Sondakika Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Siz halen internet alan adınızı almadınız mı? Alan adı alana, 1 yıl hosting BEDAVA - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
28 Ağustos 2008, Perşembe Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Talat:Hristofias'ı defalarca uyardım Kıbrıs'ta petrol krizi Cat Stevens:Kıbrıs'ta barış için konser verecek Rum tarafında sütte zehir Stefanu: Talat ve Hristofias ayni dili konuşuyor Rum Basını:Yönetim Şeklinde anlaştılar!. Celal: Pile'deki olaylar sıradan değil Petrol arayışları 2009'da başlayacak Rum Başpapaz:Türkiye tüm Kıbrıs'ı kontrol etmek istiyor Diyetisyen Özge Taşker de Kıbrıs Postası ailesine katıldı

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
Ayşe DÖNMEZER: Reform Şart
YAGA Direktörü, Ekonomi Eski Bakanlarından Ayşe Dönmezer ekonomik konularda yaşanan gelişmelerle ilgili hem uyarı hem...

 ÇOK OKUNANLAR
Bizi zor günler bekliyor
 
Lazkiye seferleri gündemde
 
BKP hesap sordu
 
Rusya'nın kararı ilhaktır
 
Konsey:Vatan tehlikededir
 
Başpapaz Hristofias'a kızdı
 
Hazırlıklar hızla sürüyor
 
Rusya tezlerine bakmalı
 
Saç Boyama ve Renk Seçimi
 
Türkiye'yi hedef gösterdi
 

 YORUMLANANLAR
Linden:301 konusunda gereğini yapın [1]
 

Olmaz Olmaz !
Rauf R. DENKTAŞ
Batının KKTC Yanlışı
Prof.Dr.Ata ATUN
Kozlar doğru belirlenmelidir
Mete TÜMERKAN
“Ya Taksim, Ya ölüm” el değiştirdi....
Hasan HASTÜRER
Mavi kelebeğin izinde
Prof.Dr.Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Temmuz 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

    Mavi kelebekler olarak bilinen  Lycaenidae familyasından çok gözlü mavi kelebek (Polyommatus icarus) çok önemli bir özelliğe sahip. Yaban Çiçeği Artemis’i çok seviyor ve onun üstüne konmaktan büyük mutluluk duyuyor. Yaşamını devam ettirmek için de olmazsa olmaz bir bitki bu Mavi Kelebek için.

    Yaban Çiçeği Artemis’in özelliği ise mezarların üzerinde yetişmesi. Özellikle de toplu mezarların. Başka bir yerde bulmak zor. Zaten başka yerde yaşayamıyorlar.

    Toprağın yapısının değişmesi, toprakta oksijenin ve organik maddelerin artması, Yaban Çiçeği Artemis için bulunmaz bir üreme ve büyüme ortamı oluşturuyor.

    Evvelki gün, yani 11 Temmuz günü, Bosna Hersek’teki Srebrenitsa katliamının 13.cü yıldönümü idi. Sırplar, 11 Temmuz 1995 günü açıkça Boşnakları soykırıma uğratmışlardı, hem de BM’nin güvenlikten sorumlu olduğu bölge içinde. Tamı tamına 8,000 Boşnak erkek öldürülmüştü o gün. Hem de acımadan, tereddüt etmeden ve göz kırpmadan.

    Bölge Hollandalı BM askerlerinin denetimi altındaydı ve Boşnakların elleri bağlanarak kurşuna dizilmesini hiç önleyemediler. Aslında kıllarını bile kıpırdatmadılar katliam yapılırken, Boşnaklar soykırıma uğratılırken.

    Hollanda’lı bir BM askerinin o gün, duvara yazdığı “UN = United Nothing”, yani “Birleşmiş Hiçbirşey” yazısı, olayın vahametini ve BM’nin bu konudaki başarısızlığını iyice ortaya koyan bir simge oldu. Bu sözcük yıllardır simge olarak hala taze bir şekilde hafızalarda yerini koruyor.

             11 Temmuz günü aralıksız olarak 26 saat boyunca stüdyolarından ve Srebrenitsa’dan yayın yapan TRT-INT bu soykırımı A’dan Z’ye, Ankara stüdyosuna konuk ettiği ASAM Balkanlar uzmanı Erhan Türbedar ve TUSAM Balkanlar uzmanı Gözde Kılıç Yaşın ile izleyicilere aktardı.

    Bence mükemmel ve akademik tabanlı bir programdı.

    Özellikle uzmanların verdikleri bilgiler, arada yayınlanan gerçek katliam çekimleri ve son bulunan toplu mezardan çıkarılan kalıntıların, yapılan DNA testlerinden sonra bin bir zorlukla bir araya getirilerek yeni mezarlarına gömülmeleri töreni, çok ama çok etkileyici idi.

    Gözlerim yaşlı seyrettim bu yayını desem yalan olmaz.

    Hele öğleyin yapılan defin töreni çok duygusaldı.

