Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 6 Eylül 2017, Çarşamba

Başbakan kurtuldu, artık Cumhurbaşkanı düşünsün

Paylaş  
57
114
49

Öyledir demiyorum.

Ama Cumhurbaşkanı’nın, tek ayağının üstünde, Din İşleri Başkanı Talip Atalay’ı görevden almama konusunda direttiği görüntüsü var artık.

Biliyorsunuz görüntüler, çoğunlukla gerçekliğin önüne geçer. Hele hele bu imajı düzletmek için herhangi bir çaba olmazsa, hatta bunu pekiştirecek ısrarlı hareketler, imajı iyice bozar, bitirir.

Bu saatten sonra “Cumhurbaşkanı neden Atalay’ı koruyup kolluyor?” sorusuna maruz kalacağı kesindir Sayın Başkan’ın.

Cumhurbaşkanı’nın kendince gerekçeleri olabilir. Pek de doğaldır.

“Dinler arası diyalog bağlamında bana lazım” bile Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyabileceği bir gerekçedir ancak günümüzde o ifade bile tehlikeli.

Şimdi gelin, bildiklerimizi sıralayalım...

Başbakan, kendisine bağlı bir kurumun başındaki kişi ile belirli nedenlerden dolayı çalışmak istemiyor.

Başbakan ve ondan önceki Başbakanlar, Türkiye’nin bu konuda bir tavır içerisinde olduğunu anladıklarından, daha önce Türkiye tarafından atanan ancak sonra görevden alınan Atalay’ı aynı minvalde görevden alıp, Türkiye ile hassas ilişkileri bu nedenle germek istemediler, istemiyorlar. 

Bağlı bulunduğu Vakıflar İdaresi ile ilişkileri son derece olumsuz olan Atalay’ın bu bağlamda görevde olması sıkıntı yaratıyor.

Şimdi bu tabloya baktığımızda, Din İşleri Dairesi Başkanı Talip Atalay’ın, Başbakan ve Vakıflar İdaresi dahil olmak üzere tüm amirleri tarafından istenmediği gerçekliği ortaya çıkıyor. Öyle muz kabuğu ile ayak kaydırma ya da Engizisyon Mahkemesince dinden çıkarma gibi bir durum yok gibi duruyor.

Kanımca ve anayasanın hükümlerince de Başbakan’ın siyasi atama ya da görevden alma konusunda Cumhurbaşkanı’na gerekçe bildirme gibi bir zorunluluğu yok. Sorumluluk onda olduğundan,  kiminle çalışacağını seçme yetkisi de ondadır.

O nedenle, “Gerekçeye bakarım. Beğenmezsem, paşa paşa çalışacaksınız” demek pek de doğru gelmiyor.

Başbakan, pekala iki satır yazıp, “uyumsuzluk” gerekçesiyle görevden alınması için gereğinin yapılmasını arz eder, Cumhurbaşkanı’nın talep ettiği gerekçe anında da  “uyumsuzluk” olarak da kayıtlara geçer.

Ancak Başbakan ve Cumhurbaşkanı dahil herkes gerçek nedenin bu “uyumsuzluk” olmadığını biliyor olacak.

Başbakan, anladığımız kadarıyla önce sözlü uzlaşı yolunu aramış, bulmayınca, yazılı gönderip, “Günah benden gider” diyerek yoluna devam etmiş. Bu arada, “yazılı bir talep gelmedi” bahanesi de ortadan kalkmış durumda.

Başbakan, soranlara (ki soranlar çok), “Ne yapayım? Ben görevden aldım ama Cumhurbaşkanı imzalamadı” deyip, bundan önce göğsünde yumuşatmak zorunda kaldığı tepki ve talepleri, artık eskiden yeşil sahalarda iken yaptığı gibi ‘gelişine vole ile’ Saray’a gönderebilecek.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
7
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
18 Eylül 2017, Pazartesi
Osman Lefkoşa         - Lefkoşa
Sn Akıncı atamalarda çok hassas, benim asıl merak ettiğim, kendi çalışma arkadaşlarını seçerken kime danıştığı ? Kendine yakın kaç kişiyi sınavsız münhalsizistihdam ettiği ? Mesela hiç akraba işe aldı mı ? Ha birda örtülü işi var

6 Eylül 2017, Çarşamba
Ayşe Özcan         - Girne
herhalde işareti aldınız biryerlerden. Hiç düşündünüz mü Talip Atalay'ın neden ısrarla görevden alınmak istenmesinin nedenini? Aydın ve Atatürkçü bir insan olması olabilir mi acaba ?

YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Mayıs 2018, Cumartesi    Halk hükümet istiyor, kayyum değil
9 Mayıs 2018, Çarşamba    Gürçağ'a teşekkür ve bir istirham
8 Mayıs 2018, Salı    180 saniyede Başkanlık Sistemi
3 Mayıs 2018, Perşembe    Neme lazım ben Liman’ı seviyorum
29 Nisan 2018, Pazar    6 bin yıllık şarap geçmişimizi yeniden hatırlatmak
22 Nisan 2018, Pazar    Bir sızıntı skandalımız var...
21 Nisan 2018, Cumartesi    Yaptıklarınız söylediklerinizden epey eksik
19 Nisan 2018, Perşembe    Çalıştay denince gülüyorum. İşte nedenlerim...
14 Nisan 2018, Cumartesi    Akıncı-Özgürgün geriliminin minik bir değerlendirmesi
12 Nisan 2018, Perşembe    "Sabredin, jübilem 2020’de"

banner
banner
banner
banner
banner

Halk hükümet istiyor, kayyum değil
Rasıh REŞAT | 19 Mayıs 2018, Cumartesi
Uzunca sayılabilecek bir süredir sessizliğimi koruduğumu fark etmişsinizdir. Hükümet çevrelerindeki bazı kişiler kalemimin sivri olduğu ve yıkıcı davrandığım ile ilgili görüşlerini yakın çevremle paylaştıklarından, bi...
Gürçağ'a teşekkür ve bir istirham
Rasıh REŞAT | 9 Mayıs 2018, Çarşamba
Girne Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra uzun zamandır izlediğim Cumhuriyet Meclisi oturumlarında dinlediğim en önemli konuşmayı yaptı dün. 
Gereksiz saçmalıklar, parti didişmeleri ile intikam tugayı komutanları nutuk...
180 saniyede Başkanlık Sistemi
Rasıh REŞAT | 8 Mayıs 2018, Salı
Geçtiğimiz cumartesi Girne Liman Festivali’nin başlamasını limanda boş boş oturup beklemek dışında önemli bir görev de ifa ettim. Cumartesi gününün ilk yarısını Dr. Fazıl Küçük Vakfı ile Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin ...