
Simge ÇERKEZOĞLU
Ekonomik sıkıntılar arasında inşaat alanında yaşanan gelişmeler toplun bazı kesimini umutlandırırken bazıları tarafından ise oldukça tepki ile karşılanmakta. Özellikle 2004 yıllarında Annan Planı’nın etkisi ile canlanan inşaat sektörü bu canlılığı koruyamamış ve arda kalan 10.000 boş konutla heba edilen yeşil alanlar ve kıyılar olmuştur. Bugün Türkiyeli alıcıların KKTC ‘de gayrimenkul alma veya yapma hevesleri ise inşaat sektöründeki yeni tartışmaların ve bununla birlikte yeni bir döneminde habercisi sayılıyor. Elbette konu gelecek günlerin de en çok tartışılacak konuları arasında öne çıkmaktadır. Ülkenin en önemli emlak şirketlerinden birisi olan REMAX Direktörü Dengiz Kürşat, İş Adamları Derneği As Başkanı sıfatı ile ekonomik gelişmeleri ve emlak sektöründe yaşananları değerlendirdi. Her sorunun içinde çözümünün de saklı olabileceğini hatırlattı.
KKTC ‘DE GAYRİMENKÜL ALIMINA OLAN İLGİ KORUNAMADI
Dengiz Kürşat’dan öncelikle 2003 yılında başlayan ve 2007 tarihine kadar devam eden özellikle de Annan Planı ile tetiklenen inşaat sektöründeki olumlu havanın neden korunamadığını değerlendirmesini istedik. Kürşat öncellikle İngilizlerin neden KKTC ev almayı tercih ettiği ile başlayan açıklamalarını sektörün de hatalar yaptığını hatırlatarak tamamladı.
“Özellikle İngilizlerin İspanya ve Fransa yerine daha uygun fiyatlardaki KKTC ev satın almaları Annan Planı’nın yarattığı pozitif hava ile mümkün olmuştur. 2003 yılında başlayan bu olumlu hava 2007 yılında baş gösteren global krize kadar devam etmiştir. 2007 yılındaki krizden özellikle de Avrupa Birliği ülkeleri çok etkilenmiş, ülkeden ev alan İngiliz vatandaşlarını kendi evlerini ipotek ettirerek aldıkları evlerin taksitlerini ödemekte sorunlar yaşamaya başlamıştı. İngiltere’de de ev fiyatlarının düşmesi ile de KKTC’den alınan evlerin satılması gündeme gelmiştir. Böylece satılamayan evler yanında İngilizler tarafından satışa çıkarılan evler de ortaya çıkmıştı. Elbette kalite ve yasal boşluklar da yabancıların ülkeyi terk etmesine sebep olmuştur. Bu sebepler %20 satış rakamları ile de açıklansa da bence az olduğunu söylemek zor.”
