kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
21 Temmuz 2008, Pazartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Erbakan'a af istedi
 
Talat'a güvenimiz tam
 
Kıbrıs'taki gerçekler dikkate alınmalı
 
Rumlar Türkiye'yi BM ve AB'ye şikayet etti
 
Çözümün koşullarını vurguladı
 
TDP'den Soyer ve Uzun'a eleştiri
 
Baskının Türk tarafına yöneldiğini iddia etti
 
Tek sesliliğe ihtiyaç var
 
Kıbrıs'ta iki eşit halk var
 
Erdoğan'ın ziyaretine tepki gösterdi
 


Anlayana Sivrisinek Saz...
Rauf R. DENKTAŞ
Gerçek Bir Barış Harekatı Anısı
Prof.Dr.Ata ATUN
CTP’nin gözüyle ülkenin durumu
Mete TÜMERKAN
Otuz dört sene yetmedi...
Hasan HASTÜRER
De Facto Taksim Ve ABD
Rauf R. DENKTAŞ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Nisan 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

ABD’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” dediği bir ülkeye yeni Büyükelçi atandı. Halbuki esas atama gaspçı Rum idaresinedir. Büyükelçi Sn.Urbansick yaz aylarında göreve başlayacak. Washington’da yaptığı açıklamaya bakarsak ABD Kıbrıs meselesine teşhis koymamakta ve 1964’de başlattığı Rum-Yunan yanlısı siyasetini sürdürmeye kararlıdır. Büyükelçi Urbansick’e göre “Kıbrıs’ın de facto taksimi Kıbrıslı Türklerle Rumlara acı; bölgedeki Amerikan stratejik çıkarlarına zarar veriyor...

İki cemaat lideri ayni şeyi istiyor, ayni hedefe sahip olduklarına göre mesele iki bölgeli, iki toplumlu federasyon şeklinde en erken bir zamanda halledilmeli”...kendileri de bu yönde ağırlığını koyacakmış.

ABD Kıbrıs meselesine teşhis koymaktan kaçınmaktadır çünkü meseleye teşhis koyduğu takdirde, eli kanlı, suçlu, terörist Makarios idaresini “meşru hükümet” olarak kabul ettiği andan itibaren Kıbrıs meselesinin Rumlar lehine halledilmiş olduğunu itiraf etmek zorunda kalacaktır. Böyle bir itiraf sonunda da Türk tarafının attığı her adımın ve varmış olduğu sonucun (KKTC’nin) meşru olduğunu teslim etmek zorunda kalacaktır.

 ABD de bilmektedir ki Kıbrıs’ta Rum-Yunan ikilisinin oyunu Kıbrıs’ın tümüne sahip çıkmaktır ve kendilerine bahşedilen “meşru hükümet” unvanını bu yönde en etkin bir vasıta olarak kullanmaktadır. Ve ABD yetkilileri yine biliyorlar ki Türkiye’nin –yani en güçlü müttefiklerinin- Kıbrıs üzerinde Uluslararası Antlaşmalarla tescil edilmiş, vazgeçilmez  hakları vardır.

1960 Antlaşmaları ile oluşan düzenin Garantilenmiş, Enosise-Taksime kapalı, Türk Yunan dengesine oturtulmuş olan ortaklık Devletini yıkan ve Enosisi hedefleyen taraf Türk tarafı olmamıştır. ABD yetkilileri yine bilmektedirler ki KKTC Kıbrıs’ı bölmek için kurulmuş değildir; kendi devletinden, bağımsızlığından 20 yıl mahrum edilmiş olan Kıbrıs Türk halkının insanca yaşama hakkının ve 1960 dengesini koruma siyasetinin bir gereği olarak ilân edilmiştir.

KKTC’nin ilân edildiği günden itibaren tanınma helâl hakkıdır, bunu devamlı surette bu güne kadar engellemiş olan ise ABD olmuştur. Sonuç “de facto taksim” olmuşsa, “de jure iki devlet haline dönüşmemişse” bunun da sorumlusu yine  ABD’dir.

Şimdi Sn.Urbansick bu bilinenleri teyit etmekle kalmıyor, ayni siyasete devam edeceklerini de duyuruyor. Bugünkü bölünme de facto ise bunun nedeni ABD’nin KKTC’ni tanınmasını önlemek için yapmış olduğu ahlâka ve insanlığa sığmayan girişimlerdir.

KKTC tanınmış olaydı, Çek – Slovak usulü bir anlaşma ve iki devlet arasında yeni, daha sağlam, yıkılmaz, yırtılıp atılmaz bir uzlaşma çoktan yapılmış olacaktı. Böyle bir sonucun Yunan lobisini kızdırmanın ötesinde Amerika’nın stratejik çıkarlarına nasıl ters düşeceğini anlamak mümkün değildir. ABD’nin iki devlet esasına dayalı kalıcı bir anlaşmaya karşı oluşu da bölgenin istikrarı açısından kabul edilemez bir durumdur.

Öyle anlaşılıyor ki kendi bölgesel stratejik çıkarı için Irak’a “demokrasi götüren” ABD, Kıbrıs’ta da Rum-Yunan ikilisini desteklemekle adadaki demokrasiyi desteklediğini zannetmektedir. But tek taralı siyasetinin Uluslararası Antlaşmalarla var olan iki ayrı demokrasiden birini yok farz edip, iki eşit halktan da birini tercih ederek diğerine insanlık açısından kabul edilmesi mümkün olmayan haksızlık yapmak olduğunu görmek ve anlamak istememektedir.

ABD kendi bölgesel stratejik çıkarı için müttefiki Türkiye’nin Uluslararası Antlaşmalarla teyit edilen ve güvenliği ile yakından ilgili stratejik çıkarını ortadan kaldırmak için uğraşmakta olan Rum-Yunan ikilisini desteklemeyi yeğlemektedir. Bu nedenle Hristofyas’ın öngördüğü Federasyon ile Türk tarafının öngördüğü federasyon arasında 180 derece fark olduğunu da görmemek için laf ebeliği yapmaktadır.

   366 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  18 Temmuz 2008, Cuma   Anlayana Sivrisinek Saz...
  18 Temmuz 2008, Cuma   Demek Federasyon Ha?
  17 Temmuz 2008, Perşembe   Geçmişe Bakınca...
  16 Temmuz 2008, Çarşamba   Türkmen'e mektup
  14 Temmuz 2008, Pazartesi   ABD GİBİ OLALIM (MI)?
  11 Temmuz 2008, Cuma   AYNİ TERANE
  10 Temmuz 2008, Perşembe   Tazminatlar
  10 Temmuz 2008, Perşembe   Milli Konsey Memnunmuş
  07 Temmuz 2008, Pazartesi   Uzlaşma'dan ne anlıyorsunuz?
  02 Temmuz 2008, Çarşamba   Önemli Davet!


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.