Bazı isimlerin UBP Başkanlık yarışında AKP adına KKTC'de kulis yaptığını anımsatmam üzerine AKP Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, tatlı sert bir üslupla, " AKP'nin ismini kullanan varsa yalan söylüyor" dedi
Mevlüt Çavuşoğlu, AKP'nin Antalya Milletvekili'dir.
Milletvekilliği yanında AKP'nin kurucu üyelerinin arasındadır... Dış İlişkiler Başkan yardımcısıdır...
Dün sabah telefonda konuştuk.
Konuya kestirmeden girdim.
Konu UBP Genel Başkanlık yarışında AKP'nin duruşu.
Deneyimli bir politikacı olarak Çavuşoğlu, genelden özele gitmeyi tercih edip şunları söyledi: " Kıbrıs'a ciddi anlamda büyük önem veriyoruz. Verdiğimiz önem hayat bulurken demokrasiye, demokrasi kültürüne uygun hareket etmek zorundayız. KKTC'de iktidarda kimler varsa biz onlarla iyi ilişkiler içinde oluruz. Daha doğrusu olmak zorundayız. Kıbrıs Türk halkı seçimde oylarıyla iktidar ve muhalefet görevlerini dağıtır. Biz hem iktidar hem muhalefet görevi üstlenenlerle iyi ve verimli ilişkiler içinde oluruz. Bu demokrasinin, halkın iradesine saygının gereğidir."
Çavuşoğlu, bu noktada KKTC'ye her konuda içte ve dışta katkı koymayı görev saydıklarını belirtip, "KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Talat'ın AKPA'da yaptığı konuşma bizler açısından çok önemlidir. Ve o konuşmanın gerçekleşmesi için takım ruhuyla yaptıklarımız vardır" dedi.
* * *
Mevlüt Çavuşoğlu, en genel tanımlamayla partiler arasında ayırım yapmadan, tüm partilere eşit mesafede durma özenleri olduğunu da işaret ettikten sonra şunları ekledi:
" Demokrasilerde iktidar kadar muhalefet de önemlidir. Hatta daha genel tanımlamayla tüm partiler önemlidir. Bizler bu bilinçle KKTC'nin çok partili demokratik yaşamındaki partilere değer veriyoruz. Özellikle Kıbrıs sorunu gibi hassas bir konuda uyum içinde olmak arzumuzdur. Bu uyumlu duruşu sergileyen partilerle ilişkilerimiz iyi ve verimli olacaktır."
* * *
Sözü somut olarak UBP'deki genel başkanlık yarışına ve AKP'nin isminin kullanılmasına getirdim.
Çavuşoğlu'nun bu konudaki rahatsızlığını çok net fark ettim.
AKP, UBP içindeki genel başkanlık yarışında isminin kullanılmasını istemiyor.
Çavuoğlu, " Bizim bu tür konularda duruşumuz çok açıktır" dedikten sonra şöyle konuştu: "Parti içindeki görev dağılımında Kıbrıs benim sorumluluk alanım içindedir. Bu nedenle Kıbrıs'la ilgili parti görüşlerini bilmek ve ona uygun davranışları sağlamak görevimdir. Kısa bir süre önce KKTC'deydim. Yaptığım konuşmalarda, verdiğim demeçlerde aslında anlamak isteyenler için tüm mesajlar vardı.
Ana muhalefet partisi konumunda olan UBP ile iletişim kapımız her zaman açık olmuştur. Hüseyin Özgürgün genel başkanken olmuştur, öncesinde Derviş Eroğlu'nun başkanlığı döneminde de... Şimdiki genel başkan Tahsin Ertuğruloğlu ile de iletişim sorunumuz olmadı. Bizlerle görüşmek isteyenle görüştük.
Şimdi UBP kurultaya gidiyor. UBP delegeleri kimi genel başkan seçer ve o genel başkan ve yönetici arkadaşları AKP ile iyi ilişkiler içinde olmak isterse biz varız.
AKP olarak bizlerin UBP'de kimin genel başkan olacağı yönünde bir işaret vermemiz hele taraf olmamız mümkün değil."
Bazı isimlerin UBP Başkanlık yarışında AKP adına KKTC'de kulis yaptığını anımsatmam üzerine AKP Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, tatlı sert bir üslupla, " AKP'nin ismini kullanan varsa yalan söylüyor" dedi.
* * *
Mevlüt Çavuşoğlu, AKP'de sorumlu bir isim. Hatta Kıbrıs'la ilgili konularda Başbakan ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra konuşacak en yetkili isim.
Konuşmamız sırasında KKTC'deki gelişmelerle ilgili ayrıntılı ve daha da önemlisi güncel bilgi sahibi olduğunu gözledim. Çavuşoğlu'nun söyledikleri aslında demokrasiyi özümseyen herkes için geçerli doğrular. Ancak Kıbrıs özelinde yaşadığımız bir başka gerçek dünkü yazımda da işaret ettiğim gibi her türlü seçimde bazılarının kendi kendini görevli satarak demokrasi kazanımızda kepçe olduğudur.
Günün sözü:
Konuşması gerekenler susarsa, susması gerekenler konuşur