ELDE KALAN 10.000 EV İÇİN ÇÖZÜM
Elde kalan ve 10.000 civarında olduğu söylenen konutlar için neler yapılabileceğini sorduğumuzda ise Kürşat içinde bulunduğumuz durumda bu konutların yeniden İngilizler tarafından alınmasının zor olduğunu hatırlatıyor. İngiltere ekonomisinin düzelebilmesi için zamana ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Kürşat bunun 20014 veya 20016 tarihlerinin bulabileceğine işaret ediyor. Bu noktada şuan atılım yapan ülkelere yönelmenin önemine değinen Kürşat, “söz konusu konutların satılabilmesi için öncelikle talep olması gerekiyor” açıklamasında bulundu. Şuanda talebin Türkiye Cumhuriyeti’nden gelmeye başladığını söyleyen Kürşat tatile gelenlerin ve ülkeyi beğenenlerin buradan yazlık ev almak için araştırmalar yapmaya başladığını söyledi. Pazarlama ile bu talebin artırılabileceğine de değinen Kürşat
2011 YILI SATIŞLARI
2011 yılının kendi satışları için iyi ancak toplum için kötü bir yıl olduğunu açıklayan Kürşat, toplumun geniş kesiminin borç içinde olduğunu ve borcunu ödemek için de sahip oldukları gayrimenkulleri satmaktan başka çare bulamadıklarını üzüntü ile paylaştı. “201 yılında sıfır konutlardan çok evlerini ve arazilerini nakde çevirme sıkıntı içinde olan insanlara hizmet ederek geçti. Evlenmek ve ev yapmak için arazi satanlar yanında boşanırken anlaşamayan ve ortak evlerini satmak zorunda kalan kişilerle çok karşılaştık. Bunun yanında şirket, borçlu kişilerin gayrimenkullerini süratle ve normal fiyatların altındaki değerlerde satmak zorunda kaldı.” Satış anlamında 2011 yılını iyi bir yıl olarak ifade eden Kürşat, yaşananların ise çok üzücü olduğunun ısrarla altını çizdi. Atalarından kalan malları veya geçmişte çalışarak edinilmiş gayrimenkuller piyasa fiyatlarının çok altında satıldı diyen Kürşat, halkın borçlu olduğu ısrarla Vurguladı. Yeni konut satışlarında ise gün geçtikçe azalma olduğunu açıkladı.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ MENŞELİ ŞİRKETLER KKTC’DE
Türkiye’den gelen şirketlerin ülkede ulunmasını farklı açılardan değerlendiren Kürşat, rekabet ortamı ile emlak fiyatlarında düşüşler yaşanabileceğinin ev sahibi olmak isteyenler için olumlu olabileceğini söyledi.
Türkiye’den gelen şirketler aracılığı ile satılan evler kuşkusu ekonomiyi olumlu yönde etkileyecek diyen Kürşat satılan evleri doldurulması için alınacak mobilyaların ekonomiye yapılacak ilk katkı olduğunu söyledi. Bu tip şirketlerin ciddi reklamlar ile sektörde yer aldığını da hatırlatan Kürşat, böylece var olan pastanın büyümesinin de talep için yararlı olabileceğini hatırlatıyor. Esas sıkıntının ölçeği küçük olan müteahhitleri için ortaya çıkabileceğini söyleyen Kürşat büyük şirketlerin inşaatların tamamlanma aşamasında malzemeleri daha ucuza mal ederek fiyatları aşağıya çekebildiğini hatırlattı. Oysa küçük ölçekli çalışan ülke müteahhitlerinin ise bu imkâna sahip olmamakla birlikte fiyatlarının yüksek kalabileceğini vurguladı. Bu noktada da çözüm önerilerinde bulunan Kürşat “müteahhitlerimiz daha fazla çalışarak Türkiye Cumhuriyeti’nde örnekleri bulunan gayrimenkul yatırım ortaklığı ile daha büyük şirketler kurabilir, Kıbrıslı Türk müteahhitler birleşerek daha büyük yatırımlarla fiyatları aşağıya çekme ve kar etme şansına sahip olabilirler” dedi. Her şekilde Türkiye Cumhuriyeti’nden ülkeye gelen şirketlerle rekabet ortamı yaratılacağını ve fiyatların özelliklede apartman dairesi fiyatlarının zaman içinde düşebileceğini söyleyen Kürşat ancak gelişmelerin tüm fiyatların aşağıya çekileceği anlamına gelmediğini de sözlerine ekledi.
Bu noktada 35.000 sterlin karşılığında daire satan Bulut İnşaat’ı hatırlattığımızda ise Kürşat bu konutların standart, lüks olmayan ve şuan fazla talep görmeyen bir bölgede olduğu için bu fiyatlarda satıldığını ve bu durumun tüm fiyatların aşağıya çekileceği anlamına gelmeyeceğini açıkladı.
