Ana Sayfa >> BEYARMUDU 10 Aralık 2014, Çarşamba 11:44
Eroğlu: "Görevimin bilincindeyim..."
Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının kalıcı, yaşayabilir var olan gerçeklere dayalı bir antlaşma istediğini ancak sırf birileri memnun olacak diye Rum liderliğinin her isteğine evet demeyeceğini belirtti.
Paylaş  
18
18
19
1

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rumların masadaki aşırı taleplerinin, çözüm noktasında istekli olmadıklarının bir göstergesi olduğunu söyledi.

Derviş Eroğlu, 1974’ten günümüzde 40 geçtiği ve takvimin yerinde durmadığının altını çizerek, anlaşmanın, geçmişi aratmayacak ve bugünü yok saymayacak bir anlaşma olması gerektiğini ifade etti.

Rum lider Anastasiadis’in kısa bir süre önce New York’ta kalp ameliyatı geçirdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Eroğlu,”İnşallah en kısa sürede sağlığına kavuşarak masaya gelir ve çözüm için adımları atarız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı, başlatmış olduğu Halkı Bilgilendirme Toplantıları çerçevesinde dün akşam, Beyarmudu Belediyesi Kültür Merkezi’nde Kıbrıs konusunda bölge halkını bilgilendirdi.

Eroğlu konuşmasının başında, 2010’daki Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Cumhurbaşkanlığı makamının halka açılacağını söylediğini anımsatarak, “Seçildiğim gün de kapılar halka açılmıştır. Belki bu süreçte çok fazla aranızda olamadım. Ama mühim olan halkın Cumhurbaşkanlığı makamına ulaşmasıdır” dedi.

Masada Rumlarla müzakere ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, masada BM yetkililerinin de olduğunu söyledi. “Bu görüşmelere giderken, bunun 3-4 günlük hazırlık süreci var” diyen Eroğlu, bunun dışında Kıbrıs’taki yabancı temsilciliklerle de haftada birkaç kez görüşmeler yaptığını söyledi.

“GÖREVİMİN BİLİNCİNDEYİM”

Halkın adına görev yaptığının bilincinde olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, gerek milletvekili, gerek başbakan, gerekse de Cumhurbaşkanı olarak halk adına görev yaptığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaştıkça şahsına yönelik saldırılar yapılacağının bilincinde olduğuna da dikkat çeken Eroğlu “Ama bu görev sürecinde görevimin bilincindeyim” dedi.

Rum lider Anastasiadis’in kısa bir süre önce New York’ta kalp ameliyatı geçirdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Eroğlu,”İnşallah en kısa sürede sağlığına kavuşarak masaya gelir ve çözüm için adımları atarız” diye konuştu.

EROĞLU MASAYA OTURMAYACAK DEDİLER AMA MASADAN RUMLAR KAÇTI

“2010 Cumhurbaşkanlığı seçimleri döneminde dış basında “Eroğlu seçimi kazanırsa müzakereler duracak” diye yazıldığını hatırlatan Derviş Eroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama seçilir seçilmez müzakere masasına oturmadan BM Genel Sekreteri’ne mektup yazarak müzakerelere kaldığı yerden devam edeceğimi söylemiştim. Ancak içimizde de bazıları, Rumların masadan kaçtığı bu ortamda bile beni çözüm istememekle suçluyor. Eroğlu uzlaşmaz. Yani ben masada otururken bazı çevrelerin Eroğlu uzlaşmaz sözleri, Rumların iştahını kabartıyor.”

“GEÇMİŞİ ARATMAYACAK BUGÜNÜ YOK SAYMAYACAK BİR ANLAŞMA”

Müzakere masasında, Kıbrıslı Türklere geçmişi aratmayacak bir ama bugünkü durumu da yok saymayacak bir anlaşma arayışı içinde olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi içerisinde, Kıbrıs Türk halkını daha güzel günlere götürecek bir anlaşma arayışı içinde olduğunu belirtti.

