KTHY ile ilgili dünden bugüne yazdıklarımı bir araya getirsem kitap olur.
Bu satırları yazmadan önce o yazdıklarımı şöyle bir göz attım.
KTHY’de huzuru birileri hiç bir zaman sevmedi. Ya da KTHY’de huzursuzluktan medet umanlar her zaman oldu.
Doğruya doğru KTHY, çiftlik arzu edenler için iyi bir çiftliktir.
KTHY can çekişirken bile sırtından ahkam ve muhabbet yapanlar unutulmadı
İşin uzmanları gelip bizim Kıbrıs Türk Hava Yolları’nı (KTHY) incelese, içten ve dıştan tüm darbelere rağmen ayakta kalmayı başarması nedeniyle DÜNYANIN EN DAYANIKLI HAVA YOLU ŞİRKETİ olarak seçer. Bundan hiç kuşkum yok.
Sorumluluğumuzun bilinciyle KTHY konusunda duyarlı olduk her zaman.
Kuşkularımı dile getirirken bile kelimeleri dikkatle seçtim.
Şu veya bu nedenle KTHY yedi yüzün üzerinde insanımızın ekmek kapısıdır.
Bir adada yaşıyoruz. Hava ulaşımı bizler için hayati öneme sahip.
Rekabet koşullarında özel hava yolu şirketleri gelecek. Gelmeli da... Ama en zor koşullarda bile Kuzey Kıbrıs hava taşımacılığı görevini sürdürecek milli hava yolu özellikli bir şirketin varlığını ihtiyaç tartışılmaz.
* * *
KTHY ile ilgili dünden bugüne yazdıklarımı bir araya getirsem kitap olur.
Bu satırları yazmadan önce o yazdıklarımı şöyle bir göz attım.
KTHY’de huzuru birileri hiç bir zaman sevmedi. Ya da KTHY’de huzursuzluktan medet umanlar her zaman oldu.
Doğruya doğru KTHY, çiftlik arzu edenler için iyi bir çiftliktir.
KTHY can çekişirken bile sırtından ahkam ve muhabbet yapanlar unutulmadı.
Havacılık gerçekten uzman insan işidir. Hata kaldırmaz.
Hataların bedeli yüz binlerce hatta milyonlarca dolar ile ölçülür.
Uzun zaman KTHY’nin kasa açığı ya Türkiye ya da KKTC hükümeti tarafından karşılandı.
Gün geldi milyonlarca dolarlık zararın gerçekleşeceği kabullenilerek bütçeler yapıldı.
Acı ama gerçek... KTHY için hayati kararlar vermesi gerekenler bir dönem saatlerce bir birleriyle cebelleşti...
Dıştan bakanlar bundan haberdar olmayabilir ama çalışanlar bunu gördü. Gördükleri için de hem mutsuz oldular, hem de huzursuz... Kar etmeyen bir şirkette çalışma güvencesinin kağıt üzerinden öte pek değer taşımayacağını öncelikle çalışanlar bilip gördü.
KTHY’de örgütlü ve yetkili sendika olan Hava-Sen’i suçlamak istemem. KTHY’ye sahip çıkmak isteyebilirler. Ama yolun sonunda KTHY’nin iplerini elinde tutmak isteyen siyasilerin parayı vermesini ve kazanım olarak gördükleri hakların devamını talep edebilirler.
Buran Atakan ve arkadaşları beni çok iyi anlarlar. Çünkü ben de onları çok iyi anlarım.
Her kim ki KTHY’de huzursuzluk yaratıp hesaplarını bir yerlere taşımak istedi, Hava-Sen’in kapısını çalmıştır.
* * *
KTHY’de her yeni yönetime başarı için şans verenler arasında oldum. Öngörüm ne olursa olsun en azından susarak beklediğim çok dönemler anımsarım.
KTHY’nin tüm hisselerinin Kıbrıs Türk tarafına geçmesi için uzun yıllar mücadele verildi.
Hisseler devralınırken Serdar Denktaş’ın yerinde bir uyarısı vardı. “ Gelin birlikte bir karar verip, KTHY’yi siyasileşmeden uzak bir yapıya kavuşturalım.”
CTP’ye bunu kabul ettiremedi.
KTHY, bütçesindeki rakamlar ortada sermayeyi tüketti... Tarihinin en büyük zararlarını yaşadı.
Sonunda yeni bir yönetim iş başına geldi.
Genel Müdürlük görevine de Kıbrıslı Kaptan Ahmet Akpınar getirildi.
Bu ekibin yaptıklarını ayrıntısıyla bilmem mümkün değil. Ama bir şeyi biliyorum ki birileri ilk günden bu insanlarla uğraşmaya başladı ve aralıksız devam etti.
Sendika daha önce vazgeçtiği bazı taleplerini yeniden gündeme taşıdı.
Şirket bünyesinde her türlü yapılanma ve düzenleme adeta kazan kaldırma nedeni oldu.
* * *
Son günlerde KTHY’de cadı kazanının ateşi yine alevlendirilmeye çalışılıyor.
Kimin ne kadar haklı olduğu bu aşamada beni çok alakadar etmiyor.
Önce Hava-Sen’in bir mektubu kamu oyuna yansıdı.
Ardından Genel Müdür Akpınar, tepkisini koydu.
24 Mart tarihli Hava-Sen’in çalışanlara yönelik bildirisini okudum. Köprülerin atılması, taş üstünde taş bırakılmaması için bundan daha iyi bir metin kaleme alınmazdı.
Tek kelime ile ÜZÜLDÜM.
Önce KTHY için üzüldüm. Çünkü böyle giderse KTHY’nin işi gerçekten zor. Hatta acaba bazıları KTHY’yi iflas noktasına getirip, birilerine peşkeş mi çektirmeye çalışıyor diye düşünmüyor da değilim...
Ahmet Akpınar hem Kıbrıslı Türk hem de sektörün içinden... Hataları olabilir... Ama kişiliğini incitmeden işbirliği içinde olmayı denemek hatta zorlamak varken kişiliğe yönelik tavırları onaylamak olası değil.
Akpınar, sokaktan gelmedi... Oturduğu koltuktan kalktığı zaman yarım gün işsiz kalmayacak kadar de altın bilezik gibi mesleği var...
Tek eksiği bizim “siyaset kulüplerinde” değil. Aslında üstüne bilerek gidiliyor. Terbiyesi, kültürü böyle bir tartışmayı uzun süre sürdürmeye uygun değil. Dahası bu üslupta bir saldırı karşısında çok kolay knock - out olacak kadar deneyimsiz.
Anladığım birileri KTHY’de yeni bir kaosa oynuyor.
KTHY’nin ayaklarına, kanatlarına kurşun sıkılıyor...
Tam bu noktada bazılarının “Ama şu; Ama bu... “ dediğini duyar gibiyim.
Bunları söyleyenlerin söyleyeceklerinde haklılık payı da olabilir. Ancak havacılık dünyasın kuralları içinde yapılan düzenlemelere sesimi çıkarmam... Çünkü çok iyi biliyorum ki KTHY’de doğru yönde kararlar alınıp bir an önce hayata geçirilmezse dünden bugüne “Dünyanın en dayanıklı hava yolu şirketi” özelliğiyle gelen KTHY’yi kimse kurtaramayacak, ne KTHY kalacak, ne yönetimi ne de Hava-Sen...
Eğer amaç buysa diyecek sözüm yok...
Günün sözü:
Batan geminin kaptanı olmaz