Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı’nın (YAGA) tarafından düzenlenen “Kuzey Kıbrıs Yatırım Stratejisi Arama Konferansı” başladı.
Girne Merit Crystal Otel’de 2 gün sürecek olan konferansın açılışına Başbakan Ferdi Sabit Soyer de katılarak “Kuzey Kıbrıs için yatırımların artmasının önemi” konulu bir konuşma yaptı.
Konferansa, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, TC Lefkoşa, Büyükelçisi Türkekul Kurttekin, Maliye Bakanı Ahmet Uzun, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar, Sağlık Bakanı Eştef Vaiz, Ekonomi ve Turizm Bakanı Erdoğan Şanlıdağ, YAGA Direktörü Ayşe Dönmezer, TC Başbakanlık DPT Müsteşarlığı Müsteşar Yardımcısı Halil İbrahim Akça, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, üst düzey bürokratlar ve işadamları katıldı.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer açılışta yaptığı konuşmada, konferansın, siyasal ve ekonomik açıdan çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde gerçekleştirilmekte olduğuna dikkat çekti.
Soyer, siyasal açıdan Kıbrıs sorununa karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulmak için görüşme sürecinin başladığı ve ekonomik açıdan da 2003’de 975 milyon dolar olan GSMH’nın 2.5 milyon dolarlara çıktığı, buna bağlı olarak da 2007’de kendi içinde yüzde 2’lik bir (ön gerçekleşme tahmini olarak) gerilemenin yaşandığı dönemde bulunulduğunu kaydetti.
Başbakan Soyer, amaçlarının, ekonomik gelişmeyi kendi içinde istikrarlı ve ilerleyen bir büyümeye döndürürken bunun önündeki ayak bağlarını ortadan kaldırmak ve Kıbrıs Türk halkının siyasal bir çözümde siyasal eşit taraf olarak yer almasını sağlamak olduğunu vurguladı. Soyer, hükümetin bu yolda yürürken sivil toplum örgütleri ve sendikalar tarafından “Tekelci sermayenin acımasız sözcüsü” ve “Stalinden de beter” olarak tanımlamalara maruz kaldığını söyledi.
Soyer, 1974 sonrası dönemde siyasal ortamın getirdiği bütün olumlu yanlara bağlı olarak Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden ötürü ağır izolasyon şartlarının oluşturulduğunu ve ayakta durabilmek için TC’nin de desteği ile kamu ağırlıklı bir yapı oluşturulduğunu ifade etti.
Başbakan Soyer, “Bir soruna uyum sağlamak yanlış. Sorunu bilerek onu aşabilmeye yönelik yapılanma içine girmek gerekir. Sorunu aşmaya yönelik girişimlerde tepki almak da normal” dedi.
Bütün tepkilere rağmen akıl, sağduyu ve 21. yüzyılın gerektirdiği ihtiyaçlar yönünde yapılanma düşüncesinin geniş kitlelerce benimsendiğini de belirten Soyer, yapılanmanın yolunu açarken de demokratik hukuk devleti kuralları içerisinde zaman kaybını göze alarak tartışma ve görüşme ortamına gittiklerini söyledi.
YAGA konusunda çeşitli araştırmalar yaptıklarını ve TC’deki oluşumu örnek aldıklarını ifade eden Soyer, siyasal etkiden uzak özerk bir yapı oluşturduklarını, sivil toplum örgütlerinin sağlanan katılımının da karar almada şeffaflık yaratacağını belirtti.
YAGA’yı süratle kurumsallaştırmak ve kadrosunu oluşturmak amacıyla Bakanlar Kurulu kararı ile kurduklarını anlatan Soyer, yasasının da hazırlanıp meclise sevk edildiğini ve süratle yasalaşacağını söyledi.
