Ana Sayfa >> Yazarlar Prof. Dr. Ata ATUN | 4 Aralık 2017, Pazartesi
ABD’deki tiyatro
Paylaş  
12
22
10

ABD’de gerçekte Türkiye’yi yıpratma yönünde bir oyun oynanıyor. ABD'de yaşanan mahkeme tiyatrosunun ne denli saçma ve uluslararası hukuka aykırı olduğu gözler önünde veTürkiye'de işlendiği iddia edilen bir suçun ABD'de görülmesinin Uluslararası Hukukta yeri yok. Başkan Trump'ı cinsel tacizle suçlayan kadının davasısının Türkiye'de görülerek Başkan Trump’un cezalandırılması, Arakan'daki Müslümanları katleden Myanmar yetkilileri n Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanması kadar abes bir durumla karşı karşıyayız.

 Burada hedef belli. Büyük Ortadoğu Projesinin gerçekleşmesine mani olan, Suriye ve Irak'ın bölünerek güç kaybına uğrayıp, İsrail için tehdit olmaktan çıkmasına yol açan, İsrail ve ABD'nin mandası olarak düşünülen Kürt devletinin oluşumuna takoz koyan, bölgede Rusya-İran-Türkiye ittifakını kurarak ABD'nin son 72 yıllık vesayetinden çıkan Türkiye Cumhuriyetini cezalandırmak ve mevcut yöneticileri de itibarsızlaştırmak oyunu oynanmakta.

 Bu oyunu anlamak için geçmişe biraz uzanmak yeterli. Baktığımızda, ABD’nin güdümünden çıktı, ABD’ye başkaldırdı diye Türkiye’nin başına gelmedik, örülmedik çorap kalmamış.

Muavenet fırkateyninin vurulması (1992), Uğur Mumcu (1993) ve Hablemitoğlu (2002) cinayetleri, HAARP deprem saldırısı ve Gölcük depremi (1999), Irak’ta Çuval operasyonu (2003), HSBC patlaması (2003), Sinegog patlaması (2003), ASELSAN cinayetleri (2006-2014), KCK sözleşmesi (2005), Isparta uçağının düşmesi (2007), Suriye tuzağı (2011), DAEŞ yapılanması (2011), 17/25 Aralık Provokasyonu, Gezi Parkı kalkışması (2013), Ankara’da Gar saldırısı (2015), Güney Doğu Anadolu’da şehir işgalleri (2015), Rus savaş uçağının FET֒ciler tarafından kasten düşürülmesi (2015), Güven Park patlaması (2016), Reina katliamı (2016), Rus Büyükelçisine suikast (2016), Türkiye’ye ekonomik olarak itibarsızlaştırmak ve yatırımları önlemek için Uluslararası Finans kurumlarının derecelendirme oyunları, döviz kurları ile oynama, faiz yükseltme saldırıları ve Türkiye’yi bölme uğraşıları, 15 Temmuz darbe girişimi (2016), ABD’nin Türkiye’yi vize kara listesine alması (2017), Kürt referandumu (2017) ve Zarrab Mahkemesi (2017).

 Türkiye'nin iç borcunu denetim altına alması, dış borçları ile IMF’ye olan borcunu kapatması, silah sanayi, gemi yapımı, uçak yapımı ve motor üretimine kadar batıya ve ABD'ye bağımlılığınıbitirme noktasına gelmesi, mevcutlara ilaveten Ortadoğu, Arap ülkeleri, Afrika ülkeleri, Rusya ve Orta Asya ülkelerini ihracat pazarına ilave etmesi ve ekonomisini dünya üzerindeki ilk 20 içine sokması ve de özellikle Batı’ya olan bağımlılığını azaltıp, 1945’den beri sürmekte olan ABD vesayetinden kurtulmaya başlaması, belli ki başta ABD olmak üzere AB üyesi ülkeleri çok huzursuz etmiş.

 ABD’de oynanan Zarrab tiyatrosuna bir başka açıdan bakıldığında söylenmesi gereken söz, “ABD hukukuna ne, Türkiye'de birileri rüşvet verip, diğeri de almışsa veya da suç işlemişse.” Zaten bu tiyatroda amaç Türkiye’yi ve Türkiye’nin yöneticilerini itibarsızlaştırmak. Zarrab’ı boşuna çağırmadılar ABD’ye. İtibarsızlaştırma Senaryosunun ilk perdesiydi bu.

 Hepsi bir yana, ABD'de Rüşvet yok zannediliyorsa çok aldanılıyor. ABD de bunun adı “Rüşvet” değil “Komisyon.” Gerek Mc Donnel Douglas,  gerekse de Boeing, Raytheon ve benzeri uçak, teknoloji ve silah şirketleri ürettiklerini yabancı devletlere satabilmek için milyarlarca Dolar rüşveti, komisyon adı altında dağıtmakta. Buna ses çıkarmayan ABD yargısı, ABD hükümetinin çıkarlarına hizmet etmek için Türkiye'deki bir olayı utanmadan, sıkılmadan yargılıyor ve medya kanalı ile bütün dünyaya yayıyor...ABD’nin bütün çırpınışı Ortadoğu’da etkinliğini kaybetmiş olması. ABD etkinliğini kaybedince işin ucu İsrail’e kadar uzanacak. Sorun işte tam da burada…

 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 

YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Ocak 2018, Cuma    KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
29 Aralık 2017, Cuma    Geçmişten bir yılbaşı gecesi
25 Aralık 2017, Pazartesi    Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
22 Aralık 2017, Cuma    Kıbrıs’ta çözümün modeli değişiyor
18 Aralık 2017, Pazartesi    Ankara’da söylenmeyenler
15 Aralık 2017, Cuma    İsrail’in ABD vesayeti
11 Aralık 2017, Pazartesi    ABD ve Türkiye
8 Aralık 2017, Cuma    Rumların Enerji İttifakı
1 Aralık 2017, Cuma    Rumlardan yeni bir oyun daha
27 Kasım 2017, Pazartesi    Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?

KKTC Seçimlerinden aldığım mesaj
Prof. Dr. Ata ATUN | 12 Ocak 2018, Cuma
7 Ocak Pazar günü KKTC’de yapılan Milletvekili seçimlerinin sonucunun, kendi içinde sessizce verdiği birçok mesaj var. Önemli olan bu mesajların nasıl değerlendirildiği.
Öncelikle kadın milletvekillerinin sayısının 9...
Geçmişten bir yılbaşı gecesi
Prof. Dr. Ata ATUN | 29 Aralık 2017, Cuma
1961 yılı benim için çok önemli olayları yaşadığım bir yıldı. Zaten gelişinden de belliydi önemi.
İlk defa rahmetlik Annem ve Babam beni, kendileri ile beraber Yılbaşı kutlamasına götürmüşlerdi. Onlar için, benim bu ...
Kıbrıs konusu da BM’de sonuçlanmalı
Prof. Dr. Ata ATUN | 25 Aralık 2017, Pazartesi
Kudüs’ün ABD tarafından İsrail’in başkenti olarak tanınması ve Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararınınardından Türkiye ile Yemen tarafından hazırlanan ve Birleşmiş Milletlere üye tüm devletlere "Kudüs'te diplomatik m...