Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 18 Mayıs 2017, Perşembe
Masada 'Cilalı İmaj Devri'
Paylaş  
32
63
31

Kıbrıs müzakerelerinde tabiri caizse zurnanın zırt dediği yere geldik. Bundan sonrası ya da içinde bulunduğumuz bu son dönemeç, biraz ‘cilalı imaj devri’ olarak da tabir edilebilir.

Masada bulunan taraflar, dünyaya karşı masayı çökerten, masayı berhava eden, müzakerelerin kopmasına neden olan ya da en basit haliyle çözüme karşı olup ayak sürüyen taraf olarak görünmemek için strateji üzerine strateji geliştirip uyguluyor.

Bu durum haliyle, iki tarafın da artık bu süreçten bir federal çözüm çıkmasının mümkün olmayacağını idrak etmiş olmasından kaynaklanıyor.

Çözüm olabileceğine inanırsanız, çözüm için uğraşır, imajı falan bir yana bırakırsınız. Çözüm olabileceğine artık inanmazsanız, bu sefer global tribünlere oynayıp imajınızı cilalama işine konsantre olursunuz her halükarda.

Anastasiadis ve Rum tarafı uzun bir süredir bunu yapıyor zaten. Şimdi haklı olarak Akıncı ve Kıbrıs Türk tarafı bu oyuna dahil olmak durumunda kaldı bana göre.

Çözüme ulaşamamış olmaktan daha kötü ne olabilir? Pek tabiî ki, çözüme ulaşılamamasından sorumlu tutulan taraf olmak.

Anastasiadis dünkü şaşırtıcı uzunluktaki görüşmede Cenevre için ön şartlarını masaya serpiştirmiş. Bizim Ulaş Barış bu ön şartları bulup getirdiğinde baktık ki, bu ön şartların yerine gelmesi durumunda zaten Cenevre’ye gitmeye bile gerek olmaz.

Yani aynen Tsipras’ın çoklu konferansa katılmak için ortaya koyduğu Mont Pelerin zamanındaki ön şartlar gibi Cenevre’de masaya gelecek konuları ön şart olarak sunmuş oldu. Bu konular çözülürse zaten Cenevre’ye gerek kalmaz, Cenevre bir seremoniden ibaret olurdu.

Akıncı’nın açıklamasında, Eide’nin, dünkü görüşmenin notlarını objektif bir şekilde BM Genel Sekreteri Guterres’e iletmesi konusundaki hassasiyet de bundandır.

Eide’nin, bugün olup bitenleri tam olarak BM patronuna anlatması durumunda, yaşanan başarısızlıktan Kıbrıs Türk tarafının sorumlu tutulması mümkün olmayacak. Ha eğer Eide konuları çarpıtır ya da Anastasiadis’in tutumunu bir şekilde yumuşatırsa sıkıntı olur ve bundan zararlı çıkarız gibime geliyor.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın dünkü basın açıklaması sırasında vücut dili ve kullandığı ifadeleri dikkatle izlediğiniz zaman, bu masadan artık bir şey beklemediğini görmeniz ve hayal kırıklığını hissetmeniz gerçekten mümkündür.

Anastasiadis’in uzun zamandır, hatta müzakereler başladığı andan beridir yürüttüğü, “çözümü yakalamaktan çok imajımız yerinde olsun” çalışmalarına,  umudunu yitiren Akıncı da mecburen Kıbrıs Türk halkı adına dahil olunca “Masada cilalı imaj devri başladı” demek mümkün hale geldi.

Bazılarının sorduğu “Masadan bir şey çıkmayacak. Neden hala görüşüyorlar?” sorusuna yanıt işte burada gizli.

Masadan kalkıldıktan sonra hangi tarafın imajı diğerine oranla daha düzgün olacak, onun mücadelesi veriliyor şu anda.

Biliyorsunuz imaj her şeydir. Hele cilalı olursa tadından yenmez…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
8 Kasım 2017, Çarşamba    UBP'de demokrasi konuşsun, klavye ve kulis kahramanları değil
5 Kasım 2017, Pazar    Ne yaptın be Tahsin?
2 Kasım 2017, Perşembe    "Bravo"dan başka söze gerek yok
1 Kasım 2017, Çarşamba    Şov yapacağınıza halka sorsanız
31 Ekim 2017, Salı    Seçimin ele geçirdiği Cumhuriyet Resepsiyonu
29 Ekim 2017, Pazar    Geç kalmış bir Antep kahvaltısı yazısı
27 Ekim 2017, Cuma    Kahretsin ki, haklı çıktım
26 Ekim 2017, Perşembe    YÖDAK
18 Ekim 2017, Çarşamba    Ne bu şiddet bu celal... Alt tarafı bir anket
5 Ekim 2017, Perşembe    Tahsin Bey bir adım geri, Ersan Bey bir adım öne

UBP'de demokrasi konuşsun, klavye ve kulis kahramanları değil
Rasıh REŞAT | 8 Kasım 2017, Çarşamba
Turgay Avcı yakın dostumdur. Hatta aile gibidir benim için.

Siyasette olduğu ve olmadığı dönemde muhabbetimizin dozu hiç değişmedi.

2013’te Ulusal Birlik Partisi’nden milletvekili adayı olmuş, çok az b...
Ne yaptın be Tahsin?
Rasıh REŞAT | 5 Kasım 2017, Pazar
İstanbul’a yapmakta olduğum kısa seyahat için uçaktan indiğimde sevgili dostum Tahsin Mertekçi’nin bir trafik kazasına kurban gittiğini öğrendim.
Milletvekilliği döneminde tanışmış, iyi arkadaş olmuştuk.
Daha sonra ...
"Bravo"dan başka söze gerek yok
Rasıh REŞAT | 2 Kasım 2017, Perşembe
Yaptıkları işleri soyut anlatımlarla değil de rakamlarla anlatan siyasetçileri hep sevmişimdir.
Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanlığı döneminde bu düşüncemle ilgili yazılarım vardır. Birileri sadece konuşurken, yapa...