Ana Sayfa >> Yazarlar Prof. Dr. Ata ATUN | 20 Mart 2017, Pazartesi
Agona kelimesini hiç duydunuz mu?
Paylaş  
45
102
44

Rumlarda ve Yunanlılarda hayal gücü bayağı gelişmiş durumda. Bir takım olmayacak hayallere inanıyorlar ve gerçekleşmesini bekliyorlar. Bazen de gerçeklerden inanılmaz uzaklaşıyorlar.                         

Aramızdaki Rum dostları ve Rum hayranları iyi bilecek, Rumların veya da yeni uyduruk tanımlamayla, “Rumca konuşan Kıbrıslılar”ın ve Yunanlıların kullandıkları bir AGONA kelimesi var. AGONA’nın - tanımı (Ο μεγαλύτερος στόχος) En büyük hedef!!

Gerçekte Rumlar kendilerini “Rumca konuşan Kıbrıslılar” olarak tanımlamamaktadırlar.

“Türkçe konuşan Kıbrıslılar” tanımı, aramızdaki bazı Rum hayranlarının ve kendilerinin “Türk” olduklarına inanmayan bazı kişilerin, atalarımızın Anadolu’dan gelerek bu adaya yerleştiğini unutarak uydurdukları bir tanımlamadır.

Kıbrıslı Rumlar AGONA’yı (ağona olarak okunur) Direniş Mücadelesi EOKA ile eş bir ifade olarak kabul ederler ve bunu ifade etmek için kullanırlar. Gerçek Kıbrıs halkının, yani Rumların Yunanistan'la birleştirecek özgürlük Mücadelesi anlamını taşımaktadır AGONA. Bu mücadele ve hedef içerisinde Türklere, Kıbrıslı Türklere ve Türkçe konuşan Kıbrıslılar’a hiçbir yer yoktur.

Hayal kurmakta benzerleri olmayan Rumlara göre KIBRIS, Haçlı seferlerinin başını çeken İngiliz Kralı Aslan Yürekli Richard’ın Kıbrıs’ı fethettiği ve Bizanslılardan aldığı 1190 yılından itibaren, Kıbrıs’ın AB’ye kabul edildiği 1 Mayıs 2004 yılına kadar, tamı tamına 814 yıl, hiç özünü, dinini, inancını ve kültürünü yitirmeden hep bu Enosis mücadelesi içinde olmuş ve Yunanistan'la birleşeceği özgürlük günü için mücadelesinden hiç vazgeçmemiştir. 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliğine kabul edilmeleriyle endirekt olarak Yunanistan ile bağlarının oluştuğuna ve Enosis’in yarı yarıya gerçekleştiğine inanmaktalar. Bu nedenle de beyinlerinde ve ruhlarında “AGONA kelimesi “Mücadele” ile eşdeğerdir ve Kıbrıs’ın tümü ile Yunanistan'a bağlanarak özgürlüğe kavuşması anlamını taşımaktadır.

Hatta 814 yıllık mücadele süreci içinde “Kıbrıs Rum halkı”nın çok zor koşullarda yaşatılmasına rağmen mücadeleden hiçbir ödün vermedikleri ve ENOSİS inancını da asla yitirmedikleriyle övünür “Rumca konuşan Kıbrıslılar”. Özgürlük özleminin KIBRIS Yunan halkının yüreğinden hiçbir zaman dönmediğinin nedeninin bu Direniş ve mücadele olduğuna inanırlar.

“Rumca konuşan Kıbrıslılar” asırladır işgalcilerin baskıları ve zulmü altında kaldıklarından dolayı bir türlü AGONA mücadelesini yerine getiremediklerinden bahsederler. 1878 yılından itibaren EOKA’yı faaliyete geçirdikleri 1955 yılına kadar çok barışçıl yöntemlerle İngilizlerden özgürlüklerini ve Yunanistan'la birleşmeyi talep ettiler ama hep sonuçsuz kaldı bu talepleri. Kıbrıs adasının hala Yunanistan'ın kurtarılamadığı bir parçası olduğuna inandıklarından bu parçayı birleştirmek ve Enosis’i gerçekleştirmek için 1 Nisan 1955 tarihinde silahlı mücadelelerini yani AGONA’larını başlattılar.

