Kıbrıs meselesi karşılıklı goller atarak çözümlenemez.
Ya da bir tarafın diğerini mağlup etmesiyle!.
Böylesi yaklaşımlarla bir yere varılamaz.
Sorun karşılıklı iyi niyet, saygı ve işbirliği ile çözülebilir.
Karşı tarafı eşit olarak kabullenerek.
Varılan ve varılacak olan mutabakatlara uyarak.
Karşılıklı güven ve anlayışı geliştirerek.
Sorunları çözme niyeti ile karşılıklı oturup konuşarak.
Soğuk savaş taktiklerini bir yana koyarak.
Gerginliği artırıcı değil, azaltıcı bir yaklaşım sergileyerek.
Gerektiğinde empati yapabilmeyi becererek.
Ve halklara doğru bilgiler vererek.
Manipülasyonlara fırsat vermeyerek.
Çözümün bir al-verle mümkün olabileceğini gizlemeyerek.
Yoksa bir yere varmak mümkün olmaz.
Kıbrıs meselesi çözümsüz kalmaya devam eder.
Küçük sorunlar aşılamaz, aksine büyür ve herşey daha bir içinden çıkılmaz hal alır.
Zaten zor olacağı kesin olan sorunun çözümü imkansız hale gelir!.
*
Lokmacı olayı buna bir örnek.
Taraflar Lokmacı’nın hangi şekil ve koşullarda açılacağı konusunda mutabakta vardı.
Varılan mutabakatın ardından yapılan düzenlemeler sonrasında Lokmacı güzel sözler ve iyi dileklerle açıldı.
Cumhurbaşkanı Talat’ın nitelemesiyle ‘Medyatik bir kapı’ konumuna gelen Lokmacı’ya iki taraftan da halk büyük ilgi gösterdi.
23 Nisan 2003’te yaşanan heyecan ve kuyruklar yeniden yaşandı.
Ancak akşam saatlerinde birdenbire Rum tarafı Lokmacı’daki geçişleri durdurdu.
Gerekçe olarak da Türk polisinin ara bölgeyi ihlalini gösterdi.
Başbakan Soyer, bu gelişmeyi hayretle karşıladığını açıkladı.
İhlal olmadığına vurgu yaptı.
Sonuçta, Rum tarafı geçişleri yeniden serbest bırakmak durumunda kaldı.
Lokmacı’nın açılması belli ki Rum tarafında bazı çevrelerin içine sinmedi.
Aslında, Rum tarafı uluslararası alandaki imajını düzeltme kaygısı ile kapının açılmasına izin vermek zorunda kaldı.
Bunu isteyerek yapmadı.
Türk tarafında, Türkler ve Rumlar coşkuyla Lokmacı’nın açılmasını kutlarken, Rum tarfında gelişmeleri kabullenmekte zorlananlar soğuk savaş taktiklerini devreye koydular.
Ancak bu kez başarılı olamadılar.
Bunda Kıbrıs Türk tarafının sağduyulu ve soğukkanlı tavrı etkili oldu.
Bence dikkatli olmakta fayda var.
Rum tarafında Lokmacı’da yaşananları içine sindiremeyenler boş durmayacaklardır.
Yeni ve farklı şekillerde Lokmacı’nın kapatılması için denemelerde bulunacaklardır.
Uluslararası camia da Lokmacı’yı mercek altına almalıdır.
Lokmacı’da yaşanacak olası iyi ya da kötü yöndeki gelişmeler, Rum tarafının Kıbrıs meselesine bakışının daha iyi algılanmasına fırsat yaratacaktır.
Kıbrıslı Türklerle ne kadar güç paylaşımına ve işbirliğine gitmeye hazır olduklarını gösterecektir.
Bekleyip göreceğiz.
Ama herkesin bu konuda uyanık olması gerekmektedir.
*
Lokmacı, Rum tarafının samimiyetinin test edilmesi açısından önemli bir örnek olacaktır.
Papadopulos sonrası dönemde ne değiştiğinin görülebilmesi açısından.
Rum halkına uygulanan psikolojik baskılar kalkacak mı?
Rum tarafında iktidarda olanlar Kıbrıs gerçeklerini olduğu gibi kendi halklarına anlatılacaklar mı?
Çözümün Kıbrıslı Türklerle eşit koşullarda yetki paylaşımına gitmekten geçtiğini söyleyecekler mi?
Tabuları yıkma yönünde adım atacaklar mı?
Yoksa eskiden olduğu gibi bir anlayışla devam mı edecekler?
Bunu yaşayarak göreceğiz.
Ama unutulmaması gereken, yeni başlayan sürecin sonunda Kosova modeline de bir çıkışın olabileceğidir.
İstenen bu değilse, Hristofyas Rum tarafında taşları yerinden oynatmak zorundadır.
Soğuk savaşın bittiğini ve dünyada birşeylerin değiştiğini ekibindekilere anlatmalıdır.
Aksi takdirde korktuğu sonla karşı karşıya kalabilir.