Ekonomide yapılacak daha çok iş olduğunu da kaydeden Soyer, Kurumlar Vergisini yüzde 10 olarak belirlediklerini, yüzde 45 olan şahsi vergileri de yüzde 37’ye çektiklerini ve bunu daha da düşürmeleri gerektiğinin bilincinde olduklarını söyledi.
Soyer, ekonominin en önemli sorunlarından birinin ekonomiyi kayıt altına almak ve devletin istikrarlı gelire kavuşması olduğunu belirterek, bu konuda sıkıntıları bulunduğunu kaydetti.
Hükümetin hataları olabileceğini de söyleyen Soyer, beyana dayalı vergi uygulaması başlattıklarını ancak yürümediğini ve resen vergiye dönmek zorunda kaldıklarını ancak bundan büyük rahatsızlık duyduğunu belirtti.
Yabancılara karşı halkın soğukluğunun kısa sürede aşılacağına inandığını da kaydeden Soyer, YAGA’nın yabancı yatırımcılarla kuracağı ilişkilerde, yabancı yatırımcının küçük ölçekli işletmelerle barışık hareket etmesi için yönlendirme yapmasını istedi.
Soyer, “Kıbrıs Türk halkı yolunu yürüyecek ekonomik olarak gelişecek, Avrupa’da Kıbrıslı Rumlar kadar AB içinde belirleyici etkin ve aktif aktör haline gelecek”dedi.
YAGA Direktörü Ayşe Dönmezer de, bugün başlayan Konferansta ortaya konulacak bulguların, ülkenin, mal ve hizmet sektörünün, yatırım stratejisinin belirlenmesinde ana rol oynayacağını söyledi.
Dönmezer YAGA hakkında bilgi vererek, Ajansın, ekim 2007 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğunu söyledi.
Dönmezer YAGA’nın görevlerini şöyle sıraladı;
“Yatırım ikliminin iyileştirilmesine katkı koyacak çalışmalar yapmak; Yatırım tanıtım ve promosyonu yapmak; yatırımcıya yardım etmek, ozendirmek, bilgilendirmek ve onun adına iş takip etmek; Yatırım projelerini sonlandırarak ülkenin gelişimine destek olacak uygun yatırımlara karar vermek”
Çalışma prensiplerinin ise hesap verilebilirlik, açıklık, siyasetten arınmış olmak, yatırımcılara eşit mesafede olmak, seffaf olmak, odaklanmak ve profesyönel çalışmak olarak sıralayan Dönmezer, yerli ve yabancı doğrudan sermaye yatırımlarına bakacaklarını, bunların mal ve hizmet sektörleriyle ilgili olacağını söyledi.
YAGA’nın organizasyon şemasında özel sektörün temsilcilerinin de bulunduğunu ifade ederek bu konuda bilgi veren Dönmezer, direkt başbakana bağlı çalıştıklarını ve özerkliği bulunduğunu da kaydetti.
Yasa tasarısının hazırlandığını ve meclise gönderildiğini belirten Dönmezer, istihdamı ve teknik altyapıyı hazırlamaya çalıştıklarını ifade etti.
Dönmezer, arama konferansında ortaya konacak bulguların, ülkenin mal ve hizmet sektörünün yatırım stratejisinin belirlenmesinde ana rol oynayacağını kaydetti.
TC Başbakanlık DPT Müsteşarlığı Müsteşar Yardımcısı Halil İbrahim Akça da konuşmasında, KKTC’de yatırım ikliminin yaratılması açısından 6 yıldır TC adına KKTC’de YAGA’nın görevini sürdürdüğünü ifade etti.
KKTC konuşulurken siyasi çözüm ile ekonomik gücü ayrı düşünmenin mümkün olmadığını vurgulayan Akça, KKTC’nin ada ülkesi olması nedeniyle bazı avantajları bulunduğunu söyledi.
