Mehmet Ali Talat, daha bedene oturan, vücudu saran kesimlerde takım elbise ve gömlekler giymeli. Ceketlerinin kol ve etek boyu daha kısa olabilir. Fit kesimli kıyafetler, kişiyi olduğundan daha dinamik, enerjik ve sportmen gösterebilir.
İSTANBUL-Kağan Gökalp, İstanbul’da bileğinin gücüyle, aklıyla kendine yer bulan Kıbrıslı Türk bir işadamı. Kardeşiyle birlikte Milimetric’i yarattılar. Pek çok ünlü onların gömleklerini, takım elbise, ceket ya da pantalonunu giyip, kıravatlarını takıyor.
Marka yaratmak kolay değil... Kağan Gökalp marka yaratmayı başaran biri.
Referans gazetesine de haftada bir yazdığı yazırlarda giyislerle ilgili bilgiyle harmanlanmış yaklaşımlarını okurlara taşıyor.
İstanbul’da bulunmamı fırsat bilip Kağan Gökalp’le Pazar günlük bir sohbet yaptım.
“Herkesin ama özellikle liderlerin giydikleri de konuşuyor” diyerek sohbetin yol haritasını belirtip kısa sorularımla sohbete yöne verdim.
İşte sorularım ve yanıtları.
H. Hastürer: Dünyanın gündemindeki isim ABD’nin yeni başkanı Obama’nın kıyafetlerini nasıl buluyorsun?
K. Gökalp: Obama’nın tarzını ben - sonu benzemesin- Kennedy’ye benzetiyorum. Bugüne kadar hep WASP ( White, Anglo-Saxon, Protestan ) kökenlilerin oturduğu A.B.D. başkanlık koltuğuna oturan ilk Katolik Başkan’dı. Obama dabu koltuğa oturan ilk zenci ( artık African-American diyorlar ) başkan olacak. Üstelik baba tarafı Müslüman bir soydan geliyor. Yani tıpkı Kennedy gibi egemen Amerikan değerlerine karşıt bir durum sözkonusu. Bu yüzden mi bilmiyorum ama kıyafeti, duruşu, verdiği pozlarla Kennedy’den fazlasıyla esinleniyormuş gibi sanki…
Gelelim Obama’nın kıyafetine…Bir fotoğraf karesinde plajda yürüyor. Dizde biten yandan cepli şortun altında siyah parmak arası terlikler, siyah bir Nike tişört, ( Adidas değil Nike, Nike’ın hedef kitlesi gençler ), ve yine siyah, şık güneş gözlüğü…Obama kalabalık bir plajda yürürken görüntülenmiş, güneşlenen, denize girenler de kareye girmiş. Kimsenin olmadığı bir ortamda yürüyüş yapmak yerine, halkın arasına karışıp, kalabalık bir plajda şık ama son derece spor bir kıyafetle yürüyüş yapmayı tercih etmiş. İmaj açısından halka bundan daha yakın olunamazdı herhalde.
Bir başka fotoğrafta üzerinde bedene oturan krem rengi bir pantolon var, yine siyah tişört. Obama atletik vücut hatlarını belli ki vurgulamaktan kaçınmıyor. Bu şekilde McCain’in aksine son derece sportmen, dinamik, genç ve enerjik bir görüntü sergiliyor.
Tişört tercihinde olduğu gibi takım elbise seçiminde de siyahın ayrı bir yeri var, siyahı seviyor belli ki. Siyahın bir protokol ve lider rengi olduğunu hatırlatmakta fayda var. ( Atatürk’ün tercihleri arasında da siyah takım elbise ilk sırada yer alırdı.) Takım elbiseleri de bedene oturuyor Obama’nın. Takım elbisenin içine beyaz gömlek giymesi hoş bir tezat oluşturmuş. Beyaz hem saflığı, duruluğu temsil eder, ki bu imaj politikacılar için çok önemli, hem de zencilere renk olarak çok yakışır. Özellikle ten rengi koyu olanlarda siyah beyaz kontrastı çok hoş durur. Ayakkabıları klasik siyah ayakkabı…Kıyafetini çarpıcı bir kravatla renklendirmiş.
Başka bir karede kanvas pantolonun üstüne kırmızı tişört giymiş. Kırmızı tişört seçimi onu yine dinamik ve enerjik göstermiş. Kırmızı tercih edenler tüm dikkatlerin üzerlerinde toplanmasından rahatsız olmayacak iddialı tiplerdir. Kendisi ile ilgili bu bilinen gerçeğin altını tekrar çizmiş Obama.
H. Hastürer: İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın klasik politikacı profilinden farklı bir duruşu var. Bunun sebebi ne olabilir?
K. Gökalp: Ahmedinejad’ın Türkiye ziyareti ulusal basının olduğu kadar uluslararası basının da ilgisini çekmişti.
Ahmedinejad’la ilgili çok şey yazılıp, söylendi. En çok konuşulan konulardan biri de kıyafetiydi. Türkiye’de bulunduğu süre içerisinde günlerini neredeyse hep aynı kıyafetle geçirdi. Gömleğinin manşeti ve yakası üst üste giyilmekten artık yıpranmış, Başbakan Erdoğan’ın elini sıkarken diğer eli neredeyse görünmüyordu. Ceketin kol boyu o kadar uzundu ki, yana sarkıttığı eli ceket kolunun içinde kaybolmuştu adeta. Batı’da resmi protokollerde ve bankacılık çevrelerinde herkesin uzak durduğu, Churchill’in “ Bir centilmen asla kahverengi takım elbise giymez “ sözüne inat, üzerindeki takım elbisenin rengi de kahverengiydi. Hiç kravat takmadığını ise söylememe bile gerek yok herhalde.