    Hayatta kalan insanların tek tesellileri, yıllar önce sırf Boşnak oldukları için acımasızca öldürülen kardeşlerinin, kocalarının ve yakınlarının artık en azından başında dua edecekleri bir mezarının var olacağıydı.

    Çarpıcı olan görünümlerden bir tanesi de, BM’yi yanıltmak için yapılan plan uyarınca Sırp hükümetinin “Bu askerler bizim düzenli ordumuz değildir. Bunlar çetelerdir ve bu bir iç çatışmadır, bizi ilgilendirmez” iddiası ile kendini temiz çıkarmak amacı ile kurulmuş olan Sırp milis güçlerinin Rusya’dan, Ukrayna’dan ve Yunanistan’dan gelen Ortodoks birliklerden kurulmuş olmasıydı. Bu birlikler katliama giderken Ortodoks Papazın askerleri tek tek kutsaması ve Boşnakları Türk olarak tanımlayarak “İntikam zamanı gelmiştir. Türkleri öldürmeden geri dönmeyin” sözlerini içeren kutsama töreni ise çok çarpıcıydı. Belli ki hala daha haçlı zihniyeti, neredeyse bin yıl evvelki canlılığını hala daha hastalıklı kafalardaki yerini korumaktadır.   

    Her şey, bütün gerçek, Sırpların dünyayı yanıltmak için iç çatışma olarak niteledikleri bu insafsız soykırım, mavi kelebeklerin aniden yörede çoğalması ile ortaya çıktı.

    Çok bilinçli olarak toplu mezarları hazırlayan Sırplar, katliamlardan sonra en az iki kez toplu mezarları dozerlerle kazıp, kamyonlara yüklemişler ve 30-100 km öteye tekrar gömmüşler, sırf toplu mezarların izi bulunamasın diye. Ama mavi kelebekleri unutmuşlar. Onlar mezarları nereye taşımışlarsa, mavi kelebeklerde orada ortaya çıkıvermiş aniden.

    BM kendi suçunu örtbas etmek için, daha doğrusu 9 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi (Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide Adopted by Resolution 260 (III) A of the U.N. General Assembly) uyarınca katliamlara mani olmadıkları için soykırım suçlaması ile itham edilmemek amacı ile yapılan bu insanlık dışı cinayetlerin adını “Etnik Temizlik” olarak tanımlamışlar ve güya da ithamdan kurtulmuşlar.

    Öyle zannediyorlar ama Lahey Adalet Divanı, bu cinayetleri “Soykırım” olarak niteleyerek karara bağladı. Ayıbı da BM’nin sırtında kaldı.    

     Söz konusu Sözleşmenin 2. Maddesi bakın ne diyor ve Soykırımı nasıl tanımlıyor;

    “Soykırım; ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubu toptan ya da onun bir bölümünü yok etmek niyetiyle: Grup üyelerinin öldürülmesi, Grup üyelerinin fizik ya da akıl bütünlüğünün ağır biçimde zedelenmesi, grubun fiziksel varlığının tümü ya da bir bölümü ile yok edilmesi sonucunu verecek yaşam koşulları içinde tutulması, grup içinde doğumları engelleyecek önlemler alınması, bir grup çocukların başka bir gruba zorla geçirilmesi eylemlerinden herhangi birine başvurulmasını kapsamı içine alır. Soykırımda planlı, devlet politikası haline gelmiş eylemler söz konusudur.”

    Bu paragraf bana, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs’ta bize Rumlar tarafından uygulanan insanlık dışı katliamların, boşaltılmaya zorlanan evlerin ve köylerin, izolasyonların, dolaşım özgürlüğünün kısıtlanmasının, temel maddelerin satışının yasaklanmasının ve insanların yaşamı için gerekli olan temel gereksinimlerin tümünün acımasızca kısıtlanmasının bir “Soykırım” suçu olduğunu söylemektedir.

    Sizce de öyle değil mi?

    Açıkçası biz de Rumlar tarafından “Soykırıma” uğratıldık.

   518 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  27 Ağustos 2008, Çarşamba   Batının KKTC Yanlışı
  24 Ağustos 2008, Pazar   Rum Siyasilerin İtirafları
  23 Ağustos 2008, Cumartesi   İki Halkın “Evet” Diyebileceği Çözüm
  21 Ağustos 2008, Perşembe   RMMO Savaş Gücünü Arttırıyor
  17 Ağustos 2008, Pazar   Hristofyas’ın Olmazsa Olmazları
  13 Ağustos 2008, Çarşamba   Osetya- Rusya, KKTC-Türkiye Benzeşmesi
  10 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıslı Türkler Kararını Vermiş Bile
  10 Ağustos 2008, Pazar   Pazarın Sosyal Ahkâmı
  07 Ağustos 2008, Perşembe   Rum Kilisesi Türkleri Düşman Addediyor
  04 Ağustos 2008, Pazartesi   Rum Tarafında Kriz Rüzgarları


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2007 KIBRIS POSTASI
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.