Sondakika RadyoKIBRIS.com, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katılın, tüm yeniliklerden haberdar olun !!! RadyoKIBRIS.com CANLI YAYINDA !!! Dinlemek için TIKLAYINIZ >> Kıbrıs Postası, FACEBOOK`ta - Gurubumuza siz de katilin !!! Last Digital - 444 0 100 - Yenikent, Lefkoşa Özge Taşker - Healthy Life - Sağlıklı Beslenme ve Diyet Merkezi - 22 92 286 - Marmara Bölgesi, Lefkoşa Alo Vitae - Vitae Veteriner Kliniği ücretsiz danışma hattı: 22 40 953 - Yenikent - Lefkoşa
kibris cyprus news haber kibris cyprus news haber
7 Ocak 2009, Çarşamba

Radyo KIBRIS

 | Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
Sondakika Bulutoğluları, milletvekili adaylığına doğru Çakıcı; “TDP, Kıbrıs Türkü’nün Tek Şansıdır” ÖRP seçime hazırlanıyor Eroğlu: 20 Nisan'da Güneş doğacak Tabipler'den Filistinlilere destek Korhan Ankara'ya elçi gidiyor

  ARŞİV
   

 RÖPORTAJ
MEHMET EZİÇ: DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI
2008 yılında yılın girişimcisi seçilen Eziç İşletmeleri Sahibi Mehmet Eziç’le kendisini, yaptığı yatırımları, ü...

 ÇOK OKUNANLAR
Ceyhun:'Tamam mı, devam mı?'
 
LTB Dikmen çöplüğünden çekildi
 
Talat Lokmacı'dan Güney'e geçti
 
2009 verimli olacak
 
Görüşme süreci, CTP’nin oyuncağı olamaz
 
Tatlısu spor kulübünden açıklama
 
Barışçı bir gelecek
 
Tüp gaz sıkıntısı
 
Sarkozy’nin girişimi AB’de tartışma yarattı
 
AB'den Gazze'de ateşkes çağrısı
 
680 ölü var
 
Ergenekon soruşturması
 
AB ile Rusya arasında doğalgaz krizi
 
Putin'den doğalgazı kesme talimatı
 
Tetris travma sonrası stresi azaltıyor
 

 YORUMLANANLAR
20 Nisan'da Güneş doğacak [8]
 
2009 verimli olacak [1]
 
İşadamları Karamsar [3]
 
''TDP, tek şansıdı'' [8]
 
Erçakıca'dan seçim değerlendirmesi [1]
 
ÖRP seçime hazırlanıyor [1]
 
Erken seçim 19 Nisan 2009'da [15]
 
Yeni Büyükelçi Şakir Fakılı [2]
 
Ekenoğlu'nun istifasını istedi [4]
 
Beşparmak grubu gelişmelerden endişeli [9]
 
'Paketi kabulle tanıma olmaz' [1]
 
Avcı:Eskiler korkuya kapıldı [5]
 
İki konuda yakınlaşma sağladık [1]
 
Eroğlu hükümeti eleştirdi [9]
 
DP meclise mi dönüyor? [2]
 

2009 Yılına Girerken (2)
Rauf R. DENKTAŞ
Avrupalı Ortaklarımız
Prof.Dr.Ata ATUN
Cek....Cak....
Erdinç GÜNDÜZ
Herşey liderlere bağlı
Mete TÜMERKAN
Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
Hasan HASTÜRER
Az daha babamı öldürüyorlardı...
Hasan KAHVECİOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

    Uzun bir zaman önceydi...

    Babamın ayağında küçük bir çıban çıkmıştı...

    Doktoru onu Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne yatırdı. Ziyaretine gittiğim zaman, bir de ne göreyim?

    Hem yanında, hem de karşısında; birer ayakları kesilmiş iki hasta yatıyor..

    Ayağı kesik adamcağız, babama tatlı tatlı “korku” salıyor...

    -Bak, diyor; benim bir ayağımı kestiler. Ötekini de kesecekler. Madem şeker hastasısın, kurtuluşun yok, gitti senin ayak...

    Babamın eli ayağı titriyor, korkudan ne yapacağını bilemiyor.

    Ayağındaki “Diyabetik çıban” konusunda bilgi sahibi olmayan hemşireler, özensiz biçimde babamı kesik ayaklı hastaların yanına yatırmakla “moral”inin çökmesine yol açıyorlar...

    İyi ki, aile olarak bizler durumun hemen farkına vardık ve Dr. Hüseyin Kebapçıoğlu sayesinde babamın ayağını kurtardık...

    Ancak belli ki sağlık sistemimizde “cehalet” bitmiyor... İhmal bitmiyor... Mesleğine karşı sevgisizlik bitmiyor...

    Bu kez de az kalsın babamı öldürüyorlardı...

    Hikayeyi dinleyin:

    Çayırova köyünde yaşayan babam Emin Kahvecioğlu, soğuk algınlığı ve titreme şikayeti ile geçen hafta başında Mehmetçik Hastahanesi’ne başvurdu.

