Sondakika Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
20 Kasım 2008, Perşembe Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Revü Kızlarını baba göndermiş Revü olayı fazla büyütülmüş 13. Maaşlar verilecek Talat Ankara yolcusu Belediyeler Birliği Başkanı yeniden Bulutoğluları CTP: Cemal belediyeyi batırdı Hristofias'tan Rusya'ya destek Korineum'da Golf keyfi başkadır

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
ERALP ADANIR MEHMET EŞREF VAİZ'LA KONUŞTU
Kum Saati başlıklı röpartajlarıyla Eralp Adanır artık Kıbrıs Postası'nda. Eralp Adanır'ın ilk röportajı Kıbrıs Türk.K...

 ÇOK OKUNANLAR
Revü olayı fazla büyütülmüş
 
Siyasi manifestonun içeriği
 
13. Maaşlar verilecek
 
Cemal belediyeyi batırdı
 
'Simavi yalancı'
 
Revü Kızlarını baba göndermiş
 
Havan'a karartma uygulandı
 
En güzel kalçalar seçildi
 
Hristofias'tan Rusya'ya destek
 
“Nerde bu devlet”
 
Şekere, tansiyona soğan
 
Başkan yeniden Bulutoğluları
 
7 genç göz altında
 
Talat Ankara yolcusu
 
Tuncay Galibiyeti Getirdi
 

 YORUMLANANLAR
Cemal belediyeyi batırdı [1]
 
Meğer taş düşmüş [2]
 
Rusya değişmez müttefikimizdir [3]
 
Hükümet adım atmıyor [3]
 
Av ölüm getirdi [1]
 
Eroğlu'na ne dedi? [11]
 
Hükümete süresiz grev uyarısı [2]
 
Neden Kalyoncu'nun üzerine yürüdü? [6]
 
Lefkoşa'da okulda revü şov [6]
 
Ruma düşen havan korkuttu [4]
 
Kıbrıs'ta fırsat kaçmamalı [1]
 
Kurultay'da açık fark atarım [18]
 
Tekman'ı Eroğlu mu engelledi? [3]
 
KTÖS toplu direniş arayışında [5]
 
Özgür KKTC'nin ilanında ne demişti? [2]
 

KKTC ve Federasyon
Rauf R. DENKTAŞ
Yunan Entrikası başladı
Prof.Dr.Ata ATUN
'Al-ver’e doğru giderken
Mete TÜMERKAN
Ülke gerçekleri ve RD-TV
Erdinç GÜNDÜZ
Dünya devleti ve temsilcileri...
Hasan HASTÜRER
Hısardaki basamaklar...
Hasan HASTÜRER

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Eylül 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün sahip olduklarımız o yıllara göre çok fazla. Sıkıntılara rağmen dünle kıyaslandığı zaman maddi anlamda zenginiz. Zengin olmaya zenginiz da o eski günlerin, çocukluk günlerimizin tadı dağamığımızda.
Hayatı yeniledik da mutluluğa giden yollarımızı yenileyemedik.

Zaman tünelinde yolculuk yapmayı sevmeyen yok sanırım.

Bayramlar bu bağlamda ciddi bir yolculuk fırsatıdır.

Bir şarkı var, “Bayram gelmiş neyime, aman aman garibem”... Şarkı bayrama istediği kadar hüzün pompalasın bayram duygumu erozyona uğratmadan koruma çabam sürer.

Her bayram ailede ziyaret ettiğimiz büyüklerin sayısı azalır. Ziyaret ettiğimiz kapılar azalırken mezarlıkta ziyaret ettiklerimiz çoğalır.

1974’te babacığımı, 1984’te de anacığımı yitirdik. İkisinin de ölüm yaşı altmış sekizdi. Yaşamış olsalardı ulaşacakları seksenli yaşlara kadar “Keşke” diyerek anacığım ve babacığımın da görmesini istediğim mutluluk tabloları hep oldu.

Anıları bizlerle yaşıyor ama ölümlerini artık daha kolay kabulleniyorum.

Bu gün bayram hüzün çağrıştıran yaklaşımları buraya almak istemem ama aklımdan geçenleri de yazmak istiyorum.

Bir söz var, “Allah sırayı bozmasın”... Ölümü insan kimseye yakıştırmaz... Ancak gencecik evlatlarımızı yitirmeyi kabul etmek çok ama çok zor. Onların acıları daha yaşlı büyüklerimizin ölümlerini kabullenmemize de neden oluyor galiba.

*           *          *

Sizler bu satırları okurken ben Strasbourg için ya yolda ya da varmış olacağım.

Avrupa Konseyi’nden arayıp daveti ilettikleri zaman bayrama denk gelmesi nedeniyle gidip gitmemeyi düşündüm. Sonunda gitmeye karar verdim.

