Ekonomik konularda da en büyük tehlike paniktir.
Hükümete duyulan güven aşağı, öfke yukarı doğru seyrediyor. Eğer insanların günlük hayatlarına yansıyacak önlemler erken bir zamanda alınmazsa panik hayatın her alanına yayılacak. Sivil itaatsizlik örgütlü değil kendiliğinden gelişecek. Ekonomik açmaza düşen insanlar öncelikle devlet kurumlarına yapmaları gereken ödemeleri yapmayacak.
Önceki gün yurt dışına gitmek için Ercan’daydım...
Havaalanın bir özelliği de Kıbrıs’ın değişik köşelerinden insanlarla buluşma ortamına sahip olması.
Havaalanı çalışanları, polisler, yurttaşlar bizleri gördü mü hemen dertlerini seslendirmeye başlar.
Sodukları sorular ise sıkıntılarının, kaygılarının, tepkilerinin, öfkelerinin bir başka yansıması.
Ercan, ülkemizin en önemli vitrini. Kendi insanlarımızın aldığı servis kalitesi bir yana, turistlerin ilk ve son izlenim yeri gene Ercan Hava alanıdır. Bu tüm ülkeler için geçerli aslında.
***
Ercan’ın kullanılan malzeme bakımından ışıltılı görüntüsü kimseyi yanıltmasın. Ercan’da çok kötü bir işletme anlayışı var.
Bir görevli,“ Projede hata var. Zamanında sesimizi kimse duymadı. Şimdi tuvaletlerin çoğu tıkalı” diyor.
Girişte, danışmanın hemen yanında sık sık pis suların taştığı yeri gösterip ekliyorlar: “ Pislikler burada taşıyor. Borular binanın tam ortasından geçtiği için sorunu halletmek de zor. Turistlerin, yolcuların gözü önünde neredeyse 50 metre hortum uzatılıp tıkanıklık halledilmeye çalışılır.”
Başkalarıyla konuşuyorum, bir tek kişi bile iyi konuşmuyor.
***
Uçağın kalkışı için zamanın gelmesini beklerken Girne’den inşaat malzemeleri satan bir iş adamı arıyor.
Kara ciğeri, beyaz, beyaz ciğeri kara olmuş, isyan eden bir sesle konuşuyor. Derdi çok... “Hasan Bey, bizim işi yapanları tek tek dolaşın, göreceksininiz ki sermayemizin en az %40 karşılıksız çeklere kaptırıldı. Ne olacak halimiz, diye düşünürken araç ruhsatlarına okkalı bir zam geldi. Allah aşkına nerden bulup vereceğiz? Bu yapılanlar bizi isyan ettirmek için mi?”
Araç ruhsatlarına, sürüş ehliyetlerine yapılan zam çok ciddi tepkiye neden oldu. Sivil Havacılıktan bir görevli aracına ödeyeceği ruhsat parasını hesaplatıyor polislere... Rakamı öğrendiği zaman ben de oradaydım. Bana dönüp şunları söyledi: “ Resmen perişan olduk Hasan Bey... Sene başı Maliye Bakanı, “Artış yok, sıfır artış” dedi. Maaşlara artış yok ama zamlar zehir zemberek devam ediyor. Artıştan vazgeçtim bu zamlarla aldığımız maaş guşa dönüyor.”
Konu zamlardan açılınca bir başkası söze giriyor:
“ Elektriğe ve benzine zam yaparken dış dünyada petrol fiyatlarına yapılan zammı neden gösterirler. Pek sorarım kendilerine, araç ruhsatları ile sürüş ehliyelerinde de mi maliyeti etkilyen benzin payı var. Başka memleketlerde sürüş ehliyeti bir defa çıkarılır belirli bir yaşa kadar yenilenmesi bile yok. Bu gidişle kimlik kartlarının da sürüş ehliyetleri gibi para ödenerek süre yenilenmesine gidilirse hiç şaşmam.”
***
... Ve hükümete duyulan güven o denli aşağılara kaydı ki emekli ikramiyeleri ve emekli maaşlarıyla ilgili yapılan spekülasyonlara karşı bakanların yaptığı açıklamaya rağmen “Ne olur ne olmaz” diyerek emekli çıkanların sayısı her geçen gün artıyor. Sadece Ercan’da görev yapan polislerden üçü sırf bu tür kaygılarla erken emeklili çıkmış. Sırada olanların olduğu da söyleniyor.
***
Ekonomik konularda da en büyük tehlike paniktir.
Hükümete duyulan güven aşağı, öfke yukarı doğru seyrediyor. Eğer insanların günlük hayatlarına yansıyacak önlemler erken bir zamanda alınmazsa panik hayatın her alanına yayılacak.
Sivil itaatsizlik örgütlü değil kendiliğinden gelişecek. Ekonomik açmaza düşen insanlar öncelikle devlet kurumlarına yapmaları gereken ödemeleri yapmayacak. Elektrik, su, telefon paralarını ödemeyecek... Binlerce hatta on binlerce insanın elektriğini, sırf ödemedikleri ya da ödeyemedikleri için kesecek güç var mı?
Gidişat gerçekten kötü... Önlem için zaman giderek daralıyor...
Günün sözü:
Başlarken söndürülemeyen yangın, felaket getirir