    Kendisine bakan bayan doktor, ambulansla Mağusa’ya sevkedilmesini kararlaştırdı ve hemşirelere “Sonda” takılmasını emretti.

    Babam, idrar sorunu olmadığını, sonda takılmasını istemediğini söylemesine rağmen, hemşireler “Kural böyle” dediler ve babamın, Mehmetçik köyünü inleten çığlıkları arasında sonda yerleştirdiler. Babam; Yeni Erenköy’den çağrılan ambulansla Mağusa Devlet Hastanesi’ne sevkedildi ve Mağusa hastahanesinde birkaç saat alıkonuldu. Burada babama serum verildi ve üzerindeki sonda çıkarılarak “Gidebilirsin” denildi.

    Tabii babam oraya ambulansla Karpaz’dan getirilmişti. Aileden birileri hastaneden onu aldı ve geri Çayorova’ya götürdü.

    Eve girdiği zaman her tarafının kanlar içinde olduğunu fark etti. Oradakiler hemen akan kanı durdurmak için pamuk bastılar ve babamı yeniden geri Mağusa hastanesine götürdüler.

    Hastaneye yeniden yatırıldı ve kendisine serum takıldı. Orada kendisine Mehmetçik köyündeki hastanede takılan “Sonda”nın damarlardan birini patlattığını ve bu yüzden kanama olduğunu söylediler.

    Tabii belli ki ambulansla götürüldüğü Mağusa hastanesinde bu kanama başlangıçta fark edilmedi. Serumu taktılar ve sonra da “Hiçbir şeyin yok, haydi git” dediler.

    Yaşlı babam; Mağusa’dan Çayırova’ya kadar ve oradan geri Mağusa’ya kadar kanamalı olarak seyahat etti.

    Bu süre içinde kan yetmezliğinden tabii ki ölebilirdi.

    Şeker hastası olması nedeniyle kanın pıhtılaşmasında da sorun yaşayan bir hastaya bizim sağlık sistemimiz ancak bu kadar “hizmet” sunabiliyor.

    Peki ben şimdi ne yapayım?

    Basit bir soğuk algınlığı geçiren ve bu yüzden Mehmetçik (Galatya) köyündeki hastaneye baş vuran babamı alıp Rum tarafına mı götüreyim?

    Gidip ısrarla “sonda” takan, babamı acılar içinde kıvrandıran görevli ile kavga mı edeyim?

    Mağusa’da kanamayı fark etmeyen ilgisiz görevlilere dayak mı atayım? (Öyle bir becerim yok)

    Öyle yapsam; sağlık servislerinde örgütlü sendikalar hemen ayağa kalkacak ve “Önlem alınsın” diye greve gidecek.

    Ancak kimse “Hasta hakları” konusunda kafa yormayacak...

    Hastaların çekmekte olduğu “eziyeti” ve risklerle tehlikeleri konuşmayacak...

    Hatta bakanlık, beni “yalancı” çıkarmak için daha önceki bazı olaylarda yaptığı gibi “açıklamalar” bile yapmaya çalışacak...

    Hepsi ama hepsi fasa-fiso...

    Sonuçta bir ihmal ve dikkatsizlik yüzünden ben babamı kaybediyordum...

    Babam az daha ölüyordu...

    Dün sabahleyin, yıllık “Gelir Vergisi”ni ödemek için para denkleştirmeye çalıştığım ve zorlandığım devlet; ne yazıktır ki benim “Ailem”e düzgün ve sıradan bir “sağlık hizmeti” bile veremiyor.

    Peki o zaman burası için “mandra” diyenlere kızmak kolay mı?

   699 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  05 Ocak 2009, Pazartesi   Önce KOP’a “evet” dediler, şimdi kıvırıyorlar...
  01 Ocak 2009, Perşembe   Sayıştay nerede? Ombudsman nerede? Savcılık nerede?
  29 Aralık 2008, Pazartesi   “Marazi”den daha sert ve acımasız bir sözcük arıyorum...
  27 Aralık 2008, Cumartesi   “Rejim” için büyük sarsıntı...
  22 Aralık 2008, Pazartesi   “Orijinal”lerin mayasında bozukluk mu var?
  18 Aralık 2008, Perşembe   Özdil Nami ve görüşmeledeki tıkanma noktaları...
  15 Aralık 2008, Pazartesi   Arpaları ben mi yedirdim hayvanlara...
  11 Aralık 2008, Perşembe   Hangi “Şemsiye”yi verelim? AB mi, yoksa BM mi olsun?
  08 Aralık 2008, Pazartesi   Yarım şilinler, yirmilikler...
  04 Aralık 2008, Perşembe   UBP mi, CTP mi, üçüncü seçenek yok mu?


 
  Reklam  |  Künye  |  İletişim  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası Yap
© 2000 - 2008 KIBRIS POSTASI - Version 2.1 | ¤° o O
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: haber@kibrispostasi.com
Kıbrıs Postası
Anadolu Ajansı Abonesidir. 
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dýþarýya link Last Digital

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kıbrıs Postası harici linklerin sorumluluğunu almaz.