Ana Sayfa >> Yazarlar İsmet KOTAK | 9 Şubat 2010, Salı
Kıbrıs konusunda söylenenlere bir bakalım

Nisan 2010’da KKTC’de yapılacak “Başkanlık” seçiminin  arefesinde BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un şovu Kıbrıs’ta taşları yerinden oynattı.Güneyde Hristofyas suçlamnıyor;Hükümet sallanıyor,suçlamalar ard arda geliyor.Kimi “fazla ödün verdin” diye kimi “anlaşma sözü verdin  yapamadın” diye.Kilise her zaman olduğu gibi “Türk düşmanlığı” sergiliyor.Papazların ağzından  salyalar dökülüyor.”Yoldaş Hristofyas(Tarzan)zorda!”.

KKTC’de  geçen gün Talat’ın görüşmecisi ve CTP milletvekili Nami’yi izledim.”Kimse masadan kaçma lüksüne sahip değil” diyerek masada kalmanın marifet olduğunu savundu. Bizden fazla Rumları suçluyor.Yine de verdikleri ödünlere arka çıkmaktan da geri durmuyor.Ona göre hâlâ bir anlaşma fırsatı vardır(?).Çünkü “Yönetim ve Güç paylaşımında”ciddi yakınlaşma vardır.Nami, orada  Talat’la birlikte, Türk Halkına kanbur ütüne kanbur eklediklerini ve hayatlarının ödününü verdiklerinin bile farkında değil. Rumlar Türkün bağımsız oy verme ve Self determinasyon  hakkını ortadan kaldırdığı için bunu kapıp cebine indirdi; geriye kalan paralel koşulları ise  reddetti. Nami ve Talat, hâlâ paketin bütün olmadığını, müzakereye açık olduğunu söyleyerek hata üstüne hata yapmayı sürdürüyor.

KKTC Cumhurbaşkanı M.A.Talat ise konumunu değiştirmeden seçime dayalı açıklamalar yapıyor.Talat  anlaşma yanlısı olmakla övünmekte,bunu savunan kesimlerin oyunu almayı umut etmektedir.

KKTC Cumhurbaşkanı Talat, "Ben ayrılığın mimarı olmam... Sonuçta ben bütün iyi niyetimle bu sorunu çözmek için uğraşırken, Rum tarafı, bazılarının dediği gibi, gerçekten ne pahasına olursa olsun anlaşma istemiyorsa ve bunun sonucu ayrılık olursa, onun sorumlusu ben değilim ki…" Bu bir itiraftır ama yine de Rum tarafına ağır suçlama değildir.Öteden  beri Talat’ta alışık olduğumuz,  hâlâ Rumlara bir şans tanıma eğilimi ağır basıyor.

Talat dünyada birleşme eğilimimin ağır bastığını,KIbrıs’ın da örnek oluşturacağını; Kıbrıs Türkünün Avrupa ile bütünleşeceğini  ileri sürerek bunun savunmaısnı üstlendi.Oysa AB’nin sıkıntı içinde olduğu,bırakınız üyeliğe yeni alınan Polonya-Romanya-Bulgaristan gibi ülkelerin yarattıkları sıkıntıyı,banko üye kabul edilen Yunanistan-Ispanya ve Portekiz’in iflâsın eşiğine geldiği ve AB’nin hareket yeteneğini olumsuz etkilediğini işarete gerek var mı? Yani Türkiye’yi AB üyeliği dışında tutma eğilimi bu kez mali ve ekonomik gerekçelere de dayandırılacak noktaya geldi.Bu durumda KKTC’nin Rumlarla ortaklık oluşturması ve AB’ye girmesi düşünülebilir mi?Talat bunu hesaplamıyor.

Oysa “Avrupa Parlâmentosu Kıbrıslı Türklerle Yüksek seviyede temas Grubu” adına Koordinatör  Libor Roucek, bulgularını ortaya şu şekilde koydu: “Çözüm süreci kolay bir süreç değildir.Kimse kısa sürede çözüm veya bir mucize beklememesi gerekir.”Ona göre Liderler iyi niyetlerini koruduğu sürece umut vardır.Oysa her iki Liderin başı dertte. Talat seçilmek için çaba harcayacak; Hristofyas Hükümetini kurtarmak için öteki Partilerle işbirliği yapacak ki bu da kendisinin çözüm haritasını olumsuz etkiler.

Bugün karşı cephenin nabzını  tutmak istedim.

1902 defa okundu Yorum Yaz     Paylaş Share/Bookmark    
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Ağustos 2011, Cumartesi    Şu Afrika olayı
19 Ağustos 2011, Cuma    KKTC nihayet petrol konusunu konuşabildi
18 Ağustos 2011, Perşembe    Yatırım kredilerinde yeni dönem
17 Ağustos 2011, Çarşamba    Yurttaşlık,kimlik kartının renkleri
16 Ağustos 2011, Salı    Erato Kozaku Markulli
15 Ağustos 2011, Pazartesi    Sayın Tibuk bütçemize yıllık 700 milyon dolar gelir bekliyoruz
14 Ağustos 2011, Pazar    Büyükelçi, Sayıştay Başkanı ve Ombutsman Nail Atalay aramızdan ayrıldı
13 Ağustos 2011, Cumartesi    Çalmadan oynayan bir toplum olduk
12 Ağustos 2011, Cuma    Kıbrıs raporu BM Güvenlik Konseyi'nde
11 Ağustos 2011, Perşembe    Markulli korku sahnesinde yeniden rol aldı!

increase font size decrease font size print this page tell a friend Yorum Yaz (0)

Şu Afrika olayı
İsmet KOTAK | 20 Ağustos 2011, Cumartesi
Tanzania başkenti Dar-ül Salam’da yapılan “Dünya Basın Konseyleri Birliği” toplantısı dolayısıyla bir tutam Afrika’yı ellediğimi sık sık yinelerim.
Çünkü Afrika beni çok etkiledi. Niye etkilem...
KKTC nihayet petrol konusunu konuşabildi
İsmet KOTAK | 19 Ağustos 2011, Cuma
Aylardan beri yazılıp çizilmekte,Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti ciddi adımlar atmakta,komşu ülkelerle anlaşma yaptığını iddia etmekte,sonuçta kendi ekonomik bölgesi kabul ettiği denizlerde petrol ve doğal gaz arama anlaşması ...
Yatırım kredilerinde yeni dönem
İsmet KOTAK | 18 Ağustos 2011, Perşembe
Banka sayısının artması,dıştan Finansman sağlayan şirketlerin çoğalmasını hep olumlu karşıladım.
Sigorta şirketlerinde de durum aynıdır.KKTC yetkilileri “Serbest Bölge” uygulamasını tepdikleri sürece R...