KIBRISLI MÜTTEAHİTLER ENDİŞELİ
Kıbrıslı Müteahhitlerin bu fiyatlardan dolayı ciddi endişelerinin olduğunu hatırlattığımızda ise Kürşat bir kez daha birleşmenin onlar için çözüm olacağını hatırlatıyor. “birleştikleri takdirde yapılacak olan konut sayısı artacak böylece Kıbrıslı müteahhitlerimizde Türkiyeli şirketlerin aldıkları düşük fiyatlarda malzeme alımı sağlanacak” dedi. İnşaat fiyatlarının beton, tuğla ve sıva aşamasına kadar değişkenlik göstermediğini de açıklayan Kürşat, fiyatları değiştiren dekor anlamda seçilen, mutfak, banyo ve mermerler olduğunu söyledi. “Oysa apartmanlarda kullanılan standart malzemeler ile uygun fiyatlı konutlar yapmak her şirket için mümkün olabilir.”
ÜLKE CİDDİ EKONOMİK KRİZDE
İşadamları Derneği As Başkanı olarak Dengz Kürşat’tan ülke ekonomisine dair genel değerlendirme talebinde de bulunduk. Kürşat bu noktada ülkenin ciddi ekonomik kriz içinde olduğunu ortaya koydu ve halkın psikolojisinin bozuk olduğunu gözlemlediğini söyledi. “Ülkede ciddi ekonomik sıkıntı var. Toplum aşina olduğu bir sistem vardı. Devlet çalışanına para verir, çalışan da parayı harcardı. Doğrumuydu ya da memnun muydum, o tartışılır. Ama bir sistem ardı onun da temeli buydu. Şimdi ekonomik program çerçevesinde sistem değişti. İnsanlar gelecek kaygısı ile yaşamaya başladı. Harcama yapmaya korkar oldu. Oysa mevduatlara bakıldığında her ay artışlar göze çarpıyor. Bu da kazanılan paranın harcanmadığı saklandığı anlamına geliyor. Unutulmasın ki harcama yoksa ekonomi de olmaz. Zora girer işte ülkede bu yönde bir gidiş söz konusu.”
TÜRKİYE VE KKTC ARASINDAKİ EKONOMİK İLİŞKİLER
Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik ilişkilerin nasıl olması gerektiğini sorduğumuzda ise Kürşat sözlerine bu güne kadar var olan sistemin sürdürülebilir doğru sitem olmadığını açıklayarak başlıyor. Ancak TC ile KKTC arasında imzalanan ekonomik protokolün de uygulanırken topluma umut verici psikolojik destekle kabul ettirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. “ Ekonomik sistem uygulanıyor ancak halka herhangi bir konuda açıklamada bulunulmuyor. Vatandaşa psikolojisini düzeltecek onu protokolün gerekliliğine inandıracak argümanlar da lazım. İnsanlarda maaş almama ya da maaşını vaktinde alamama kaygısı hakim. Tüm bu yaşananlar insanların harcama yapmasını da engelliyor. Türkiye ile ilişkilerin işadamları boyutunda artması, yeni işbirlikleri ve ortaklıkların kurulması gerekiyor.” KKTC’nin ancak Türkiye Cumhuriyeti ile dış dünyaya açılabildiğini ve açılacağını söyleyen Kürşat bu noktada da daha fazla işbirliği ve kazanç gerekliliğine vurgu yapıyor.

|
|








Court Yard Inn, mutfağını Kıbrıs Postası’na açtı… Bazı yemeklerin pişirilme süreçleri konusunda Kıbrıs Postası’na bilgi veren şef aşçı, Chicken Tika adlı yemekten örnekler verdi. Chicken Tika, göğüs tavuğun 24 saat bo...
Dome Otel, ‘Dome is home’ sloganını gerçekle buluşturuyor… ‘Dome is home’, sadece slogandan ibaret kalmıyor… Dome Otel, gerek fiyatlarının uygunluğu, gerek tatilcileri evinde hissettirecek konfor ve müşteri memnuniyet...
Kıbrıs Postası - Burcu Akkaya