kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
6 Temmuz 2008, Pazar Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap

  ARŞİV
   


 ÇOK OKUNANLAR
Reuters yorumu: Yaşlı adamların uyduruk örgütü
 
Google’dan ‘Kırkpınar’a jest
 
Sıcaklar beyin hücrelerini öldürür
 
Türkiye-AB müzakereleri için ‘koşullu’ evet
 
Aşırı terlemeye de çözüm bulundu!
 
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Pazartesi Kıbrıs'a geliyor
 
KTHY Grev nedeni ile seferlerini tekrar düzenledi
 
Ertuğruloğlu Derksen görüşmesi
 
Sonay Adem'in açıklaması
 
TMT'den Katsuridis'e tepki
 


Önemli Davet!
Rauf R. DENKTAŞ
Tek Egemenlik, Tek Vatandaşlık
Prof.Dr.Ata ATUN
Şimdi tatil zamanı
Mete TÜMERKAN
Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelçiliği...
Hasan HASTÜRER
Mutsuz Toplum
Mete TÜMERKAN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Ocak 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat 'Marazi Toplum' tanımı yapınca birçoğumuz kızdı. Bu da nereden çıktı' diye tepki gösterdi. “Herkes söylese bile Cumhurbaşkanı bunu söylememeliydi” diyenler çıktı. Toplumda her yer karanlık anlayışının hakim olduğunu söylemişti Cumhurbaşkanı.

'Neredeyse herkes birşeylerden şikayetçi' diye de devam etmişti. Söylediklerinde haklıydı. Gerçekten insanlar şu ya bu nedenle mutsuz. Ya da marazi. Yaşadığı ortamdan şikayetçi. Düne göre bugün daha iyi şartlarda bir yaşam sürüyor olsa da yine de mutsuz. Aslında toplumsal bir sorun ‘mutsuzluk ve marazi olma’ durumu. İncelenmesi ve bilimsel anlamda müdahale edilmesi gereken bir durum bu. Profesör Dr. Vamık Volkan da bunun altını çizmişti. Yıllarca kapalı kalmanın, izolasyonlar altında yaşamanın bir sonucu olarak nitelemişti yaşananları.

                            *

Yakın çevrenizden başlayarak şöyle bir siz de bakın isterseniz. İş ortamından başlayın mesela. Kaçı memnun çevrenizde çalışanların bulundukları ortamdan? Kimisi mesleki tatmini bulamadığı için mutsuz. Kimisi ortamı ya da çalıştığı işi beğenmediğinden. Kimisi maaşından. Kimi istediği işi yapamadığı için söylenip durur. Kendisi işine saygı gösterip mesai saatlerine uyarken uymayan çoğunluğu dert eder kendine. Haksız yere yapılan uygulamalarla,terfi ve tayinlere isyan eder. Gelen giden siyasilerin müdahalelerinden şikayetçidir kimisi. Ama birşey değişmez. Her yeni günde bir önceki günde yaşananlar tekrarlanır. İnsan bir de bunları takar ve sorun ederse, mutsuzluk ve huzursuzluğu bir o kadar daha artar. Takmayanlar ve ortama uyanlar da vardır. “Bana ne, ben mi değiştirecem” diyerek. Sonuçta birşey değişmez. Herşey bildiğiniz gibi devam eder. İşyerlerinde durum böyle.

                            *

Peki ya komuşunuz veya arkadaşınız mutlu mu?Kimisinin evdekilerle sorunları vardır.Eşi ya da çocukları veya ailenin diğer bireyleriyle.Sevdiğiyle.. Ya da farklı şikayetleri vardır.Çevrenin her geçen gün yaşanamayacak bir hal almasından tutun da, doğaya yapılan tahribatın göz göre göre devam etmesine kadar.

Trafikteki kaostan, sağlık ve eğitimdeki sorunlara kadar bir dizi mutsuzluk nedeni vardır.
Ve tüm olumsuzluklara rağmen gündemi tamamen farklı olan siyasilerin bitmeyen söylev ve tartışmaları ile bir o kadar daha gerilir insanlar.Sonuçta insanlar mutsuz olurlar işte.

                   *

İnsanların daha iyiyi istemesi ve mevcut durumu beğenmemesi doğaldır.Mutlaka insanoğlu daha iyisine sahip olmak ister.Bunun için mücadele eder.Ama bunun bir de bedeli olmalı.Daha iyi ve güzele ulaşmak için birşeyler yapmalı.Birşey yapmadan olmaz.İnsan zorlamalı daha iyiyi elde etmek için.Bizde galiba 'sistem' buna müsait değil. Sistemsizliğin sistemin, keyfiliğin kuralların yerini aldığı bir ortamda doğal olarak mutsuzluk da artıyor.İnsanlar her geçen gün biraz daha marazi oluyorlar.

                 *
İnsanların mutlu olması belki de taşların yerli yerine oturtulması ile mümkün olur.Kuralların toplum yaşantısında etkin olmasıyla.Herkesin önünü görmesinin sağlanmasıyla..Bu da kolay değildir.Bunu yapacak siyasetçilerin bir sonraki seçimde peşinen mağlubiyeti kabul etmesi gerekir.Yani bu iş siyasi olarak oldukça riskli.Sistemsizliği ortadan kaldırmak kolay değil.Böyle olunca da insanlar bir şekilde mutsuz olmaya devam edecek gibi.Dileyelim haksız çıkalım.

   788 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  04 Temmuz 2008, Cuma   Şimdi tatil zamanı
  02 Temmuz 2008, Çarşamba   Hristofias bunu ne kadar hak etti?
  30 Haziran 2008, Pazartesi   Kapsamlı Müzakereler Başlar Mı?
  28 Haziran 2008, Cumartesi   Manzara hoş değil
  27 Haziran 2008, Cuma   Felekate doğru sürüklenmek
  24 Haziran 2008, Salı   Annerlerin Hakkı Ödenmez
  20 Haziran 2008, Cuma   Hristofias zamana oynuyor
  18 Haziran 2008, Çarşamba   Tercih Hristofias’ındır
  16 Haziran 2008, Pazartesi   Babalar dağ gibidir
  14 Haziran 2008, Cumartesi   Daha dün bebektiler


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.