Küçük bir ülke olması nedeniyle KKTC’de vergi düzenlemeleri yapmanın kolay olduğunu ancak izolasyonlar nedeniyle bundan yararlanılamadığını anlatan Akça, güzel iklimi ve konumu nedeniyle turizm potansiyelinin de bulunduğunu vurguladı.
KKTC’nin ulaşım ağı üzerinde ve ticaret merkezi olma konumu bulunduğunu da ifade eden Akça, bunların doğal avantajlar olduğunu söyledi.
Ülkenin Yüksek öğrenim üssü olduğuna da dikkat çeken Akça, burada öğrencilerden çok öğretim üyelerinin önemli olduğunu kaydetti.
Önemli olanın ülkede yatırım iklimi oluşturmak olduğunu ve bu yapılmayınca yatırımcının gelmediğini belirten Akça, ülkede yabancı yatırımcıya karşı soğukluk olduğunu bu zorluğu YAGA’nın aşması gerektiğini söyledi.
Küçük ülke olması nedeniyle KKTC’de yönetim birimlerinin etkilemek ihtimalı bulunduğunu ve bu kuşkuyu ortadan kaldırmak için şeffaf olunması gerektiğini de belirten Akça, yasal altyapıdaki boşlukların da kapatılmasını istedi.
Kamunun mal üretiminden çekilerek yavaş yavaş bunu özel sektöre bırakması gerektiğini vurgulayan Akça, Makro ekonomik ortam ve vergi politikalarının da öngörülebilir olması gerektiğini söyledi.
Maliye ve para politikalarının önemine de dikkat çeken Akça, kamuda hizmet sunum politikalarının da önemli olduğunu vurguladı.
Kamu kurumlarında otomasyon sistemi kurulması gerektiğini de ifade eden Akça, hukuki süreçlerin de önemli olduğunu kaydetti.
Akça, YAGA’nın yatırım alanında çok büyük hizmet vereceğini söyledi.
Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, YAGA’ya destek vermeye hazır olduklarını belirterek sözlerine başladı.
TC ekonomisi ve gelişmeler hakkında bilgiler veren Korkmaz, TC son dönemde dünyanın en büyük 17. AB’ın da 6. büyük ekonomisi haline geldiğini söyledi.
TC’de GSM kullanan abone sayısının 62 milyon, kredi kartı kullanıcı sayısının 37 milyon, internet kullanıcısının da 22 milyon olduğunu anlatan Korkmaz, TC’nin dünyanın 8. büyük gemi inşa sanayine, dünyanın 17. araba üretim sektörüne sahip olduğunu da kaydetti.
Dünyada doğrudan yabancı yatırım piyasasının büyük olduğunu ve bundan pay alınması gerektiğini de söyleyen Korkmaz, dünyada gelişmekte olan ekonomilerin payının doğrudan yabancı yatırımlar bakımından büyümekte olduğunu belirtti.
Türkiye’nin en uzun vadede en yüksek büyüme hızına ulaşan ülke haline geldiğini de ifade den Korkmaz, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı hakkında da geniş bilgi verdi.
Konferansın sabahki bölümünde ayrıca Seton Hall Üniversitesi’nden Doç Dr. Ömer Gökcekuş “İrlanda Yatırım Geliştirme Ajansı’ndan Öğrendiklerimiz”; Oxford Investment Research Danışmanlarından Anders Jonsson “KKTC Yatırım Destek ve Tarım Stratejisinin Geliştirilmesi Yol Haritası”; YAGA Direktörü Ayşe Dönmezer “YAGA ve Yatırım Destekleme Stratejisi” üzerine bildiri sundu.
Konferansın öğleden sonraki bölümünde ise 4 ayrı atölye çalışması yapıldı. Yarın da devam edecek atölye çalışmalarında “Sürdürülebilir Kalkınmanın Aracı Olarak Yatırımlar”, “Kuzey Kıbrıs’ı Pazarlamak”, “Odak Noktasının Yaratılması” ve “Yatırımların Artırılması” konuları işlenecek.