Fakat işin garip tarafı “Rumca konuşan Kıbrıslıların” en Büyük hedefleri (Ο μεγαλύτερος στόχος), yani Agona’ları başka, Yunanlıların ki başkadır.

Kıbrıslı Rumlar AGONA’sı EOKA Mücadelesi ve Kıbrıs’ın tamamının ele geçirildikten sonra da Yunanistan ilhakı yani ENOSİS (ένωσης) iken Yunanlıların hedefleri İstanbul’u (κωνσταντινουπολη) fethetmek ve Megali İdea haritasında belirtildiği gibi Batı Anadolu’yu da ele geçirmek ve Yunanistan’a bağlamaktır. Açıkça Büyük Bizans’ın (Βυζάντιο) hayalini kurmaktalar. Bu uğurda, İstanbul’un fethedildiği 29 Mayıs 1453 tarihinden itibaren Ortodoks papazlar, İstanbul’un tekrar geri alınmasına kadar “Ayaküstü” (dikey) gömülmektedir.

Cumhurbaşkanı Akıncı, daha çok bekler Rum Temsilciler Meclisinin ENOSİS Plebisitinin ilk ve orta eğitim okullarında anılması yasasının geri alınmasını. Rumlar bu yasayı Mecliste geri almaktansa sulandırmak ve göz boyayıcı kararlar alarak Kıbrıslı Türkleri uyutmak yolunu seçeceklerdir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Şubat 2018, Cumartesi    1964 Johnson mektubunun perde arkası
9 Şubat 2018, Cuma    Anastasiadis'ten gene aynı terane
2 Şubat 2018, Cuma    Sağduyu sahibi akil adamlar
26 Ocak 2018, Cuma    Rum Başkanlık seçimleri
19 Ocak 2018, Cuma    Rumları iyi okumak gerekli
12 Ocak 2018, Cuma    KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
29 Aralık 2017, Cuma    Geçmişten bir yılbaşı gecesi
25 Aralık 2017, Pazartesi    Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
22 Aralık 2017, Cuma    Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
18 Aralık 2017, Pazartesi    Ankara’da söylenmeyenler

1964 Johnson mektubunun perde arkası
Prof. Dr. Ata ATUN | 17 Şubat 2018, Cumartesi
Kıbrıs’ta, 21 Aralık 1963 sabahı kasten başlatılan toplumlararası çatışmaların ada sathına yayılmasından ve Rumların devlet gücünü kullanarak Kıbrıslı Türklere soykırım uygulamaya başlamasından sonra Kıbrıs’ta yaşanan...
Anastasiadis'ten gene aynı terane
Prof. Dr. Ata ATUN | 9 Şubat 2018, Cuma
Güney Kıbrıs’ta Başkanlık seçimini tekrardan kazanan Anastasiadis, müzakereleri dinamitlemek için gene aynı iddialara başladı, hem de bizleri aptal ve ahmak yerine koyarak.
“Bir tarafın güvenliği diğer taraf için teh...
Sağduyu sahibi akil adamlar
Prof. Dr. Ata ATUN | 2 Şubat 2018, Cuma
Afrika gazetesinin Afrin operasyonuyla ilgili manşetini ve CTP Milletvekili Doğuş Derya'nın Meclisteki yemin töreninde attığı slogan ve AfrinHarekatı ile ilgili yaptığı açıklamaları sonrasında yapılan protesto eylemle...


 
 

t0=1519515601.5498 t1=1519515601.5903 t2=1519515601.8628 t3=1519515601.8634 t4=1519515602.4009 t5=1519515602.4359