Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural’la “torpil” dahil pek çok konuyu konuştuk
Torpil, yapılan kişiye kötülüktür
Kişisel talepler ilk başlarda epeyce vardı. Torpilin, yapılan kişiye bir kötülük olduğu düşüncemi samimiyetle anlatarak ve hiç taviz vermeyerek bugün bu tür talepleri hemen hemen sıfırladık. Mesela son yeterlik sınavlarında rica nitelikli talepler 3-5 civarında oldu. Bu sayılar, ilk başlardakine göre oldukça büyük bir azalmayı ifade etmektedir. Bunları tamamen ortadan kaldırmaya oldukça yaklaştığımızı düşünüyorum. Sözkonusu olan ricalar da, kararlılığımız bilindiği için, çok mahcup ricalardır. Şimdiye kadar iki haddini aşan ısrarcı taleple karşılaştım. Her ikisine de kırıcı tepki koymak zorunda kalarak üzüldüm. Hepsi o kadar.
Çetin Uğural, Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı.
Devlet Planlama Örgütü, Müsteşarlığı görevinde de bulundu. Uğural’ı tanıyanlar titizliğini, ilkeli duruşunu bilir.
Hafta içinde Girne Kapısı’ndaki Kamu Hizmeti Komisyonu binasındaki odasında verimli, hoş, tatlı bir akşam üzeri sohbet yaptık.
Sarı taştan bina belki cansız ama tanık olduklarını düşündüğüm zaman keşke dili olsa da konuşsa diyorum.
Taştan duvarlar konuşumuyor ama Çetin Uğural, sorularıma açık yüreklilikle, bulunduğu konumu polemiğe taraf da yapmadan yanıt veriyor.
İşte Uğural’la, sohbetimiz...
H. Hastürer: Sizin Başkan olmanızla birlikte, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun çalışmalarında gözle görülür gelişmeler ve kuruma ciddi bir güven artışı gözlemlemekteyiz. Bunlara daha sonra yeri geldikçe değiniriz ama önce bu yılbaşı kutlaması için ilginç bir uygulama yaptınız. Genel olarak tüm makamların ve Kıbrıs Türk Halkı’nın yeni yılını kutlayan bir kartı hem internet sayfanızdan yayınladınız, hem de elektronik postayla gönderdiniz. Yaygın olarak kullanılan isme yazılı özel kutlama yapmadınız. Bunu konuşalım önce...
Ç. UĞURAL: Özel günlerin kutlanmasında yeni teknolojileri kullanmanın hem daha ekonomik, hem de daha etkin olacağını düşündüm. Bu yöntem önemli bir işgücü tasarrufu da sağladı. Tabi sürat da... Bir de kartı kendim tasarlayıp hazırladığım için daha bir içten olması bakımından da olumlu izlenim yarattığını düşünüyorum.
Yenilikler güzeldir. Kalıplaşmış uygulamalar zamanla içi boşalmış formalitelere dönüşür ki, özel günlerin kutlanmasının heyecanını ve içtenliğini zayıflatır diye düşünüyorum. Daha önce de bazı bayramların kutlamalarını internet sayfamızdan da yapmaya başlamıştık zaten. Bazı makamların ve yöneticilerin kullandığı elektronik posta adreslerini derlemekte zaman bakımından eksiklerimiz oldu. Bunu tamamlayabildiğimiz takdirde sistemi tam olarak oturtmuş olacağız. Diğer makamlara ve yöneticilere de bu sistemi tavsiye ederim.
H. Hastürer: Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı sizin için hedeflediğiniz görevlerden biri miydi? Bu görevi siz mi talep ettiniz?
Ç. Uğural: Tam tersi, hiç aklımda olmayan bir görev idi.
