MUSTAFA ÇETİNKAYA / Türkiye’de doğan ve daha sonra İngiltere’ye yerleşen yazar Morris Farhi, son kitabı ve edebiyat üzerine Londra’da Türklerin yoğun olarak yaşadığı Newington Green bölgesinde bulunan Acoustic Kafe’de bir söyleşi yaptı.
Türkler’in, Cumhuriyet döneminde de Osmanlı’da olduğu gibi çok kültürlü yaşadığını belirten Farhi, Yahudi ve diğer azınlıklara varlık vergisi uygulandığını, bunun da çok eleştirildiğini fakat Türkiye’de kısa bir dönem uygulanan bu yasadan dolayı kimsenin açlıktan ölmediğini söyledi.
İstanbul’da 1937 yılında doğan, 1954 yılına kadar Elmadağ’da yaşayan ve Türkiye’ye olan ilgisini hiç kesmeyen Farhi’nin kitapları, önümüzdeki Eylül’den itibaren Türkçe’ye de çevrilecek.
Edebiyat söyleşisinde “Young Turk” (Genç Türk) kitabından bir bölüm okuyan Morris Farhi ile kitaplarını imzaladığı sırada tarih eksenli küçük bir söyleşi gerçekleştirdik.
- Doksan yıl önce Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan ‘Ermeni dramı’nın ardından yaklaşık yüz yıl geçmesine ve sonraları çeşitli ülkelerde daha büyük yeni olaylar yaşanmasına rağmen, onlar unutulup da neden hep Ermeni sorunu dünyanın gündemde tutuluyor?
- Ermeni meselesinden daha önce İngilizler Hindistan’da katliamlar yaptılar. Tarihin her döneminde katliamlar oldu. Ermeni meselesinin ilk gündeme getirenlerden biri Hitler olmuş. Yahudiler’i katletmeye başladığında ‘Kim Ermeniler’i hatırlıyor ki’ diye savunma yapıp, Yahudiler’e yapılanların da unutulacağını belirterek, katliamına dayanak yaptığı söylenir. Ermeni meselesi zor bir mesele. O yıllarda Türkiye’nin doğu illerinde Kürtler, Türkler, Ermeniler savaş halindeydiler. Bu yüzden oldu olaylar. Ama Almanlar’ın Yahudiler’e yaptıkları soykırım gibi bir şeyden söz edemeyiz. O yıllarda yaptırılan zorunlu göçten dolayı çok sayıda insan ölmüş ve kötü olaylar yaşanmış ama “planlı bir katliam” diyemeyiz. Bugün neler olduğunu tam olarak bilen de yok. Daha birçok evrak incelenmedi; Rusya’da bir sürü evraklar var, Ermenistan’da var ve hatta Türkiye’de de gizli evraklar olabilir. Kimse, bunlar tam olarak ortaya çıksın istemiyor.
- Neden bu sorunun hesabı görülüp tarihteki yerine teslim edilmiyor?
- Müslüman-Hıristiyan çatışmasına bağlıyorum, bu sürtüşme hala devam ediyor. Haçlı Savaşları’ndan beri süregelen Müslüman -Hıristiyan çekişmesi henüz bitmiş durumda değildir.
- “Ermeni sorunu hep gündemde kalsın ve biz istediğimizde yeniden yeniden ısıtıp Türkiye’nin önüne sürelim” diye mi düşünüyorlar?
- Aynı şeyi Araplar’a, İranlılar’a karşı da yapıyorlar. Sorun Müslümanlık ve Hıristiyanlık ekseninde gelişiyor. Şimdilerde Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan ‘kökten dinci Hıristiyanlar’, felakat senaryoları yazıyorlar. Bunlardan en popülerine gore, dünyanın sonu ‘ışık çocukları’ ile ‘karanlık çocukları’ arasındaki savaş neticesinde gelecek. Burada karanlık çocuklarını Müslümanlar ve ışık çocuklarını da Hıristiyanlar temsil ediyor.
- Hem Türkiyeli hem de dışarıdan bakan bir bakışla Türkiye’nin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Türkiye, Avrupa Birliği’ne girerse şahane olacak. Bence Türk karakteri kozmapolitan bir karakterdir. Osmanlı dönemine bakarsak bir tolerans vardı. Bence Türkiye Avrupa Birliği’ne girince bu tölerans yeniden gelecek.
- Avrupa Birliği’nde bazı gruplar “Türkiye birliğe girmesin” diye bazı hassas konuları zamansız gündeme getirerek, Türkiye birlikten uzaklaşsın mı istiyorlar?
Türkiye’de bazı insan hakları ihlallerinin olduğu doğrudur. Benim her zaman söylediğim bir şey var: Eğer Türkiye AB’ye girerse, yasaları ve uygulamaları değişeceğinden insan hakları sorunları da doğal olarak düzelecek. Çifte standartlar, politik kararlarda sıkça uygulamaya gelir. İngiltere’deki göçmen sorunu örneğin; bazılarını istiyorlar bazılarını istemiyorlar. İnsanlar arasında büyük ayırım yapıyorlar, mesela Çingeneler’i hiç istemiyorlar.