kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
21 Temmuz 2008, Pazartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Erbakan'a af istedi
 
Talat'a güvenimiz tam
 
Kıbrıs'taki gerçekler dikkate alınmalı
 
Çözümün koşullarını vurguladı
 
Rumlar Türkiye'yi BM ve AB'ye şikayet etti
 
TDP'den Soyer ve Uzun'a eleştiri
 
Baskının Türk tarafına yöneldiğini iddia etti
 
Tek sesliliğe ihtiyaç var
 
Kıbrıs'ta iki eşit halk var
 
Erdoğan'ın ziyaretine tepki gösterdi
 


Anlayana Sivrisinek Saz...
Rauf R. DENKTAŞ
Gerçek Bir Barış Harekatı Anısı
Prof.Dr.Ata ATUN
CTP’nin gözüyle ülkenin durumu
Mete TÜMERKAN
Otuz dört sene yetmedi...
Hasan HASTÜRER
Kırmızı Çizgilerimiz?
Rauf R. DENKTAŞ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cumhurbaşkanı Sayın Talat’ın son Ankara ziyareti MGK’nın toplantı gününe denk düştü. İyi de oldu. Yapılan açıklamalardan “Türk tarafının” (yani TC ile KKTC’nin) bir ekip olarak hareket ettikleri” vurgulandı.

MGK’dan çıkan kararda şunlar var: “Kıbrıs’ta 21 Mart 2008 tarihinde başlayan yeni süreç ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu çerçevede, Türkiye’nin Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılması çabalarını içtenlikle desteklediği, çözümün Adadaki gerçekler temelinde iki ayrı halkın ve iki demokrasinin varlığına dayanacağı, iki kesimliliğin, iki tarafın siyasi eşitliğinin, iki kurucu devletin eşit statüsünün ve yeni ortaklık devleti parametrelerinin korunmasının esas olduğu, Garanti ve İttifak Antlaşmalarının yürürlükte kalacağı vurgulanmıştır”

Biz bu açıklamayı Sayın Gül ile Sayın Toptan’ın ve Sayın Çiçek ile Genel Kurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanının son açıklamaları ışığında değerlendiriyor ve Cumhurbaşkanı Sayın Talat’ın eski dostu Hristofyas’ın kırmızı çizgilerine mertçe “Hayır” diyebileceği sağlam bir ortamın yaratılmış olduğu sonucuna varıyoruz.

Bu ortamın Annan Planına “evet” dendiği  günlerdeki ortam ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Annan Planı halkımıza “adil ve kalıcı” bir anlaşma olarak yutturulmuştu. O günkü referandum Kıbrıs Türk halkının “adil ve kalıcı” bir anlaşma istediğini göstermiş, sonuç da aldatıldığını kanıtlamıştı. Şimdi MGK ve Sayın Talat “adil ve kalıcı” bir anlaşmanın parametrelerini açıklamış oluyorlar. “Adadaki gerçekler” ve bu gerçeklerin İKİ HALK ve İKİ DEMOKRASİYİ içerdiği vurgulanmaktadır. İki kesimliliğin ve iki kurucu devletin eşitliklerinin de ayrıca vurgulanmış olması ne kadar da açıklığa muhtaç ise de, yukarıda da altını çizdiğim gibi bunlar en üst makamların yaptıkları açıklamaların ışığında değerlendirildiğinde “iki devletin ortaklığı öngörülmektedir” sonucuna varmak mümkündür. Halkımızın büyük bir çoğunluğu bunu böyle değerlendirmekte ve “Garantiler devam edecektir” kararı nedeniyle büyük huzur duymaktadır. Bütün mesele “dünyaya şirin görünmek” veya “bir adım önde olmak” gibi düşüncelerle bu “adil ve kalıcı” temelden taviz vermemektedir. Bu nedenle, KKTC’nin yaşatılmasını öngören ve doğuşu için kan ve can vermiş olan kitlelerin yaptıkları ve yapacakları açıklamalar görüşmeci Cumhurbaşkanına güç vermeli, onu üzmemelidir. Rum tarafında Hristofyas’ın arkasında Milli Konsey ve Rum Ortodoks Kilisesi vardır. Kıbrıs Türklerinin arkasında kolu bükülmez ve Kıbrıs davasında haklı olduğu kadar da güçlü olan Anavatanı Türkiye vardır. Görüşmecimiz bunun hazzı ve gururu içinde olmalıdır. Haklıyız ve devletimizi korumakta, Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki haklarından taviz vermemekte kararlıyız görüntüsünü bozacak, sulandıracak demeçlerden, hafifliklerden kaçınmalıyız.

AB’nin eski Komisyon Başkanlarından Chris Patten “politik realiteleri görmezlikten gelerek karmaşık sorunları çözümleme çabaları hiçbir yerde başarılı olamaz” demiştir.  Bunun en belirgin örneklerinden biri Filistin meselesi ise, diğeri de Kıbrıs meselesidir. Bu mesele 45 yıldır halledilememişse “plan üreticilerin” meseleye- kendi çıkarları için- teşhis koymaktan kaçınmaları ve realitelere göz yummaktaki ısrarlarıdır. Kıbrıs’ta İKİ HALK varken TEK HALK görmek, İKİ DEMOKRASİ varken Rum’un demokrasisine bakarak Kıbrıs’a HÂL ÇARESİ ARAMAK; BİR ORTAKLIĞIN NİÇİN VE KİMLER TARAFINDAN YIKILDIĞINA BAKMAKSIZIN SUÇLU TARAFI “MEŞRU HÜKÜMET” İLÂN ETMEK Chris Patten’in akıl ve mantıkla bağdaşan sözlerine ters düşmek ve haksızlık yapmak anlamına gelir.

Bütün temennimiz Komitelerde çalışan arkadaşlarımızın DEVLETLERİNİ YAŞATMA yükümlülüğü altında olduklarını bilerek çalışmaları  ve yıktıkları, toplu mezarlara gömdükleri KIBRIS CUMHURİYETİNİN DEVAMI OLDUKLARINI SAVUNAN SAHTEKÂRLAR KARŞISINDA KENDİLERİNİ ZAYIF GÖRMEMELERİDİR. Sayın Talat Ankara temaslarından sonra, herhalde, KKT’ni yaşatmak ve yüceltmek andının kutsiyetini  ve Türkiye’nin güvenliği açısından da omuzlamış olduğu sorumluluğu çok daha iyi değerlendirmiş olmalıdır.

   475 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  18 Temmuz 2008, Cuma   Anlayana Sivrisinek Saz...
  18 Temmuz 2008, Cuma   Demek Federasyon Ha?
  17 Temmuz 2008, Perşembe   Geçmişe Bakınca...
  16 Temmuz 2008, Çarşamba   Türkmen'e mektup
  14 Temmuz 2008, Pazartesi   ABD GİBİ OLALIM (MI)?
  11 Temmuz 2008, Cuma   AYNİ TERANE
  10 Temmuz 2008, Perşembe   Tazminatlar
  10 Temmuz 2008, Perşembe   Milli Konsey Memnunmuş
  07 Temmuz 2008, Pazartesi   Uzlaşma'dan ne anlıyorsunuz?
  02 Temmuz 2008, Çarşamba   Önemli Davet!


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.