Ben daha çok ekonomik konularda görüş ve düşünce üretme çabası içerisinde oldum geçmişte. O nedenle bu görev teklif edildiğinde, yadırgadığımı da itiraf etmeliyim. Hatta ilk başta, benimle pek alakalı bulmayarak reddetmeyi de düşündüm. Ancak benim hassas olduğum ve yönetici olarak her zaman ısrarla uyguladığım, objektif, tarafsız, partizanlıktan uzak, hakkaniyete dayalı istihdam politkasının, bana bu görevin önerilmesini gündeme getirmiş olabileceğini düşündüm. Ve bunu tavizsiz olarak bu görevde de uygulayacağımı söyleyerek görevi kabul ettim.
H. Hastürer Peki uygulamada hiç baskı, ısrar veya en hafifinden yönlendirme veya telkinle karşılaşmadınız mı?
Ç. Uğural: Yetkili makamlarda bulunanların çoğu beni yakından tanıyorlardı ve zaten böyle bir niyetleri olmadığı için bana bu görevi teklif etmişlerdi diye düşünüyorum. O bakımdan böyle bir durum hiç olmadı.
Daha sonra niyet değiştirip hafiften yönlendirme veya telkin denemesi hiç olmadı diyemem ama bunları da samimi diyalogla ortadan kaldırmayı başardım.
H. Hastürer: Ama şimdi hükümet değişti. Yeni hükümetle aranız nasıl?
Ç.Uğural: Yeni hükümete gelen siyasi parti ile daha muhalefette iken iyi bir diyaloğumuz vardı. Doğru iş yaptığımı görerek, özellikle muhalefette olmalarına rağmen onlara karşı partizan hiçbir uygulamada bulunmamam nedeniyle güvenlerini kazandım. Muhalefette oldukları dönemde, gerek sınav ücretlerini artırma talebimi, gerekse Kurumun bütçesini olumlu oylarıyla desteklediler. Şimdi de hükümette bulunmaları o bakımdan bişeyi değiştirmedi.
Buranın, Anayasamızın öngördüğü gibi bağımsız, tarafsız ve adil uygulamalarını saygı ile karşılıyorlar. Biz de hükümetin ihtiyaçlarını en iyi şekilde ve süratle karşılamada titizlik gösteriyoruz. Yani özetle, yeni hükümetle de genelde iyi bir atmosfer içerisinde çalışıyoruz. Aslında Kamu Hizmeti Komisyonu’nun düzgün çalışması bence hükümetleri rahatlatan bir unsurdur. Onları kayırmacılık baskılarından ve işe alınma taleplerinin yoğunluğundan korumuş oluyoruz. Bir de tabi ki, ihtiyaç duydukları kadrolara en iyi elemanları alarak, başarılı bir hükümet olmalarına katkıda bulunmuş oluyoruz.
H. Hastürer: Mecliste temsil edilen diğer muhalefet partileriyle ilişkileriniz nasıl?
Ç. Uğural: Mecliste temsil edilen diğer muhalefet partileriyle de güvene dayalı bir ilişkimiz gelişti. O bakımdan mecliste bizim konularımızla ilgili olarak hep oybirliğini sağlayabiliyoruz.
Yaptığımız işlerde insiyatif bizde olduğu için de bunlarla ilgili olarak hükümetlere eleştiri yönelmiyor. Burada her ne yapılıyorsa bundan sorumlu olan doğrudan biziz. Hükümetler bize birşey yaptırmadığı için, yapılan işlerden dolayı eleştiri hedefi de olmuyorlar. Muhalefette olan partiler bunu böyle gördükleri için de bir sıkıntı hissettiklerinde doğrudan bizimle diyalog kuruyorlar. Şimdiye kadar da hiçbir konuda şüpheli bir durum bırakmadığımız için ne biz ne de hükümet, acımasız eleştirilere muhatap olmuyoruz.