İkilemden sonra gitmeye karar verme nedenim, Kıbrıs sorununa yönelik toplumda ilgi erozyonunun beni de sarmalına almasına karşı direnmek.

Hem görüşülecek Kıbrıs raporu var hem de Talat ile Hristofyas’ın konuşmaları.

Strasbourg yolculuğuma rağmen köşem bayramlık olsun istedim.

Yazmak için konular birikti.

Geniş kesimlerin canına tak dedirten sorunlar var gündemimde. Ama bayram ve Strasbourg seyahatı sonuna kadar ertelemeye  karar verdim.

*           *         *

Dün öğleden sonra yağmur yağarken şöyle bir Lefkoşa turu yaptım.

Çocukluğumun geçtiği K. Kaymaklı’nın merkezi belirli geçiş saatleri dışında sivil geçişlere kapalı.

Gene da sık sık ulaşabileceğim noktasına kadar K. Kaymaklı’ya ulaşıp adeta öperim.

Dün ilkokul yıllarımızın okuluna baktım.

1960’lı yıllarda K. Kaymaklı’dan Lefkoşa’ya gittiğimiz günler sayılıydı. Kaymaklı, şimdiki gibi Lefkoşa’nın içinde bir mahalle değildi.

Benim anımsadığım ilk bayramlar Yusuf Kaptan Sahası’nın üzerinde şimdi Mücahitler Sitesi’nin bulunduğu tabya üzerindeydi.

Abilerim ve onların arkadaşlarıyla cami ve okulun yanından geçer, şimdiki K. Kaymaklı külüp binasının ordan hala enkazı duran Taksim Sineması’na dokunarak Yusuf Kaptan sahasına varırdık.

Bayram yerine kestirme yolumuz hısar üzerinde ine çıka oluşan ayak izleriydi. Bayramlık ayakkabıların kayganlığına rağmen o basamakları adeta koşarak çıkardık.

Son basamaktan sonra kendimizi Bayram yerinde bulurduk.

Bayram yerinin bize çeken yanları neydi?

O günün şartlarında ne oyuncak vardı ne de eğlance ortamı.

Ayakkabılar da elbiseler de bayramlıktı. Aynı şekilde sosyal yaşamda bayramın yerini tutacak başka bir etkinlik Lefkoşa’da yoktu.

Bayram yerinde arabacıklarda şanslar denenirdi.

Hızla çekilen bilyenin düştüğü numaranın elimizdeki kartta olup olmadığını merakla takip ederdik.

Benim ilgimi çeken küçük tavşancık ya da bir tür fareyle denenen şanlardı. Toprak zeminde çepeçevre numaralı minik yuva gibi kutular vardı. Ortadaki tavşancığın üzerindeki tel kafes kaldırıldıktan sonra o minik yavrunun hangi kutuyu gireceği bir heyecan kaynağıydı. Yönelişlerinin davet ettiği ince tazhüratları da unutmam. Sonunda kimse büyük ikramiye kazanmıyordu ama kazanma arzusu orada tatmin edilirdi.

Kebaplar, kuru yemişler, lokma, şamişiler de bayram yerinin tatlarıydı.

*             *           *

Bugün sahip olduklarımız o yıllara göre çok fazla. Sıkıntılara rağmen dünle kıyaslandığı zaman maddi anlamda zenginiz. Zengin olmaya zenginiz da o eski günlerin, çocukluk günlerimizin tadı dağamığımızda.

Hayatı yeniledik da mutluluğa giden yollarımızı yenileyemedik.

Günün sözü:
Bayram, güzel duyguların dayanışma içinde buluşturulmasıdır

   174 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  19 Kasım 2008, Çarşamba   Dünya devleti ve temsilcileri...
  18 Kasım 2008, Salı   Elimizden bir şey gelmiyor!... Bekleyip göreceğiz.
  17 Kasım 2008, Pazartesi   Kıran kırana kırgınlık ve felaketin ayak sesleri...
  17 Kasım 2008, Pazartesi   Demokrasi kültürü ve yerel yönetim...
  16 Kasım 2008, Pazar   Tarihle bugünün buluştuğu noktada yerel yönetim konuşulurken...
  14 Kasım 2008, Cuma   25 yıl önce, 25 yıl sonra...
  14 Kasım 2008, Cuma   Güzelyurt’ta gördüklerim ve Cemil Çiçek’in ziyareti...
  12 Kasım 2008, Çarşamba   “AB ve serbest rekabet koşullarına alışmamız gerekiyor” denmişti...
  11 Kasım 2008, Salı   Yaşama ağlayarak merhaba...
  10 Kasım 2008, Pazartesi   En büyük din futbol...


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.