Obama ile birlikte Türkiye – ABD ilişkileri nasıl etkilenir?Bu etkileşim doğal olarak Kıbrıs konusunu da etkileyeceği için bizler açısından da önemli. Şurası bir gerçek ABD’de kim başta olursa olsun, stratejik dost ülke kabul edilen Türkiye ile bağları zayıflatamaz.
Barack Obama, ABD’nin ilk siyahi başkanı oldu.
Dün sabah güney Lefkoşa’daki ABD Büyükelçiliğinde Büyükelçi Frank C. Urbancic’in seçim kahvaltısına davetliler arasındaydım.
Kahvaltıya katılanların sanırım ezici çoğunluğu Obama’nın seçim zaferini derin bir saygı ile karşıladı.
Obama, aday olmak için önce Hilary Clinton’la yarışmıştı.
Hilary Clinton’u New York’ta dinlemiştim. Sırf soyadıyla adaylık yolunda koşmuyordu. Çok net olarak belli ki ABD’de başkan seçilmek bir yana aday adayı olmak için bile sıradışı artı özellklere sahip olunması gerekiyor.
ABD’de kurumlaşma en üst düzeyde. Kurumlaşmış yapıda başkanın iki dudağının bir hareketi hiç kuşkusuz önemli. Ancak kurumlaşmış yapı büyük ölçekli siyaset belirlenmesinde esastır.
* * *
Yirmibirinci yüzyılda ABD başkanlık seçiminde kişisel kapasitesi tartışılmaz Obama, ilk günden favoriydi.
Kamu oyu yoklamalarının çok net işaretine rağmen sınırlı da olsa bir korku vardı. Korkunun kaynağı teninin rengiydi.
Irkçılığın en katı şekilde uygulandığı yılların unutulmadığı bir ülkede, ABD’de bir zencinin başkanlığı bırakın, aday olabileceği bile düşünülemezdi.
Bir anlamda imkansız gerçekleşit, Obama, ABD’ye başkan oldu. Beyaz Saray’ın first leydisi de yine bir zenci.
Dünya her türlü farklılığın bir gün hazmedileceğini yaşayarak en uç kabul edilecek örnekle gördü.
Dün Hürriyetin internet sitesinde kısa ama herkes gibi benide çok etkiledi. Haberi tarihi olay nitelikli Obama’nın seçimi nedeniyle aynen köşeme alıyorum:
“ Annie Mae Rosemond tam 105 yaşında. Hayatı boyunca çalıştı didindi. Çocukluğunda, beyazlarla aynı otobüse bile binemedi. Bindiğinde ise onlarla yan yana oturamadı. Hep arka sıralara geçmek zorunda kaldı. Beyaz adamın evini temizledi, ekmek parasını kazandı.
Daha sonraları durum düzelmeye başladı. Artık onlarla aynı otobüste yan yana seyahat edebiliyordu. Ama uzun yıllar o önyargıları hep hissetti. Onların yemek yediği lokantalara girip bir burger bile yiyemedi.
Hayatının sonbaharına doğru siyahi sanatcılarla gurur duymaya başladı. Ama "hepsi bu kadardır" diye düşünürken olanlar oldu...
Bir siyahi genç adam çıktı ve "Ben başkan olacağım" dedi.
İşte o günden sonra en büyük arzusu "Seçim gününe kadar yaşamak" oldu.
Ve dün, 4 Kasın 2008'de, 1903'te, ABD'de ırk ayrımının en güçlü olduğu yerlerden Güney Carolina'da dünyaya gelen Annie Mae Rosemond, artık pek iyi görmese de, yürüyemese de, kulakları pek duymasa da, günlerini geçirdiği yatağından kalktı ve hayatı boyunca hayalini bile kuramadığı şeyi yaptı.
Siyahi başkan adayı Obama için sandık başına gitti ve gururla oyunu kullandı.”
* * *
Obama, hem ABD hem de dünya barışı için çok önemli bir şans.
Bush, döneminin güzel anımsanmayacağı kesin.
Bush’un dış politika anlayışı özellikle ortadoğuda kan ve göz yaşını yaşamın parçası haline getirdi.
Bush’un siyasetinin devamı hem ABD hem de dünya için vahim bir durum olurdu.
Manevra yeteneği yüksek, farklı partiden yeni bir isme gereksinim vardı.
O isim Obama olarak kesinlik kazandı.
Hiç kuşkusuz bir anda her şey çok farklı bir yönde değişim göstermeyecek. Ancak Türkiye başta tüm ortadoğu ülkelerini ilgilendiren Irak politikası mutlaka yeniden şekillenecek.
ABD’nin Irak’ta bugünkü duruşuyla var olması olası görülmüyor.
Uluslararası politikaları analiz eden isimler ABD’nin Irak politikasını zaten hep eleştiriyordu. Yanlışlığı kesin Irak politikasından dönüş için Obama’nın gereğinden fazla kamu oyu desteği var.
* * *
Obama ile birlikte Türkiye – ABD ilişkileri nasıl etkilenir?
Bu etkileşim doğal olarak Kıbrıs konusunu da etkileyeceği için bizler açısından da önemli.
Şurası bir gerçek ABD’de kim başta olursa olsun, stratejik dost ülke kabul edilen Türkiye ile bağları zayıflatamaz.
Ermeni soykırım iddiaları konusunda Obama’nın ortaya koyduğu açık tavır bir miktar sıkıntı yaratabilir. Ancak Türkiye’ye rağmen Ermeni meselesi zor ileri taşınır.
Türkiye açısından en önemli konu ABD’nin Irak’ta ve özellikle Kuzey Irak’ta takınacağı tavırdır. ABD, Irak’ın bütününden çekilip Kuzey Irak’a yerleşir ve Kuzey Irak yönetiminin uluslararası statüsünün yükselmesine destek verirse Ankara – Washington ilişkileri gergin günler yaşar.
Bush’a göre uluslararası sorunları çözmede taraflarla iletişimi tercih edeceği sinyali veren Obama’nın Türkiye’nin başını ağrıtmayacağı inancım yüksek.
Günün sözü:
Yaşam devam ettiği sürece olmaz, olmaz...