H. Hastürer: Ama tanıdık, akraba, eş-dost, yakın çevreden insanlar?
Ç. Uğural: Kişisel talepler ilk başlarda epeyce vardı. Torpilin, yapılan kişiye bir kötülük olduğu düşüncemi samimiyetle anlatarak ve hiç taviz vermeyerek bugün bu tür talepleri hemen hemen sıfırladık. Mesela son yeterlik sınavlarında rica nitelikli talepler 3-5 civarında oldu. Bu sayılar, ilk başlardakine göre oldukça büyük bir azalmayı ifade etmektedir. Bunları tamamen ortadan kaldırmaya oldukça yaklaştığımızı düşünüyorum. Sözkonusu olan ricalar da, kararlılığımız bilindiği için, çok mahcup ricalardır. Şimdiye kadar iki haddini aşan ısrarcı taleple karşılaştım. Her ikisine de kırıcı tepki koymak zorunda kalarak üzüldüm. Hepsi o kadar.
H. Hastürer: Popülizmin girdabındaki siyasilerin ricaları hiç mi olmuyor?
Ç. Uğural: Özellikle bu yöntemlere alışkın olan bazı eski siyasetçiler veya belli makamlarda bulunanlar, yazılı not dahi bırakıyorlar. Bunu, yaptığım izahatları anladıkları halde mecburen yaptıklarını düşünüyorum. Aslında anlattıklarımla onları ikna ediyorum; ama ilgili şahsa seninle ilgili girişim yaptım diyebilmek için, birşey olmayacağını bile bile, bir notçuk bırakarak, en azından kendilerinden bekleneni yerine getirmenin huzurunu duymak istiyorlar diye düşünüyorum. Bunlardan bazılarını arşivleyip ileride ilginç hatıralar olması için Sınav Dairesi Müdürümüze veriyorum.
H. Hastürer: Diyelim ki böyle bir ricada bulunuldu ve sözkonusu olan şahıs da sınavı kazandı. Ne yaparsınız?
Ç. Uğural: Çok ilginçtir ama, bir şekilde torpil arayışına girenlerin çoğu sınavlarda çok düşük not alanlar oluyor. Tabii ki bunun istisnaları da var.
Rica girişimi yapılmasının ardından, yapılan sınavda başarılı olanlar da oluyor. Bu takdirde, önce ricacı olanı arayıp, ilgilendiği şahsın sınavda başarılı olduğunu, ancak bunu şahsın kendinin başardığını, benim hiçbir manipülasyon yapmadığımı açık ve net olarak anlatıyor ve ilgili şahsı arayarak, başarısının kesinlikle kendi başarısı olduğunu söylemesini istiyorum. Bunu yapacağından şüphe duyarsam da ilgili şahsı ben arayıp, başarının kendi başarısı olduğunu ve torpilin iyi birşey olmadığını anlatıyorum.
H. Hastürer: Bu anlattıklarınızdan, Kamu Hizmeti Komisyonunun bugün geldiği güvenilir, saygın noktanın arkasında büyük bir kararlılık, titizlik ve emek olduğu görülüyor. İnternet Sitenizde, Vizyonunuzu yansıtan bölümde, bu çabalarınızın Kıbrıs Türk Halkı’nın kendi kurumlarına ve devletine güvenini de güçlendirmekte olduğunu söylüyorsunuz ki bu, önemli bir hedefiniz olduğunu gösteriyor. Son olarak ne söylemek istersiniz.
Ç. Uğural: Kıbrıs Türk Halkının hem bunu hakettiğini, hem de buna büyük ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Kıbrıs sorunu nasıl çözülürse çözülsün veya çözülmesin, Kıbrıs Türk Halkı her koşulda kendi devlet yönetimine sahip olacaktır... Öyle de olmasını istiyorum açıkçası. O zaman bu devlet yönetiminin, çağdaş, modern, demokratik, adil ve rasyonel olmasını sağlamak ve gözetmek hepimizin ödevidir. Yapmaya çalıştığım buna katkı koymaktır. Çok mütevazi davranmanın gereği de yok... Bu yönde önemli bir mesafe katedilmiştir. Temennim, tüm siyasi partilerimizin ve halkımızın buna sahip çıkarak, geriye dönülmemesi, tam tersine bu kurumun daha da gelişmesine katkı konulmasıdır.
Günün sözü:
Adalet, günlük yaşamın vazgeçilmezi olmaldır