Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Rasıh REŞAT | 8 Kasım 2017, Çarşamba

UBP'de demokrasi konuşsun, klavye ve kulis kahramanları değil

Paylaş  
21
41
19

Turgay Avcı yakın dostumdur. Hatta aile gibidir benim için.

Siyasette olduğu ve olmadığı dönemde muhabbetimizin dozu hiç değişmedi.

2013’te Ulusal Birlik Partisi’nden milletvekili adayı olmuş, çok az bir tercih farkıyla milletvekili seçilememişti. Bu olumsuz gibi görünen durum, aslında Turgay bey için bana sorarsanız olumlu olmuştur. Bazılarının aksine, siyaset yaparken, üniversitede bir derscik de bırakıp profesörlük unvanını almak için gereken zamanı siyasetteyken geçirenlerden değildi. Siyasette olduğu dönemde üniversite ile bağını kesmiş, geriden gelenlerin onu akademik olarak geçmesine takılmamıştı. Bu siyasete verdiği ara, hem profesörlük unvanını almasına hem de siyasette yapmış olabileceği hataları gözden geçirmesine fırsat yarattığı için bana göre 2013’te seçilmemiş olmasına sevinmelidir.

Planlı ya da plansız klavye kahramanları hemen sosyal medyaya dalıp, “UBP tabanı affetti mi?” ya da “Bence adaylığı geri çeksin” gibi laflar ettiler ilk gün. Sessizce izledim.

Öncelikle şunu sormakta yarar var:

2013 seçimleri öncesinde, bu tepki gösteren parti içindeki mihraklar neredeydi? Hele hele UBP Parti Meclisi’nin Turgay Avcı ve arkadaşlarının partilerini kapatıp, UBP’ye ilhak ettikleri 2012 Aralık ayında neredeydiler?

O parti meclisi ve 2013 seçimi, UBP’nin Avcı’yı affettiği anlamını taşıyordu. UBP tabanı ise seçimlerde onu çok az bir tercih oy farkı ile milletvekili yapmayarak da cezasını kesmiş oldu.

İşlenen bir suç varsa orta yerde, mahkum edilen ve cezasını çeken ile ilgili artık bir şey söylenmez.

Mademki ihanetten bahsediliyor… Ulusal Birlik Partisi tarihi bunlarla dolu.

ÖRP olayından sonra, kaç kez benzeri hatta daha kötüsü UBP’nin başına geldi? Adına ihanet deniyor ve bu fiili gerçekleştirenler hain ise UBP’de bunlardan çok ne var?

İsim sayıp kimseyi rencide etmek istemem ama rencide olmuş bir dostum için de bunları yazmak zorundayım.

Özelikle 2013’te İrsen Küçük’ün yanında yer alan UBP içindeki hiç kimsenin Avcı ile ilgili laf etmesi mümkün değil.
Olmamalı. Çünkü onun yönetimindeki parti, beyaz sayfayı açıp Avcı ve arkadaşlarını bağırlarına basmıştır.

Ulusal Birlik Partisi, kendi içinden kopanlardan başka partiler kurulduğunu görmüş, transferler etmiş, transferlere adam kaptırmış, içinden kendi gösterdiği Cumhurbaşkanı adayının karşısına başka aday çıkmış, sert kurultaylarla yerle bir olup yeniden dirilmiş büyük bir partidir.

Kimleri affetmedi, kimleri baş tacı yapmadı? Avcı neden sıkıntıymış gibi gösterilmeye çalışıldı geçen gün, onu düşünmek lazım.

Partisinin taban yönetimini üyeye yaymayı başaran UBP’de bana göre herkes susmalı ve üyenin konuşmasına olanak tanınmalı.

Demokrasi dedikleri şey de bu değil mi?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
4
 
1
 
2
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
3
ONAY BEKLEYENLER
0
18 Kasım 2017, Cumartesi
Osman         - Lefkoşa
Partiden gaçıp geri gelenlere oy yok bu seçim kimse kusura bakmasın , bu işler garagözlük değil sayın yazar, pinpong topu gibi bir orda bir burda, yok o olmadı başka tarafa, 38 yaşındayım çizgim değişmedi.

10 Kasım 2017, Cuma
ali mehmet         - londra
Peki ya UBP milletvekili iken yeni parti kurup UBP ye ihanet edip CTP ile koalisyon kurmasini unuttun mu?Merak etme halk bu donekleri affetmez.

9 Kasım 2017, Perşembe
Tamer         - Lefkosa
Parti icinde sayin Avci'ya gosterilen tepkiler niye UBP’den ayrılan sekizlere gosterilmiyor?

YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Mayıs 2018, Cumartesi    Halk hükümet istiyor, kayyum değil
9 Mayıs 2018, Çarşamba    Gürçağ'a teşekkür ve bir istirham
8 Mayıs 2018, Salı    180 saniyede Başkanlık Sistemi
3 Mayıs 2018, Perşembe    Neme lazım ben Liman’ı seviyorum
29 Nisan 2018, Pazar    6 bin yıllık şarap geçmişimizi yeniden hatırlatmak
22 Nisan 2018, Pazar    Bir sızıntı skandalımız var...
21 Nisan 2018, Cumartesi    Yaptıklarınız söylediklerinizden epey eksik
19 Nisan 2018, Perşembe    Çalıştay denince gülüyorum. İşte nedenlerim...
14 Nisan 2018, Cumartesi    Akıncı-Özgürgün geriliminin minik bir değerlendirmesi
12 Nisan 2018, Perşembe    "Sabredin, jübilem 2020’de"

banner
banner
banner
banner
banner

Halk hükümet istiyor, kayyum değil
Rasıh REŞAT | 19 Mayıs 2018, Cumartesi
Uzunca sayılabilecek bir süredir sessizliğimi koruduğumu fark etmişsinizdir. Hükümet çevrelerindeki bazı kişiler kalemimin sivri olduğu ve yıkıcı davrandığım ile ilgili görüşlerini yakın çevremle paylaştıklarından, bi...
Gürçağ'a teşekkür ve bir istirham
Rasıh REŞAT | 9 Mayıs 2018, Çarşamba
Girne Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra uzun zamandır izlediğim Cumhuriyet Meclisi oturumlarında dinlediğim en önemli konuşmayı yaptı dün. 
Gereksiz saçmalıklar, parti didişmeleri ile intikam tugayı komutanları nutuk...
180 saniyede Başkanlık Sistemi
Rasıh REŞAT | 8 Mayıs 2018, Salı
Geçtiğimiz cumartesi Girne Liman Festivali’nin başlamasını limanda boş boş oturup beklemek dışında önemli bir görev de ifa ettim. Cumartesi gününün ilk yarısını Dr. Fazıl Küçük Vakfı ile Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin ...