Güney Kıbrıs’ta Başkanlık seçimlerinin ikinci turu öncesinde DİKO’dan Hristofyas’a destek kararı çıktı.
Karar biraz sancılı alındı.
Kararda Papadopulos’un etkili olduğu iddiası var.
DİKO’da Kasulides’den yana olan eğilim, akşam saatlerinde Papadopulos’un müdahalesiyle değişmiş.
Parti yetkili kurulları baskı altına alınarak AKEL’e destek kararı çıkarılmış!
Destek için oy verenlerin büyük bir bölümünün kafası ise hala karışıkmış.
Neyse bu noktada, AKEL’in DİKO’dan aldığı destek karşılığında ne verdiğine bakmak lazım.
Görünen o ki Hristofyas’ın bu koşullarda kazanması durumunda Güney Kıbrıs’taki politikalarda çok birşey değişmeyecek.
Papadopulos’un yerine Hristofyas oturacak.
Meclis Başkanlığı koltuğuna DİKO Başkanı Karoyan, Dışişleri Bakanlığına ise Marcos Kipriyanu gelecek.
Kıbrıs konusundaki politikaları ise özel görevle Tasos Papadopulos yürütecek.
Anlaşma böyle.
Beş yıl sonra yapılacak Başkanlık seçimlerinde ise AKEL DİKO’nun adayına destek sözü de vermiş!.
Bu arada Annan Planı ve Kıbrıs konusunda Papadopulos’un izlediği politikaların devamı için de AKEL’den yazılı belge alınmış.
Durum bu!..
Bir yerde Türkiye’de kimi zaman eleştirilen ‘Kızıl elma’ koalisyonu gibi bir durum sözkonusu.
2003’de başlayan 3’lü koalisyon bir beş yıl daha devam edecek.
AKEL, DİKO ve EDEK birlikteliğinde Kıbrıslı Türklere ‘Ozmosis’ modeli çözüm önerilmeye devam edilecek.
Burada bir noktanın daha altını çizmekte yarar var.
Papadopulos’un yerine Hristofyas’ın oturmasıyla Kıbrıs konusunda Rum tarafında izlenen politika değişmeyecek ama dış ilişkilerde farklılıklar olabilecek.
Uluslararası ilişkilerde dengeler Kosova’nın bağımsızlık ilanı ile değişmeye başladı.
Özellikle Moskova ile Washington arasındaki ipler gerildi.
Kıbrıs’ta Moskova’ya sıkı sıkıya bağlı bir Hristofyas’ın Başkan koltuğuna oturması ABD’de ciddi rahatsızlıklara neden olacak gibi.
Elbette ki bu Kıbrıs konusuna ABD’nin yaklaşımını da etkileyecektir.
Uzlaşmaz Papadopulos politikalarının Moskova destekli Hristofyas’la devamı yeni gelişmelere kapı açabilecektir.
Hristofyas’ın Pazar günü seçilmesi durumunda bunları yaşayarak göreceğiz.
Peki DİKO’nun Hristofyas’a destek vermesi Kasulides’in şansı kalmadığı anlamında mı?
Bence hayır.
Şu anda şanslar eşit.
DİKO’nun tabanının tümünün Hristofyas’a kaymayacağı konuşuluyor.
Benzer bir sıkıntı EDEK için de geçerli.
Onlardan da ciddi oranda bir oyun Kasulides’e kayacağı iddiası var.
Kilise’nin ise ne yapacağı net değil..
Bu durumda şanslar eşit.
Kazanacak her kim olacaksa çok az oy farkı ile ipi göğüsleyecek.
Avrupalı ve Amerikalıların tercihi Kasulides.
Kasulides’le Kıbrıs konusunda yeni bir hareketlilik yakalanabileceği düşüncesi ağır basıyor.
Tabii ki böylesi bir durumda Kıbrıs Türk tarafından ciddi jestler istenecek.
Bunu da not etmekte yarar görüyorum.
Görünen o ki işler çok kolay olmayacak.
Hristofyas’la belki başta biraz hareketlilik yaşanır gibi olsa da Tasos’un etkisi ile çözümden daha da uzaklaşılabilir.
Kasulides’le ise Kıbrıs Türk tarafı tavize zorlanabilir.
Sonuç itibarıyla çok kritik ve hassas bir döneme giriliyor.
Güney’deki seçimler sonrasında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Herkesin bir kere ezberi bozulacak.
Bölgenin dünyada yaşanan gelişmelerden etkileneceği de kesin.
Taşlar şöyle ya da böyle yerinden oynayacak.
Bu taşların altında kalmamak için hazırlıklı olmak lazım.
Birlik, beraberlik içinde, ortak bir hedef belirleyerek hareket etmek lazım.
Dağınıklık bizi istemediğimiz yerlere sürükleyebilir!...