kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
6 Temmuz 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Reuters yorumu: Yaşlı adamların uyduruk örgütü
 
Sıcaklar beyin hücrelerini öldürür
 
Google’dan ‘Kırkpınar’a jest
 
Türkiye-AB müzakereleri için ‘koşullu’ evet
 
Aşırı terlemeye de çözüm bulundu!
 
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Pazartesi Kıbrıs'a geliyor
 
KTHY Grev nedeni ile seferlerini tekrar düzenledi
 
Ertuğruloğlu Derksen görüşmesi
 
Sonay Adem'in açıklaması
 
TMT'den Katsuridis'e tepki
 


Önemli Davet!
Rauf R. DENKTAŞ
Tek Egemenlik, Tek Vatandaşlık
Prof.Dr.Ata ATUN
Şimdi tatil zamanı
Mete TÜMERKAN
Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelçiliği...
Hasan HASTÜRER
AB içinde Birleşik Kıbrıs
Mete TÜMERKAN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Ocak 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 
Annan Planı Avrupa Birliği içinde Birleşik bir Kıbrıs öngörüyordu.

Bu plan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından hazırlanmış bir plandı.

Plan  ABD ve AB tarafından da desteklenmişti.

Annan Planı, Kıbrıs konusuna çözüm üretilmesi yönünde yapılan en kapsamlı çalışma olarak  not edilmektedir.
Ve bugün Kıbrıs konsunda en önemli referans belgesi konumundadır.

Gelinen aşamada Annan Planı’nın öngördüğü Birleşik Kıbrıs AB’ye üye olamamıştır.

AB yarım Kıbrıs’ı sorunlu bir şekilde içine almıştır.

Bu da özellikle Türkiye AB ilişkileri başta olmak üzere AB’nin başını ağrıtmaktadır.

Eş zamanlı olarak Kıbrıs’taki iki halkın Annan Planı için referanduma ayrı ayrı gitmelerinin üzerinden dört yıla yakın bir zaman geçmiştir.

Geçen zaman Kıbrıs’ta taraflar arasındaki ilişkileri iyileştirmemiş, aksine germiştir.

Kıbrıslı Türkler üzerindeki  izolasyonlar azalacak yerde artmıştır.

Çözüm yönünde en küçük bir umut ışığı dahi görünmeyen bir dönem yaşanmıştır.

Gelinen aşamada Kıbrıs konusunda ne yapılacağı  Güney Kıbrıs’taki seçimlerin sonucuna bağlanmıştır.

Yaşanacak gelişmeler sandıktan çıkacak Rum Liderin ortaya koyacağı iradeye bağlı kılınmıştır.

Kıbrıs Türk tarafının çözüm istenci bu aşamada Rum Liderliği de benzer bir tavır ortaya koymadığı sürece bir anlam ifade etmeyecektir.

Rum başkan adaylarının söylemleri seçim sonrası için çözüm yönünde çok fazla ümit vermemektedir.

Görülebilen durum bu şekilde özetlenebilir.

Elbette ki Güney Kıbrıs’taki seçimlerden sonra sürpriz gelişmeler de yaşanabilir.

Bunu da bir kenara not etmekte fayda var.

Ne  isterse olsun Kıbrıs Türkü daha fazla Rumun insafına terk edilmemelidir.

Alternatif politikalar geliştirilmelidir.

Geliştirilecek alternatif politikalar Türkiye-AB süreci ve ilişkilerini dikkate almalı, uluslararası kamuyounun desteğini kazanabilecek bir içerikte olmalıdır.

Kazanmalıdır ki gerçek anlamda bir alternatif oluştursun ve Kıbrıs’taki mevcut yapıyı değiştirsin.

Peki nasıl?

Örneğin İskoçya’nın ‘Scotland in EU’ şeklinde özetlenebilen yaklaşımına benzer bir politika ve strateji geliştirilebilir.

AB içinde Birleşik bir Kıbrıs’ı esas alan bir yaklaşımla Kıbrıs Türk Devleti’nin AB içinde yer alması yönünde girişim başlatılabilir.

Böylelikle  Annan Planı’nda öngörüldüğü çerçevede Birleşik bir Kıbrıs’ın AB şemsiyesi altında gerçekleşmesine olanak yaratacak, iki tarafın eşit statüsü ve siyasi eşitliğini esas alacak bir yaklaşımla politika geliştirilebilir.  Mal mülk konularının Annan Planı’nda öngörüldüğü şekilde tartışılmaya açık olunduğu not edilerek önce Kıbrıs Türk tarafının AB’ye girişine yoğunlaşılabilir.

Bu noktada AB’nin Kıbrıs Türklerine bakışı da test edilecektir.

Ve şu soruların yanıtları görülecektir:

-          Verdiği sözleri bugüne kadar tutmayan ya da tutamayan AB, içine aldığı yarım Kıbrıs’ı ne kadar bütünlemek istemektedir ?

-          Kıbrıs’ı bir bütün olarak AB üyesi olarak görebilmenin Kıbrıs Türk Devletini dışlamaktan değil AB ağına katmaktan geçtiğini kabul ederek buna uygun politikalara destek verecek midir?

-          Kıbrıs sorunundan kurtulma niyeti var mıdır?

Sonuç olarak,Kıbrıs konusunda taşları yerinden oynatma zamanı gelmiştir.

Kıbrıslı Türkleri bir kırk yıl daha kimse Rum tarafının insafına terk edemez.

Rum tarafı Kıbrıslı Türklerle güç paylaşımına gitme iradesinden uzak bir yaklaşım sergilemektedir.

Bunun karşısına Kıbrıs’ı AB içinde birleştirme yaklaşımı ile çıkılmaldır.

Ve Kıbrıs Türk Devletinin AB içine girişini sağlayacak yeni bir yola girilmelidir.

Denemeye değer..  

   915 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  04 Temmuz 2008, Cuma   Şimdi tatil zamanı
  02 Temmuz 2008, Çarşamba   Hristofias bunu ne kadar hak etti?
  30 Haziran 2008, Pazartesi   Kapsamlı Müzakereler Başlar Mı?
  28 Haziran 2008, Cumartesi   Manzara hoş değil
  27 Haziran 2008, Cuma   Felekate doğru sürüklenmek
  24 Haziran 2008, Salı   Annerlerin Hakkı Ödenmez
  20 Haziran 2008, Cuma   Hristofias zamana oynuyor
  18 Haziran 2008, Çarşamba   Tercih Hristofias’ındır
  16 Haziran 2008, Pazartesi   Babalar dağ gibidir
  14 Haziran 2008, Cumartesi   Daha dün bebektiler


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.