“Biz masadayız” diyen Eroğlu, masadan kalkan tarafın Rum liderliği olduğunu söyledi. Anastasiadis’in gerekçe olarak da Akdeniz’de sismik araştırma yapan Barbaros Hayrettin Gemisi’nin gösterildiğini belirtti.

Eroğlu bir hatırlatmada bulunarak, müzakerelerin sürdüğü bir ortamda Piri Reis isimli geminin, Barbaros Hayrettin sismik araştırma gemisinden önce denizde Kıbrıslı Türkler adına araştırma yaptığının altını çizdi.

Eroğlu açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“ATACAĞIMIZ ADIMLAR OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİK”

“Genel Sekreter’in yeni özel danışmanı bu süreçte Kıbrıs’a geldi ve biz üçüncü safhaya geçmiştik. Bu da karşılıklı pazarlıkların olacağı bir süreçti. Böyle bir dönemde Anastasidis gemileri bahane ederek masadan kalmıştır. Sonrasında Atina’ya gitti. Adaya gelir gelmez BM Genel Sekreteri’ne mektup yazarak bu durumda görüşmelere devam edemeyeceğini bildirmiştir. Barbaros gemisi, Akdeniz’de bizim adımıza araştırma yapıyor. Hristofyas ile görüşmeleri sürdürürken, kendisi Noble Enerji Şirketi ile anlaşma yaparak platform getirme girişimi yapmıştı. Ben de kendisine, ‘bekleyin bir anlaşma olduktan sonra herkes payını alsın’ önerisinde bulunmuştum. Kabul etmeyince, bizim de atacağımız adımlar olacaktır demiştik. Neydi bu adımlar? Ankara ile görüşmeler yaparak ekiplerimiz konuyu planlamaya başladı. İlk olarak kıta sahanlığı sınırlandırma anlaşması hazırladık. Ve New York’ta Sayın Erdoğan ile bunu karşılıklı imzaladık. Hükümetimiz de ertesi günü bunu Meclis’te onaylayarak bizim adımıza TPAO’ya Doğu Akdeniz’de araştırma hakkı verdi.”

“DOĞALGAZLA İLGİLİ ÖNERİLERİMİZİ REDDETTİLER”

Rum yönetiminin son olarak masaya dönmek için araştırma gemilerinin geri çekilmesini ve bir daha gelmemesini istediğine dikkat çeken Eroğlu, “Böyle bir taahhüt istediler. Bunu bize BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide aracılığıyla ilettiler. Bunun kabul edilemeyeceğini kendilerine bildirdik” dedi.

Dönemin Rum lideri Hristofyas’ın New York’ta basına yaptığı açıklamada, bulunacak petrol ve doğal gaz’da Kıbrıslı Türklerin de hakkı olduğu yönündeki açıklamalarını hatırlatan Eroğlu, “Ben de buna karşılık olarak onlara bir dizi öneride bulunmuştum Ancak Hristofyas bu önerilerimizi reddetti” diye konuştu.

Daha sonra yaptığı başka bir öneride de çıkarılacak doğalgazın bir anlaşma olsa da olmasa da Türkiye üzerinden pazarlanmasını gündeme getirdiğini anımsatan Eroğlu, ancak Anastasiadis’in doğalgazla ilgili herhangi bir konunun masaya getirilmesine karşı olduğunu kaydetti.

“RUM LİDERLİĞİ YILLARCA HALKINA YALAN SÖYLEDİ”

“ARADAN GEÇEN 40 YIL GÖZ ARDI EDİLEMEZ”

1974’ten günümüzde 40 geçtiğinin altını çizen Eroğlu açıklamalarına şöyle devam etti:

Rum tarafı yıllardan beridir halkına yalan söyledi. Ne dediler? Türk askeri geri gidecek, herkes mallarına geri dönecek ve Türkiye’den gelenler geri gidecek demişlerdir. Ben Anastasiadis’e 1974’teki Türkiye’de değil, 2014’teki Kıbrıs’ta olduğumuzu söyledim.

Aradan geçen 40 yıl göz ardı edilemez.

