Akis’te Ulusal Birlik Partisi Başkan adaylarından Derviş Eroğlu’nu konuk ettim.
Onunla neden yeniden başkan olmak istediğini konuştum.
33 yıllık geçmişini riske atarak başkanlık yarışına girdiğini söyledi.
Kafasının çok iyi çalıştığının, tecrübesi ile ülkedeki yangını söndürmek üzere yola çıktığının altını çizdi.
UBP başsız kalmasın diye geri dönmek zorunda kaldığını anlattı.
Kendisine CTP’li gibi muamele yapılmasından dolayı rahatsız olduğunu dile getirdi.
“Başkan olmam demek CTP’nin iktidardan gitmesi demektir” tezini ortaya koydu.
Tahsin Bey’i ‘iyi çocuk’ olarak niteledi ama kendisine karşı düşmanca bir tavır içinde olmakla suçladı.
Ertuğruloğlu’nu kendisinin başkan yaptığı mesajını verdi.
“Tahsin Bey istedi diye ben Genel Başkanlığı bırakacak adam değilim” ifadelerini kullandı. Ve birilerinin isteği ya da baskısı ile değil, kendi isteğiyle Genel Başkanlıktan ayrıldığını anlattı.
Kendisinin partisini çocuğu gibi gördüğü mesajını tekrarlayan Eroğlu, kötü bir baba olmadığının altını çizdi.
22 yıllık Genel Başkanlığı, 17 yıllık da Başbakanlığı döneminde çok büyük bir hata yaptığını düşünmediğini ifade etti.
Her Başbakan’ın yapabileceği hatalar yapmış olabileceğini söyledi!..
Halka bir özür borcu olup olmadığına ilişkin soruma ise net bir yanıt vermedi.
‘Özür sorusuna’ yanıt vermek yerine UBP’nin yoktan bir devlet var ettiğini anlattı.
Tahsin Bey’i partinin geçmişine sahip çıkmamakla, hazımsız olmakla suçladı.
*
Derviş Bey’e göre ‘Üstüne ölü toprağı serpilerek sessizliğe büründürülmüş bir UBP’ var.
Bundan dolayı UBP tabanı rahatsız!..
Kendisi, tabandan gelen istekleri dikkate alarak, UBP’nin silkinmesini, etkin bir muhaletef yapmasını sağlamak ve başkanla parti tabanı arasındaki, ona göre kopmuş bulunan ilişkileri düzeltmek için aday oluyor.
Eroğlu’na göre Tahsin bey parti başkanı oldu ama lider olamadı.
Ve partiyi UBP’nin yetkili organları ile birlikte değil, beş-altı kişilik bir grupla yönetiyor.
Derviş bey bu grubu UBP’li kategorisine koymuyor.
“Bir başkanın sığınacağı yer partisidir” diyor.
*
Derviş Bey’in görüşleri böyle.
Tabii ki UBP’de son sözü kurultayda delegeler söyleyecek.
İki adaydan biri ipi başkan olarak göğüsleyecek.
Ama partisinde 22 yıl Genel Başkanlık yapan biri olarak Derviş Bey’in söylediklerini alt alta koyduğunuz zaman partinin kurumlaştırılamadığı ve bir kişiye bağımlı olduğu mesajı çıkıyor.
Yani, Derviş Bey yeniden Genel Başkanı olmak için kendisini riske attığı partisini yönettiği 22 yılda kurumlaştırmak yerine kişilere bağımlı hale getirdi!
‘Derviş Bey’le var olabilecek bir UBP’ ya da ‘Derviş Bey’in uygun göreceği bir Genel Başkan ve yönetim kadrolarıyla yoluna onun gölgesinde devam edecek bir parti’
*
Siyasette, yapılan hataları kabullenmek ve bundan dersler çıkarmak önem taşır.
Görünen o ki Derviş Bey büyük hata yapmadığını düşündüğüne göre çıkaracağı bir sonuç da yok.
2004 yılında UBP’yi iktidardan götüren, 2005 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 20’lere gerileten Genel Başkanlığı günleri Derviş Bey’de bir iz bırakmamış!..
Halkın UBP’de değişim istediği mesajını almamış. 2000 seçimlerinde değişimi savunan, 1995’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gençliğin ve yaşın önemine vurgu yapan Eroğlu, şimdi,” “Ben insanları nüfus kaydına göre değerlendirmiyorum”diyor.
Hayırlısı..
Kendilerine başkanlık yarışında başarılar.