Ekonominin Sesi’nin Alp Cengiz Alp’e sorduğu soru ve yanıtların tam metni şöyle:
EKONOMİNİN SESİ:Ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
ALP CENGİZ ALP: Genel olarak iyi değil. Ama bunun tek sebebi söylendiği gibi küresel ekonomik düşüşler veya petrol fiyatlarının yükseliyor olması değil. Bir kere hep beraber iyice şişrdiğimiz ve kaynaklarımızı tüketen doyurulması çok zor büyük bir kamusal yapı var. İkinci olarak ekonomi genel olarak iyi yönetilemiyor. Mesclisin bugünkü yapısı ve hükümetin ağırlıklı kanadının yapısı buna müsait değil. Analitik düşünen ve hareket edecek beyinlere ihtiyacımız var. Ancak şu anda temsil ve idare yetkisi verdiğimiz arkadaşlar bundan yoksun. Özellikle ekonominin idaresi ve geleceğe yönelik hesap ve planlamalar ancak analitik eğitim almış ve o şekilde düşünen arkadaşların çoğunlukta olduğu bir meclis ve parti yapısıyla mümkün. Maalesef bugün durum böyle değil.
EKONOMİNİN SESİ : Ekonomiye acil müdahale gerekli mi?
ALP CENGİZ ALP:Acil müdahele gereken alanlar elbette var. Ama bu nerede ise alışkanlık halini aldı.Böyelce ekonomik hayatımız Ambulansla -Acil arasında geçiyor.
EKONOMİNİN SESİ: Gerekliyse ne yapılmalıdır?
ALP CENGİZ ALP: Artık ekonomiye yapılacak acil müdaheleler yeterli değil.Beyinlere müdahele gerekli. Yani değişim gerekli. Yani ekonominin direksiyonunda olanların değişmesi gerekir. Bir de hala 2001-2002 deki kriz ortamındaymış gibi faaliyet gösteren bankacılık sistemi ve onu idare eden ve keskin dişli bir kıskaçta tutan Merkez Bankası rolünün sorgulanması ve bankacılık sisteminin esnekleştirilmesi gerekli.
EKONOMİNİN SESİ: Piyasada ciddi finansal sorunlar yaşanıyor. Bu nasıl aşılabilir? Tefeciler konusundaki tartışmaya nasıl bakıyorsunuz?
ALP CENGİZ ALP: Piyasadaki finansal sorun bir ölçüde ‘ varlık içinde yokluk yaşamaya ‘ benziyor. Piyasayı finansal yönden rahatlatacak tasarruf ve kaynaklar bankalarda mevcut. Ancak mevcut bankacılık sistemi ve Merkez Bankasının katı rolü şu ana kadar bu birikimlerle yatırımcı işadamını, işini büyütmek isteyen esnafı yeterince buluşturmaktan yoksun.
Mevcut bankacılık sisteminin yavaşlığı ve cimriliği ihtiyaçlı işadamını bankacılık sistemi dışındaki daha pratik ancak daha kısa vadeli ve daha maliyetli finans kuruluşlarına yöneltiyor. Bunlara tefeci deyip hepsini aynı kefeye koymak doğru değil. Çünkü bunların bir kısmı yasayla faaliyet gösteren ve bankaların gereksiz yere yarattığı boşluğu dolduran finans kuruluşları.
EKONOMİNİN SESİ: Kıbrıs konusunda 21 Mart'la birlikte başlayan yeni süreç ekonomiyi nasıl etkileyecek?
ALP CENGİZ ALP: Önce şunu söyleyim, bugünlerde önemli bir iş insanı çoğunluğunun 21 Mart sürecini pek düşündüğünü sanmıyorum. İş alemi su anda daha çok ay sonu ödeyeceği çeklerini, personelini, personelin sosyal yatırımlarını, elektrik ve su paralarını, KDVsini nasıl ödeyebileceği ile meşgul.
EKONOMİNİN SESİ: Kıbrıs konusunda başlayan bu yeni süreç bu kez sizce başarıya ulaşabilir mi?
