"Yeşil Hattın güneyi"nde
Pirgo Kapısı açılsın diye, bulunduğu yerde elinden geldiğince çabalayanlardan biri de bendim.
Kapı açıldı
Açılışa gitmedim
Bugün, bayramın ikinci günü, eşim "Gel" dedi, "gidip sabah kahvemizi, Pirgo'da içelim "
Öneri, çekiciydi
"Maaile" toparlanıp, kayınpederin arabasına doluştuk ve gittik
Barikatta kime rastlasam dersiniz?
Kadim dost, Kostas Themoslekteus! Eski Tarım Bakanı, geçen dönem Cumhurbaşkanı adayı
Lefkoşa'dan geliyormuş
"Hadi" dedi o da, "şimdi sırada Aplıç var Yürü Yürüyelim "
Bana iyi günler diledi, arabasına binip, ayrıldı
Son kez 1971'de gördüğüm Pirgo, bir taş atımı mesafede
Köye girdik!
Benim bildiğim Pirgo değil
1967'de kapısında süründürüldüğümüz polis karakolunu bulamadım meselâ
Ana cadde üzerindeydi oysa
Ne oldu, bilmem
Köy meydanındaki ulu çınarlar, duruyor ama
Ve o çınar ağacı kokusu
Yerli yerinde...
Mansura'ya devam ettik
Orası da değişmiş
Ne o incir ağaçlarını görebildim, ne de sıra odacıklardan oluşmuş o eski taş binaları
Kıyıdaki yan devrilmiş gemi de yoktu artık! Mali Tepesi, yerli yerinde ama
Duyuyor musunuz eski Erenköy Mücahitleri?
Genç İrsen, Eşber, Albayrak?
Ya sen Lâptalı?
Sizin tepe yerli yerinde duruyor
Siz belki birazcık yaşlandınız ama o bildiğiniz Mali
Arkasında da halâ Mesalongo Tepesi var
Hiç değişmemişler
Gidip baktınız mı?
Vurdum tepe yukarı, sizin Mosfileri'ye gittim
Su deposu yerli yerinde
Gözlerim, Mustafa Akdeniz'den bir iz aradı
Yoktu!
1964'ün o Haziran gününden beri, çok yağmur yağmış
Ondan kalan izler, bugünü görememiş
Yola devam edince, bir yerde hemen sağımızdaki Türk mevzisi'ni gördüm
Haritam beni yanıltmıyorsa, Rüzgârlı Tepe
Anomomilo Tepesi derlerdi hani Rumlar
Duyuyor musunuz, Hasipoğlu, Angolemli
Hani yoldaşınız Fevait Ali'nin, Fevait Tepesi yaptığı doruk
Gidip baktınız mı?
Tepe de Fevait gibi, hiç değişmemiş
Yıllarca aşağıdan yukarı bakmıştım, bu defa yukarıdan aşağı nasıl göründüğüne bakıyorum
Fevait ordaydı, ben hissettim
Kartaltepe'nin oralarda bir yerde, aşağıda Erenköy görünüyor
Öyle küçük, öyle yalnız, öyle masum ki!
Bilmeyen, o tepelerin ne kadar kan yuttuğunu, öldür Allah anlayamaz
Döndük
Yolda bir kez daha baktım, Erenköy'e, Fevait Tepesi'ne, özellikle de Mali ve arkasındaki Mesalongo'ya
Ne yalan söyleyeyim, Mosfileri'de oturup bir kahve içmek gelmedi içimden!
Sanki de Akdeniz'in hatırasına küfredecekmişim gibi
Pirgo'da oturdum ama
Kado Pirgo
Kocaman fincanlarda bol Laigo kahvesi içerken, kahveci sordu:
"Koççina yolu da açılacakmış, doğru mu?"
"Mansuralılarla Koççinalılar, köylerine gelip yerleşmek istiyorlarmış, doğru mu?"
Yanıt verirken, bir soru da kayın pederim sordu ona:
"Yeni yoldan memnun musunuz?"
"Ben birkaç sene önce gencecik oğlumu trafik kazansına kurban verdim Karı koca karalar giymemizin nedeni bu Ne araba kullanmaya efkârım var. Ne gidip Lefkoşa'larda gezmeye Köyden çıkmıyorum Kullanmadım ki yolu, bileyim Ama iyi oldu Bakın siz geliyorsunuz Eski köylülerimiz de geri gelirler belki "
Hürrem Tulga, Erdoğan Hikmet, Arif Hoca Bir gidin yahu
Kalktık
Günebakan'ın oralarda, oğlum Ada, Petro du Limnitis'e bakıp, "Bu ada, adını benden mi aldı, yoksa ben mi ondan aldım?" gibisinden bir şeyler söylerken, ben Mali Tepesi ile vedalaşmaktaydım
Hatıralarla
Dillirga Dağları'nın doruklarındaki çam ağaçlarıyla
Köpük köpük Pirgo Limanı'nı yalayan Akdeniz'le
Fevait ile, Mustafa Akdeniz ile, o korkunç 1964 Ağustosu ile görülecek hesaplarım vardı gönlümde
Karalar bağlamış o Pirgo'lu Rum kahveci ile
O hesapları kesmeye ömrümün yetip yetmeyeceğini düşünmekteydim
Oğlumun küçücük yüreği, henüz bu acıları bilmiyor; hiç öğrenmesin diyordum kendi kendime
Yeşil Hattın güneyindeydim
Ada'nın değil
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.