Bu mektubun muhatabı bu ülkede yaşayan herkes.
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Milletvekilleri, yasa uygulayıcılar ve aileler.
Biliyorum bu ülkede çok ciddi şeyler oluyor!
Herkes de bu çok ciddi işlerle meşgul.
Kıbrıs konusu, ekonomik sorunlar gibi meselelerle.
Haksız da değiller hani!
Bu sorunlar çözülünce ülkede her şey yoluna girecek!
Başka da bir sorun kalmayacak.
Ülkedeki diğer sorunlar biraz göz ardı ediliyor.
Özellikle de çocuk ve gençlerle ilgili olanlar.
Bu konulara yeterince ilgi gösterilmiyor.
Ya da gerekenler yapılmıyor.
Gençler ya da çocuklar nereye gidiyor?
Nasıl ve hangi ortamlarda kişilikleri gelişiyor?
Bu konularda bizler ne yapıyoruz?
Yoksa bu çok da önemli değil mi?
Bence bu konular en az Kıbrıs konusu ve ekonomik konular kadar önemli.
Ve onlar kadar gündemde olmak zorunda.
*
Bir yanda uyarı yapanlar, raporlar yayınlayanlar, bağımlılık yapan madde kullanımının çok küçük yaşlara düştüğünü söyleyenler var.
Bazen bu konular gazete manşetlerine de taşınıyor.
Polis gün geçmiyor ki ülkeye girişlerde uyuşturucu taşıyan birilerini yakalamasın.
Başkent Lefkoşa’nın nezih eğlence merkezleri genelde Cuma ve Cumartesi akşamları hınca hınç dolu oluyor.
Eminim ki diğer büyük yerleşim merkezlerinde de durum aynıdır.
Müzik, eğlence, yeme, içme...
Bunda ne var diyeceksiniz?
Eğlence mekanlarını dolduran kalabalığın büyük bir bölümü 13-17 yaşları arasında.
Bunların oturduğu masalarda alkollü içkiler var.
Nargileler muhabbetti daha da koyulaştırmada bir araç olarak tercih ediliyor.
Ve ellerde sigaralar.
Yaşlar 18’in altında.
Yasalar diyor ki, alkollü içki servisi yapılan yerlere 18 yaş altı giremez.
Ve onlara alkollü içki servisi yapılamaz.
Ama kimin umurunda.
Tıpkı meclisten geçen, ‘kapalı mekanlarda sigara içilemeyeceğine’ dair yasa gibi.
Yasalar sanki uygulanmamak için yapılıyor.
*
Ülkede konuştuğunuz neredeyse herkesin hayali, AB’ye giriş.
Çağdaşlık ve AB normlarının hayata geçirilmesi.
Söylemde herkes bunu istiyor.
Ama eyleme gelince iş değişiyor.
Tıpkı başka şeylerde olduğu gibi.
Avrupa’da kimlik kartınızı gösterip yaşınızın 18’in üzerinde olduğunu ispat edemediğiniz sürece size alkollü içki ve sigara satışı yapılmaz.
Yapan da yanar.
Bunun bedelini çok ağır öder.
Bizde ise serbest.
Ne de olsa burası özgürlükler ülkesi.
Amerika Birleşik Devletleri’nin özgürlükler ülkesi olduğunu sananlar yanılıyor.
Özgürlükler burada var.
Dileyenin dilediğini yapabildiği yasaların adeta uygulanmamak için yapıldığı bir ülke burası.
Değil alkollü içki satılan yerlere gitmek, Amerika Birleşik Devletleri’nde 21 yaşında değilseniz, gece bir saatten sonra neredeyse yalnız başınıza sokağa dahi çıkamazsınız.
Yaşınız 21 değilse size sigara ve içki satışı da yapılmaz.
Ama burası KKTC.
Burada 12 yaşındaki çocuk gider dilediğini alır, bunda engel yoktur.
Olsa da sorun değildir.
Çünkü kimse yasaları ciddiye almaz.
Yapanlar da buna dahil.
Yasa uygulayıcıları ise sadece seyirci.
Ya aileler.
Yoksa onlar “Çocuğumuz hayatını yaşasın ki biz de rahat yaşayalım” diye mi düşünüyor.
Bunun sonucunda ise 12-18 yaşları arasındaki gençler sokakta.
Neredeyse Cuma geceleri sokağa çıkmayan, içki kullanmayan, uzatıldığında sigara ikramını geri çevirenler, istenmeyen kişi konumuna gelecek bir yapı oluşturuldu.
Bet ofisleri de unutmamak lazım. Onlar da bir başka yara.
Bir yanda bunlar yaşanırken, diğer yanda ise birileri mırıldanarak ‘Nereye gidiyoruz’ diye soruyor.
Kimisi gençleri bağımlılık yapan maddelerden koruma iddiasıyla vakıflar oluşturuyor.
Ama yasaları uygulamak kimsenin aklına gelmiyor.
Ya da yasalarda eksiklik varsa bunları gidermek.
Yarın çok geç olmadan bir şeyler yapılmak zorundadır.
Timsah gözyaşları dökerek gençlere sahip çıkılamaz.
Yarın da çok geç olacak.