Ahmedinecad artık tarihe geçmiş kimi liderlere özeniyor sanki: Komünist Çin’in eski lideri Mao, Hindistan’ın kurucusu ve eski lideri Gandhi, Küba ile özdeşleşen Fidel Castro’dan fazlasıyla esinleniyor
H. Hastürer: İngiltere Kraliçesinin Türkiye ziyaretinde kıyafetlerinin çok renkli olması dikkatlerden kaçmadı. Yaşlı kraliçedeki renk çokluğunu nasıl yorumluyorsun?
K. Gökalp: Kraliçe gezi süresince rengarenk elbiseler giyip, kenarları geniş son derece şık, gösterişli şapkalar taktı. Taşımış olduğu ünvan görsel olarak bu tarzdan daha iyi ifade edilemezdi muhtemelen. Gençliğinin baharında tahta çıkan, yarım asrı aşkın bir süredir kraliçelik ünvanını taşıyan 2. Elizabeth, bitmek bilmeyen bunaltıcı protokollerden sıkılmış olmalı ki, bir anlamda kendi iç dünyasına uyguladığı oto-sansür, bastırılmış duygu ve düşüncelerden kaynaklanan hiç yaşayamadığı özgürlüğünü en azından rengarenk kıyafetler giyerek yaşıyor diye düşündüm. Kraliçelik de zor zanaatmış meğer. 82 yaşında bir kadının uçakla sürekli seyahat etmesi, gündüz gezi, gece davetlerde boy göstermesi kolay olmasa gerek. Fotoğraflara baktıkça kraliçenin görkemli hayatından çok, protokol yanı ağır basan sıkıcı ve yorucu hayatını düşündüm.
H. Hastürer: Rus lider Putin’le ilgili neler söyleyebilirsin?
K. Gökalp: Putin, kıyafetiyle bir yönüyle eski şaşaalı, şatafatlı Çarlık Rusya’sına gönderme yapıyor. Bir yönüyle de KGB başkanı olduğu günlerde edindiği alışkanlıkların dışavurumu. Ceketinde öyle bir mühendislik var ki, bu onun ne kadar analitik, matematiksel, denge adamı olduğunu gösteriyor. Ceket omuzlarının yüksek, geniş ve belin dar olması ona otoriter bir hava veriyor. Ceket mühendisliğinin vücut anatomisine bu derece mükemmel uygulanması onun KGB’de edindiği alışkanlıklarının yansıması. Analitik, matematiksel, dengeleri gözeten, plancı, kuralcı yönünün bir anlamda kıyafette içselleştirilmesi. Cekette yüksek üç düğme tercih etmesi neredeyse gömleğinin tümünü kapatıyor. Bu kapalı bir duruş olduğunu gösteriyor. Şüpheci, mesafeli, kendisini saklayan, bulunduğu ortamın rengini alan bir bukalemun duruşu.
H. Hastürer: Gelelim Türkiye’ye. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kıyafetleriyle ilgili neler diyeceksin?
K. Gökalp: Başbakan Erdoğan’ın kıyafetleri birebir üzerine oturan kıyafetler değil. Takım elbisenin kesimi çok rahat. Kıyafetleri el yapımından ziyade konfeksiyon gibi duruyor. İstese dünyanın en pahalı takım elbisesini giyebileceği halde, orta sınıfa hitap eden bir Türk markasını tercih ediyor. Açıkçası bu bilinçli bir seçim mi bilmiyorum ama bu kesinlikle doğru bir seçim. Pahalı bir markanın veya iyi bir terzinin elinden çıkmış takım elbiseleri giymek Erdoğan’ın imajına ters düşerdi çünkü, Erdoğan halkın içinden çıkmış bir lider. Bu seçmenleri ile olan bağını ve diyaloğunu olumsuz yönde etkilerdi.
H. Hastürer: KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, nasıl giyiniyor?
K. Gökalp: Mehmet Ali Talat daha bedene oturan, vücudu saran kesimlerde takım elbise ve gömlekler giymeli. Ceketlerinin kol ve etek boyu daha kısa olabilir. Fit kesimli kıyafetler, kişiyi olduğundan daha dinamik, enerjik ve sportmen gösterebilir. Bir de siyahı daha sık tercih edebilir, siyah protokol ve lider rengidir. Atatürk takım elbiselerinde genellikle siyahı tercih ederdi bu yüzden.
H. Hastürer: Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Denktaş’ın imajı nasıldı?
K. Gökalp: Bundan yaklaşık 20 yıl önceydi. Türkiye’nin önde gelen gazetecileri Denktaş’la görüşmeye gitmişlerdi. Denktaş o toplantıya t-shirtle katılmıştı. Gazeteciler önceleri şaşırmışlardı, ama genelde Denktaş’ın kıyafetindeki o rahatlık belli ki toplantıya da yansımıştı ve aralarından biri:” Biz koyu renk takım elbiseli bir cumhurbaşkanı beklerken, Denktaş t-shirtüyle çıkagelmişti. Anglo-Amerikan liderler gibi rahattı ve o haliyle çok demokrat görünüyordu. Türkiye’deki ciddi politikacılardan çok farklıydı.”
Günün sözü:
Kişinin özüyle bütünleşen kıyafet, en çok yakışandır