ALP CENGİZ ALP: Başarıya ulaşmasını dilemekten başka bir dileğim yok. Tabii bu benim dileğim ile olacak değil. Ancak 1974’ü iki taraf ilişkileri açısından ‘0 noktası’ zero level olarak alırsak son 34 yıllık süreç içinde bir takım inişlere rağmen hep ileri gittiğimizi görüyorum. Yani bir gün bir nokta konacak ve yeni bir başlangıç yapılacak.
EKONOMİNİN SESİ: Olası bir çözüme Kıbrıs Türk tarafı ekonomik olarak hazır mı?
ALP CENGİZ ALP: Çözümle yüzleşmeden hiçbir zaman tam olarak hazır olmuş olmayacağız.
EKONOMİNİN SESİ: Çözüme giden süreçte nasıl bir hazırlık yapılmalı?
ALP CENGİZ ALP: AB nin sistem ve işleyişini onun rekabetçi ve fırsatlar sunan yapısını topluma ve özellikle iş dünyasına çok iyi anlatabilmeliyiz.
EKONOMİNİN SESİ: Ülkenin mali ve ekonomi işlerinden sorumlu kişi olsaydınız ilk yapacağınız iş ne olurdu? Ya da işe nereden başlardınız?
ALP CENGİZ ALP: İşe valimizi toplamakla başlardım. Çünkü bugünkü yapı ile kısa hatta belki de orta vadede ne İsa’ya ne Musa’ya yaranmak mümkün. Çok sancılı bir ekonomik dönüşüm gerekli ve bu yapılırken orda olmayı hiç istemezdim.
EKONOMİNİN SESİ: - Kıbrıs'ta ulaşılacak olası bir çözümün adada yaşayan insanlara ve bölgeye etkisi ne olur?
ALP CENGİZ ALP: Kıbrıs benim adam. Akdenizin en güzel adası. Yüzyıllardır hatta bin yıllardır güçlü olan herkesin ilgisini çekmiş ve sahip olmak istemişler. Hep birlikte zoru başarıp Kıbrısta bizim de söz sahibi olduğumuz barış içinde bir Kıbrıs yaratılırsa Kıbrısımız dünyanın küçük yıldızı olur. Bu hem bizim insanımızı hem bölge insanını mutlu eder.
EKONOMİNİN SESİ: İzolasyonlar gerçekten ekonominin büyümesinin önünde bir engel mi?
ALP CENGİZ ALP: Tabii ki önemli engellerden biri. Ekonomide size haksız rekabet yaratan en küçük bir engel bile size bütün oyunu kaybettirebilir. Kıbrısta perakende piyasalar artık nerdeyse birleştiğine ve tüketici açısından Kuzey veya Güneyden alışveriş etmek için bir fark kalmadığına göre Maalesef Kıbrıslı Türk iş insanı Güney Kıbrısdaki iş insanı ile çok haksız bir rekabet içerisindeve yarışa hep geriden başlıyor. Üstelik gelişememiş ve mikro-ölçekli ekonomik yapı ve büyüklüğümüze rağmen. Bu çok acı veren bir durum.
EKONOMİNİN SESİ: - Yatırımcıların önündeki en büyük engel nedir? YAGA ile birlikte ülkede yatırım yapmak kolaylaştı mı?
ALP CENGİZ ALP: Yatırımcının önündeki en büyük engel hala YAGA nın önünde duran engeller. Ona yeterince otorite ve güç devretmemeye çalışan bürokratlar. Onu by-pass etmeye çalışan makamlar. Elindeki gücü ille de tutmak isteyenler.
EKONOMİNİN SESİ: Ülke ekonomisinin itici gücü hani sektör ya da sektörlerdir?
ALP CENGİZ ALP: Şu anda tüm sektörlerin itmeye ihtiyacı var. İtici gücü olanın kaldığını sanmıyorum.
EKONOMİNİN SESİ: Siyasiler sizce 'ekonomik akıl' esas alınarak mı alınıyor?
ALP CENGİZ ALP: ‘Ekonomik akıl’ esas alınarak alınsalardı bugün içinde yaşadığımız ortamdan daha iyi bir ekonomik ortamda yaşardık.