanak tanınmayan bir askeri deha, 30 Ağustos gününe bunlardan dolayı, zorla geldi. Yoksa daha birkaç ay önce Londra’da toplanan konferansta, Ankara Hükümeti de “bu işi barışçı yollarla çözebilirsek, çözelim” diye masaya oturmuştur. Bakıldı ki yolu yok! O zafer akşamında savaş meydanını gezerken, “düşman” ölülerine bakıp, “Zavallı yavrucaklar, sizi analarınızın kollarından koparıp, bu kadar uzaklara kimler getirdi?” dediği söylenir. Huyuna suyuna da da uygundur bu sözler! “Savaş, bağımsızlık için olmadıkça, cinayettir!” sözleri de ona ait…

Balkan romantizmi, yalnız küçücük Yunanistan’ı mahvetmekle kalmadı, Anadolu ve Pontus Rumluğu’nu da yok etti… Bu akıl koymaz şaşkın kafaya dikkat etmek lâzım…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
2 Eylül 2017, Cumartesi
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Son dönemlerde Anadoludaki Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale ile ilgili Türk medyadasındaki yazılarda Mustafa Kemal Atatürk'ün isminin ve rolünün çok az anılması veya hiç anılmaması durumları göz önüne alındığında yazınız çok güzel olmuş Sn Beratlı.... Teşekkürler...

YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Kasım 2017, Perşembe    Apolitik bir seçime doğru (2)
15 Kasım 2017, Çarşamba    Apolitik bir seçime doğru... (1)
11 Kasım 2017, Cumartesi    Yasaklayın ama işe yaramıyor
7 Kasım 2017, Salı    Yarım bilmek-hiç bilmemek
1 Kasım 2017, Çarşamba    Acemiliğin felsefesi
8 Ekim 2017, Pazar    İki deli Fransız
5 Ekim 2017, Perşembe    Saatler ve jetlag
2 Ekim 2017, Pazartesi    Şu biz Kıbrıslılar 3
1 Ekim 2017, Pazar    Şu biz Kıbrıslılar 2
30 Eylül 2017, Cumartesi    Şu biz Kıbrıslılar 1

Apolitik bir seçime doğru (2)
Yrd Doç Dr N BERATLI | 16 Kasım 2017, Perşembe
Hiçbir parti yönetimi karma oy istemez! Vur mühürü, kendi sıraladıkları meclise girsin. Çünkü halkın desteği ile güçlü milletvekili, parti yönetimlerinde, partililerden başka kimsenin tanımadığı parti aparatçiklerinin...
Apolitik bir seçime doğru... (1)
Yrd Doç Dr N BERATLI | 15 Kasım 2017, Çarşamba
Bugün oldu, erken seçimle ilgili bir fikir belirtmedim.  Şimdi birkaç şey söylemenin galiba zamanı geldi.

Öncelikle bu seçim, bir ilk yaşanıyor: Partiler kendilerini, düşünceden azade bir hale getirdiler... Bu yeni d...
Yasaklayın ama işe yaramıyor
Yrd Doç Dr N BERATLI | 11 Kasım 2017, Cumartesi

Dün bizim gazetede manşet haberdi: Vatikan’da sigara satışı yasaklanıyormuş! Yasaklansın, iyidir… Aslında ben, dünyada yasaklanmasına taraftarım ama iş buraya gelince, şamatacıların aklına birden “k...