kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
21 Temmuz 2008, Pazartesi Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Erbakan'a af istedi
 
Talat'a güvenimiz tam
 
Kıbrıs'taki gerçekler dikkate alınmalı
 
Rumlar Türkiye'yi BM ve AB'ye şikayet etti
 
Çözümün koşullarını vurguladı
 
TDP'den Soyer ve Uzun'a eleştiri
 
Baskının Türk tarafına yöneldiğini iddia etti
 
Tek sesliliğe ihtiyaç var
 
Kıbrıs'ta iki eşit halk var
 
Erdoğan'ın ziyaretine tepki gösterdi
 


Anlayana Sivrisinek Saz...
Rauf R. DENKTAŞ
Gerçek Bir Barış Harekatı Anısı
Prof.Dr.Ata ATUN
CTP’nin gözüyle ülkenin durumu
Mete TÜMERKAN
Otuz dört sene yetmedi...
Hasan HASTÜRER
Önce kendimize bakmalı..
Mete TÜMERKAN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Ocak 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sanırım 2000 yılı Ocak ayıydı.

Doktorum 'Fazla kilolardan kurtulman gerek' dedi.

Karaciğerde yağlanma vardı.

Hayatıma hareket katmam önerisinde bulundu.

Spor yapmalıydım.

Masa başından kalkıp en azından günde bir saat yürümeliydim.

Yürümüyordum.

Hareketsizdim!

Yaptığım işin stresini arada birşeyler atıştırarak azalttığımı sanıyordum.

Ve gittikçe de daha fazla şeyler atıştırıyordum.

Bu arada da kilom artıyordu.

Ve karar verdim.

Fazla kilolardan kurtulacaktım.

Bunun için de yürüyüşlere başladım.

'Bir dirhem etin bin ayıp örttüğünü' unutarak!

Fazla kilonun toplumda sağlık göstergesi olarak algılandığını kilo vermeye başladığımda fark ettim.

                 *

Herkes merakla soruyordu, 'Neyin var?' diye.

Şahsen ya da ekrandan olsun sağolsun tanıyıp sevenlerin ısrarlı soruları ile karşılaşmaya başlamıştım.

İnsanlara, 'Daha sağlıklı olmak için kilo veriyorum, birşey yok' dediğimde çok inandırıcı olmuyordu.

Bakışlarından anlıyordum.

Bazıları, 'Bizden gizleme söyle' diyordu.

Bunun ayıbının olmadığının da altını ısrarla çiziyordu. 

Ve böylece bizim toplumda, kilonun bir sağlık göstergesi olarak algılandığını anladım!

                 *

Neyse ben yine de kilo vermeye karar vermiştim bir kere.

Aralardaki atıştırmaları kestim.

Artık 'abur-cubur' yemiyordum.

Beslenme alışkanlıklarımı değiştirdim.

Yediğimin neredeyse yarım porsiyonu ile masadan kalkmaya başladım.

Yemekle meyve saatlarinin arasını açtım.

Çok kolay değildi doğrusu.

Kendimle çok büyük bir mücadeleye girmiştim.

                 *

Kilolardan kurtulacaktım; bunun başka yolu yoktu.

Kaç geceler rüyamda diyetimi bozduğumu görüyordum.

Benim için kabus gibi birşeydi bunlar!..

Yataktan ter içinde fırlıyordum.

'Ne yapmıştım, nasıl irademe hakim olamamıştım' öyle.

Ve rüya olduğunu anlayınca rahatlıyordum.

Bir süre bu böyle devam etti.

Gün içindeki diyeti geceleri rüyalarda bozup durdum.

Ama gerçekte hiçbir zaman bozmadım.

Kararlı bir şekilde devam ettim.

Ve sonuçta fazla kilolardan kurtuldum.

Fena da olmadı hani.

                 *

Hayata bakışım değişti.

Anladım ki insana ne gelirse boğazdan gelir.

Biraz dikkat ederek ve spor yaparak herşeyi devamlı bir şekilde yiyebilirsiniz.

Ve  öyle de yapmaya devam ediyorum.

Alıştım bir kere.

Yemeği fazla kaçırdığımda fazladan bir eksersiz yaparak bunu dengelemeye çalışıyorum.

Sonuçta insan bir yerde vücudunu hafifleterek yaşam kalitesini yükseltiyor.

Bu arada yürüyüş yapma bahanesi ile birçok yeni dost edindim.

Onlarla beraber 'Doktor Fazıl Küçük Parkı'nı turlarken memleket meselelerini konuştum.

Kişisel sorunlarını dinledim kimsinin.

Farklı bakış açıları ve değerlendirmeler mesleki anlamda da bana farklı katkılar yaptı.

Bu arada yürürken insanın kafasının içindekileri boşattığını fark ettim.

Birçok kararımı yürürken verdim.

'Keşke daha önceden başlasaydım' diyorum şimdi, düzenli bir şekilde yürümeye.

Ve daha dikkatli bir şekilde beslenmeye.

                  *

Ama insanlar genelde bile bile lades oluyorlar yine de.

Bazen bir müsipet gerekiyor nasihatten anlamayanlarımız için..

Bir şekilde alışkanlıklar değiştirilmiyor.

Bunun için de değişik mazaretler üretiliyor.

Aslında bu bir kaçış.

İnsanın kendi kendisini kandırmanın ötesine geçmeyen bir kaçış.

Yıllarca ben de kaçtım hep.
Kaçmayanlara hep özenerek..

Kendi kendimi avuttum.

Kilo sahibi olmakla ilgili söylenen veciz sözlerle arkadaşlar arasında birbirimizi cesaretlendirmeyi de ihmal etmeden yaptım bunu.

Ama bu kandırmacanın sonu yok.

Kendi kendinize zarar vermenin ötesinde.

İnsan önce kendi vücuduna saygı göstermeli.

İşe kendine saygı ile başlamalı.

Gerisi gelir...

   795 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  18 Temmuz 2008, Cuma   CTP’nin gözüyle ülkenin durumu
  16 Temmuz 2008, Çarşamba   Tekrar başlamak
  15 Temmuz 2008, Salı   Tatilde olmak
  04 Temmuz 2008, Cuma   Şimdi tatil zamanı
  02 Temmuz 2008, Çarşamba   Hristofias bunu ne kadar hak etti?
  30 Haziran 2008, Pazartesi   Kapsamlı Müzakereler Başlar Mı?
  28 Haziran 2008, Cumartesi   Manzara hoş değil
  27 Haziran 2008, Cuma   Felekate doğru sürüklenmek
  24 Haziran 2008, Salı   Annerlerin Hakkı Ödenmez
  20 Haziran 2008, Cuma   Hristofias zamana oynuyor


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.