“Federal bir Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğu zaman bu devletin benim de olduğunu anlamak için ne lazım? Dönüşümlü başkanlık lazım ki benim halkım, bu devlet benimdir diyebilsin. Bu, BM Güvenlik Konseyi kararlarına girmiş bir parametredir. Anastasiadis’e göre Rum başkan olacak Kıbrıslı Türk de başkan yardımcısı olacak. Peki seçimi nasıl olacak? Tek bir listede olacak. Yani Rum, hem Rum’u seçecek hem Türk’ü seçecek. Rumlar başka ne istiyorlar? Garanti sisteminin ortadan kalkarak BM Güvenlik Konseyi Daimi temsilcileriyle, AB’nin garantör olmasıdır. Biz mevcut garantörlük sisteminden şimdiye kadar zarar görmedik. Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinden vazgeçmek mümkün değildir.”

VATANDAŞLIK

Vatandaşlık konusuna da değinen Eroğlu, Türkiye’den 1975’ten itibaren gelen vatandaşların bulunduğunu ifade ederek, “Rumlara göre bu vatandaşlarımızın Kıbrıs’ta hiçbir hakkı yoktur. Sadece Kıbrıslı Türklerle evlenen kişiler kalacaktır. Kısaca Türkiye’den gelen vatandaşlarımıza karşıdırlar” dedi.

MÜLKİYET

Mülkiyet konusunda da açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı, mülkiyetin masada görüşülen 6 başlıktan biri olduğunu söyledi.

Rum liderliğinin, 1974 savaşlarından sonra160 bin göçmenlerinin olduğunu ve hepsini yerleştirecek şekilde toprak istediğine dikkat çeken Eroğlu, “Bunu verdikten sonra, bize kalacağını zannettiğimiz mülk, Rum tapuluysa bir anlaşmadan sonra kuzeyde kalan bu mülk konusunda birinci hak sahibi olacağını söylüyorlar” diye konuştu.

TOPRAK

Cenevre Zirvesi’ndeki toplantısında, dönemin Rum liderliğinin “Türkler toprak konusunu hiç görüşmüyorlar” dediğini söyleyen Derviş Eroğlu, “Onlar öyle deyince biz kriterlerimizi ortaya koyduk. Bunun üzerine Genel Sekreter “Türk tarafı toprak konusundaki görüşlerini ortaya koymuştur” dedi. Kriterlerimiz, mümkün olduğunca çok az insanın yer değiştirmesiydi. Bizim göçmenimiz yoktur. Biz bütün göçmenlerimizi rehabilite ettik. Ama siz edemediyseniz bu sizin probleminizdir dedik” şeklinde konuştu.

KÖY İSİMLERİ

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rumların toprak konusunda aşırı taleplerde bulunduğuna işaret ederek, şu an KKTC sınırları içerisinde kalan kıyı şeridinin büyük bir bölümünü talep ettiklerini belirtti.

Bunun yanında Ziyamet’ten itibaren Karpaz’ın tümünü, münhasır ekonomik bölge bakımından Türkiye’nin de çıkışını kapatmak için Karpaz’ın kuzeyi ve güneyini istediklerini söyleyen Eroğlu açıklamalarına şöyle devam etti:

“Güzelyurt’tan Yeşilırmak’a kadar sahilin tümü. Mağusa’da belediye hudutlarından başlıyorlar. Açık ve kapalı Maraş’ı istiyorlar. Akdoğan, Vadili, Paşaköy, Gaziköy ve Haspolat’ı alıp Lefkoşa’ya kadar dayanmak istiyorlar. Sonrasında Alayköy’den devam ederek Güzelyurt’a kadar istiyorlar. Güney Mesarya ve onun dışında tarihi eserler ve dini bölgeleri de istiyorlar. Mesela Aziz Barnabas Kilisesi ve Salamis Harabeleri. Yeni Boğaziçi, Tuzla, Mormenekşe. Böyle bir arsız istemleri vardır.”

