Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 17 Şubat 2017, Cuma
Nikos'un "suçlu koltuğu" adayı başka...
Paylaş  
13
25
13

Enosis kararı ile derin bir krize giren Kıbrıs müzakerelerinde dün, tarihi perşembe toplantısı gerçekleşti ancak kriz ile ilgili çözüm umutları, yerini daha da büyük bir krize bıraktı.

Akıncı, Anastasiadis’in yalanladığı ancak daha sonra aynı açıklamada itiraf ettiği gibi masadan sert bir şekilde kalktı. Eide’nin konuşmasını sürdürdüğü sırada kalkıp kapıyı çarptığı aslında net ama Rum tarafının bilindik propaganda makinesi, bunun böyle olmadığını dünyaya duyurmaya çalışacak.

Daha Akıncı Cumhurbaşkanlığı’na gelmeden, Rum medyası, Akıncı’nın masayı terk ettiğini sızdırmış, bu konuda bir kamuoyu oluşturmuştu bile.

Bunu açıkgözlük mü sanıyorsunuz?

Daha bitmedi.

Rum propaganda makinesi o kadar iyi çalışıyor ki, ilk bakışta Akıncı’ya masadan kalkmak konusunda yapılan suçlamalar, resmin büyüğünde yani Kıbrıs müzakerelerinin çökmesinde suçlu sandalyesine oturtmaya çalıştıkları bir başka tarafı itham için hedef şaşırtmadan başka bir şey değil.

Bir başka ifadeyle, Akıncı’yı hedef gösterirken, aslında herkesin onu savunmaya çalıştığı sırada, çözümsüzlüğün suçunu Türkiye’ye yıkmak istiyorlar.

‘Oyun içinde oyun’ anlayacağınız.

Anastasiadis’in açıklamalarında, ‘‘Ne Türkiye’nin dayattığı ne de Kıbrıs halkını tatmin etmeyen bir anlaşmayı istiyoruz’’ sözünün içinde bu emel gizlidir aslında.

‘Ne gerek vardı Türkiye’yi karıştırmaya?’ derken, parçalar bir araya geliverdi.

Cenevre sonrasında inceden inceden başlayan Türkiye’yi suçlama girişimini hissetmiştik hepimiz. Rum medyasından bizlere sirayet eden ya da bilinçli bir şekilde ettirilen mesajlarla Cenevre’nin sonuçsuz kalmasının müsebbibinin Türkiye olduğu mesajları enjekte edilmeye başlanmıştı.

Şimdi masadan o kalktı, ‘‘Sigara içmeye çıktım, Eide’nin hakkı yoktu…’’ gibi sözler, aslında büyük yalanın altyapısını oluşturmak üzere ortaya atılan küçük yalanlardan ibaret.

Büyük yalan, Türkiye’yi sürecin çökmesinden sorumlu göstermek.

Akıncı’yı suçlu sandalyesine oturtmak mümkün olmayacağını bildiklerinden, en uygun ‘suçlu’ adayı Türkiye tabiî.

Tutup, “Akıncı çözüm istemiyor. İşi yokuşa sürüyor” deseler, buna kargaların da güleceğini bildiklerinden, bu yola başvurmaları son derece normal.

Rahmetli Denktaş’ı suçlu ve çözüm istemeyen kişi gibi gösterme stratejisinin itirafını Anastasiadis’in ustası Klerides’in eseri “My Deposition”ta da bulmak mümkün. Talat’ı “Denktaşlaştı” diyerek suçladılar. Eroğlu’nu, Eroğlu diye suçladılar ancak 11 Şubat Belgesi’ni imzalayınca şakına döndüler. Planları bozuldu ama Akıncı, suçlu ilan edilmeye uygun bir aday olmadığı için Türkiye’ye yöneldiler.

Hep birlikte göreceğiz ki Anastasiadis, seçimlerde ENOSİS kararı ile diyetini peşin ödeyip rüştünü ispatladığı ELAM’ın ve diğer ret cephesinin desteğini alacak.

Ve yine göreceğiz ki seçimlerde, “Ben aslında Akıncı ile değil; Türkiye ile mücadele ettim ama yıkılmadım” diyecek.

Bunu da bir yere yazın.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Mayıs 2017, Perşembe    Masada 'Cilalı İmaj Devri'
17 Mayıs 2017, Çarşamba    44'üncü yaşın sıradanlığı...
11 Mayıs 2017, Perşembe    Mahalleme bir doktor lütfen
10 Mayıs 2017, Çarşamba    Cengiz Han ile Arif Hoca
9 Mayıs 2017, Salı    Detaya girmeden doktorum...
8 Mayıs 2017, Pazartesi    Kişisel notlarla memleket özlemi
26 Nisan 2017, Çarşamba    Patroclos ve Aygın yanılmamışsa....
19 Nisan 2017, Çarşamba    Devlet olma iddiasındaysak...
18 Nisan 2017, Salı    "Olmadı be annem"
17 Nisan 2017, Pazartesi    Bugün 17 Nisan

Masada 'Cilalı İmaj Devri'
Rasıh REŞAT | 18 Mayıs 2017, Perşembe
Kıbrıs müzakerelerinde tabiri caizse zurnanın zırt dediği yere geldik. Bundan sonrası ya da içinde bulunduğumuz bu son dönemeç, biraz ‘cilalı imaj devri’ olarak da tabir edilebilir.
Masada bulunan taraflar, dünyaya k...
44'üncü yaşın sıradanlığı...
Rasıh REŞAT | 17 Mayıs 2017, Çarşamba
Pastanın üstüne koyduğunuz mumların toplam maliyeti pastanın fiyatına yaklaşıyorsa anlayın ki 40’lı yaşların içindesiniz.
Ben bugün 44 oldum.
Çok da matah bir yaş değil. 44?
Bundan dört yıl önce 40’ıncı yaşımızı do...
Mahalleme bir doktor lütfen
Rasıh REŞAT | 11 Mayıs 2017, Perşembe
Tıp-İş’in eylemini konuşuyoruz. Kimileri kamu doktorlarını yerden yere vuruyor, kimileri ise Sağlık Bakanlığı’nı.
İşin ‘eninde sonunda’ sağlık hizmeti değil de para noktasında düğümlendiğini hep birlikte gördük. Muta...