“BU AŞIRI TALEPLERİ ÇÖZÜM İSTEMEDİKLERİNİ GÖSTERİYOR”

Rumların bu aşırı isteklerinin bir anlaşma iradelerinin de olmadığının göstergesi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Eroğlu, “1974’ten önce neleri varsa alamayacaklarını bilmeleri gerekir. 1974’ten bugüne 40 yıl geçti. Takdir edersiniz ki takvim durmadı. Bize kalan tarım arazileri üzerinde gelişmeler oldu. Evler yapıldı, üniversiteler yapıldı. 1963 olaylarında devletten dışlandık. 4 Mart 1964’te BM toplanarak Barış Gücü gönderip kanın duracağını sanarak Rumları devletin varisi yaptı. Bu karar geçici bir karar olarak alınmıştı ama o tarihten bugüne kadar BM üyesi oldukları gibi AB üyesi de oldular. Bunlar olduktan sonra Rumlar neden benimle anlaşma istesin?” dedi.

KKTC’nin varlığının masada elini güçlendiren en önemli unsur olduğunu belirten Eroğlu, “Bunu söylediğim zaman uzlaşma ve anlaşma istemediğim söylenir. Ben birileri memnun olacak diye Rum’un her isteğine evet diyecek değilim. Rumların tüm yaptıklarına rağmen Rumlar uzlaşmazdır demiyorlar ama benim uzlaşmaz olduğumu söylüyorlar” dedi.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
Lefke Güzelyurt Alayköy Lapta Alsancak Girne Dikmen Çatalköy Gönyeli Lefko?a Ak?nc?lar Vadili Esentepe Tatl?su De?irmenlik Serdarl? Pa?aköy Akdo?an Beyarmudu Ma?usa ?nönü Yenibo?aziçi Geçitkale ?skele Büyükkonuk Mehmetçik Yenierenköy Dipkarpaz

YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
10 Aralık 2014, Çarşamba
Osman         - Lefkosa
Sizin goreviniz UBP benim tapulu malimdir kimse ele geciremez benim dedigim olur mentalitesidir sayin Eroglu.Toplum lideri secildiniz v ve halk icin ne yaptiniz?UBP kontrolunuzdan cikmasin diye paramparca ettiniz.Kurultaylar,mahkemeler,partiden ihraclar,baska partiye transferler,partinin basindaki ustun zekaliyi kukla gibi oynatmalar,simdide partinin istemedigi,parti baskani olmadi diye bizi arkadan hancerleyen,UBP'yi iktidardan erken secime zorlayan donekleri gene partuye aldirdiniz ve inadina parti baskani yapmaya calisiyorsunuz.Sizin baska yapabilecginiz birsey yok.Ama tarih sizi affetmeyecek.
Califorian
  • Slide
    Slide
    LEFKOŞA : 444 70 70
    MAĞUSA : 365 61 70
  • Slide
    Onların sağlıklı beslenmesini tabiki önemsiyoruz... Çünkü ;
    Çocuklarınız çocuklarımızdır . . .
    Slide
  • Slide
    LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ
    BEYAZ YASEMİN SERTİFİKASINA SAHİBİZ . . .
  • Slide
    Menüler mevsimlik olabilir ama bizde
    LEZZET ve HİJYEN 4 MEVSİM . . .
    Slide

En çok yağış Beyarmudu'na düştü
Meteoroloji Dairesi dün 08.00 ile bugün 08.00 saatleri arasında ülke genelinde etkili olan yağmurlarda en çok yağışın metrekareye 26 kg ile Beyarmudu’na düştüğünü bildirdi.
24 saat içerisinde en çok yağış Beyarmudu'na düştü
Meteoroloji Dairesi, son 24 saat içerisinde KKTC’de yörelere düşen yağış miktarlarını açıkladı.
Pile'de ortak polis operasyonu: "47 kişi gözaltına alındı!"
Ara bölgedeki karma köy Pile’de “internet cafe ve “bar” adı altında faaliyet gösterdiği tespit edilen yasa dışı 8 kumarhaneye, bu sabah, KKTC Polisi ile Kıbrıs Rum Polisi’nin BM gözetiminde düzenlediği operasyonda 47 ...